derginizi internetten okuyabilirsiniz



Yazarlar
Ayse Perin (Tatari)
Kilise ve Müzik
Avram Ventura
Dost bildiğim insanlar
Gülhan Berkman Yakar
Sitem
Günter Soydanbay
Konak Pier’i yeniden düşünmek
Hasibe Özdemir
Arabanızın radyosu açık mı?
Levent Akgerman
Tasarımın Binbir Yüzü- Anlatılar
Burcu Atatür
Sonbahar notları
Resat Kutucular
İçi cız etmeden...
Şükran Yücel
Didem Madak bizimle
Tutku Konuk Altındal
Kadın İşgücü
Yayın Kurulu
Başka bir maden mümkün mü?

 

 

 

 

 
Yayın Kurulu
Başka bir maden mümkün mü?
2010’da “Öfkelenin” adlı kitabını yayınlayan Stephane Hessel, Gilles Vanderpooten ile yaptığı söyleşide “Sizce bugün ne gibi büyük skandallar yaşanıyor?” sorusuna şöyle cevap vermişti: “Bence bunların en önemlisi ekonomik anlamda yaşanan rezalet ve kepazeliktir; küreselleşmiş bir dünyada toplumsal eşitsizliklerin, aşırı zenginliğin ve aşırı yoksulluğun yan yana olmasıdır.” Hessel, “Öfkelenin” derk devamı...

 
KENT REHBERİ
 Dans Gösterisi
 Film
 Fuar
 Gösteri
 Konser
 Sergi
 Söyleşi
 Tiyatro
Mekanlar


Sinema Fragman
IRON MAN 3

Max Maceraları: Dinoterra

AYIN MEKANLARI

PİRZOLA HOUSE


Pirzola House

28 gün özel dolabında dinlendirilmiş t-bone steak, oyun parkında gözetmen eşliğinde oynayan çocuğunuzu LCD ekranda izleme, masanızın yanında mangalınız, yerli yabancı içkileriniz, futbol maçı izliyorsanız golü kaçırmamanız adına tuvaletlerde bile bulunan küçük LCD ekranlar… Pirzola House’a hoş geldiniz.

Güzelbahçe’de deniz kenarında açılmış olan bu yeni mekanın, teknik donanımı, alt yapısı ve nefis et menüsü ile İzmir’de farklı bir konumda olduğunu çok açık belirtebiliriz. Haftanın yedi günü, öğlen 12’den gece 02 arasında müşterilerine hizmet veren mekan, 500 kişilik kapasitesi, çocuk oyun alanı, özel gün toplantılarına imkan sağlayan geniş alanı ile farklı bir et restoranı. 10’un üzerindeki LCD ekranları, bilgisayar destekli altyapısı ile şirket toplantıları için de uygun bir restoran olan Pirzola House’da servis edilen tüm etlerin Balıkesir’deki kendi çiftliklerinden getirilen etler olduğunu da söyleyelim. Telefonun yanı sıra, internet siteleri üzerinden ve yakında android uygulaması ile mobil olarak da rezervasyon yapılabilen mekan için küçük ama hoş bir ayrıntıyı da ekleyelim, müşterilerin önceki ziyaretlerinde sipariş verdikleri ürünler üzerinden ön hazırlık yapıldığını, içtikleri standart bir içki, sürekli tercih ettikleri bir meze vs. varsa müşteri geldiğinde masasında bu ürünleri hazır buluyor.

Et kilosu 65 TL
Pirzola  75 TL
Tbone Steak 75 TL
Yaprak Ciğer 20 TL
Mezeler 7 TL
Salata 10 TL

Pirzola House
Mithatpaşa Caddesi 115, Camcı Durağı Güzelbahçe İzmir
Telefon 232.234-0084
rezervasyon@pirzolahouse.com

ORKİNOS

Biraz Bodrum Balıkçısı, biraz Yunan

Orkinos Restaurant

Orkinos Restaurant 12 yıldır özellikle balık menüsü ile Mustafa Kemal Sahil Bulvarı üzerinde ön plana çıkan mekanların başında geliyor. Balık haricinde et ürünlerini de servis eden Orkinos, 20’ye yakın mezesi ile güzel bir akşam geçirmek için uygun bir mekan. Öğlen 12’de servise başlayan mekanın menüsü içinde ön plana çıkan hamsi tavası, kalamarı, karides güveci ile deniz ürünlerinde farklı bir konumda desek yanlış olmaz. Haftanın 7 günü fasıl da olan Orkinos Restaurant gece 02’ye kadar açık.

Dil Şiş 24 TL.
Sütlü Balık 24 TL.
Karides Güveç 24 TL.
Kalamar Tava 20 TL.
Çipura Besi 15 TL.
Bonfile 23 TL
Köfte 15 TL
Mezeler 7 TL
Ara sıcaklar 9-20 TL

Orkinos Restaurant
Mustafa Kemal Sahil Bulvarı 437/A, Venüs Apt. Küçükyalı Göztepe
Telefon 232.244-4606


Yakındaki Etkinlikler
Sergi - 15-31 Aralık 
 
Sergi - 1 Aralık-15 Ocak 
 
Söyleşi - Her Perşembe 
 
 İlk Sayfa      Son Sayfa       Şu anda bulunduğunuz sayfa: 3/3

ARALIK 2014
Gün geçmiyor ki memlekette bir acı yaşanmasın. Türkiye mutlu günleri ve geleceğe umutla bakmayı unuttu...

Bir maden dosyasından yeraltı notları

 

Dünya madencilik çevreleri, giderek daha fazla Türkiye’yi tartışıyor. Biz ise sadece gündemi değiştirmeye yönelik yasal düzenlemelerle göz boyuyoruz. Madencilik, o ülkenin ekonomik, sosyal ve politik izdüşümü ise Türkiye’nin resmini siz yapın. Biz de yeraltından birkaç not düşelim…


ALİ MURAT İRAT
OTORİTER DİLE KARŞI

Ali Murat İrat: “Bu ülkede Alevi sorunundan daha büyük bir Sünnilik sorunu var. Yani öncelikle bir Sünni açılımının yapılması gerek”

Her gün yeni bir habere uyanıyor Türkiye. Üstü örtülen yolsuzluk davalarına mı kafa yorsun, ardı ardına gelen operasyonlara mı? Daha Ermenek şokunu atlatamadan, bir gecede kesilen altı bin ağaç… AK Saray’ın akıl almaz görüntüleri, sarpa sarmış bir dış politika, sözde açılımlar, durmaksızın budanan özgürlükler… Nereye gidiyoruz demeye dilimiz varmıyor. Gazeteci-yazar Ali Murat İrat ile bugünden İrat’a göre Türkiye’deki asıl sorun Türklük, Sünnilik ve erkeklik üzerine inşa edilmiş olan otoriter dil. Bu dil kırılmadan iktidarın el değiştirmesi sonuç vermeyecek.


"AKDENİZ KİMLİĞİ"

İzmir'in "Akdeniz Kimliği"
öne çıkacak
Akdeniz Kentler Birliği'nde (MedCities) yönetim kurulu üyeliğine seçilen ilk Türk kenti olan İzmir, birliğin Genel Kurul Toplantısına da ev sahipliği yaptı. Toplantıya ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu "İzmir’in, Akdeniz’in diğer kültür merkezleri olan Barselona, Marsilya, Venedik, Roma, Atina, İskenderiye ve Beyrut gibi kentlerle ortak kültür ve sanat projeleri oluşturulması yolunda adımlar atmak istiyoruz" diye konuştu.

AYVALIK VE DENİZ

Ayvalık, yüzünü denize döndü Ayvalık, Cunda sevdalıları bir yandan bu güzel mekânların saklı kalmasını isterken bir yandan da onun değerini anlayacak; denizin, zeytinin, tarihin, kültürün, yemeğin, mübadil geçmişinin bilinmesini, araştırılmasını sağlayacak insanlarla buluşmasını hayal eder. Bu buluşmanın Ayvalık’a ve Ayvalıklılara rağmen değil, onlarla birlikte gerçekleşmesini düşünürken arka arkaya güzel haberler gelmeye başladı. Bu yıl ilk defa düzenlenen deniz yarışları ile deniz renklendi, şenlendi.

KENT MÜFETTİŞLERİ

Çiğdem çitlemek"  

İzmirliler çiğdem çıtlatmakla ünlüdür ya... Ay çekirdeğine çiğdem derler ya... İşte resimleri bunlar ve kentin birçok yerinde bu manzaralara rastlıyoruz. Nasıl eğiteceğiz insanlarımızı? Çöplerimizi yere değil de çöp kutusuna atmayı nasıl öğreteceğiz? Bir yolu vardır mutlaka...


TERRA MADRE İZLENİMLERİ

DOSTLUK, VİCDAN VE DAYANIŞMA

Geçtiğimiz Ekim ayının son günlerinde, Türkiye delegasyonundaki 30 kişinin de aralarında olduğu dünyanın 171 ülkesinden 7 bine yakın katılımcı ile birlikte, İtalya’nın Torino kentinde toplandık. Yinelemekte yarar var, bu büyük pazarın düzenleyicisi olan Slow Food hareketi, doğal dengeyi, köylünün-çiftçinin emeğini ve onurunu; tüketicinin ise sağlığını hiçe sayan gelişmelere karşı bir alternatif geliştirmek isteyenlerin sesi olarak ortaya çıktı. Hareketin misyonunu da şöyle özetleyebilirim: “Slow Food, gıda dağılımında biyolojik çeşitliliği savunmak, doğru lezzetler konusunda damak eğitimlerini yaygınlaştırmak, etkinlikler ve girişimlerle kaliteli gıda üreticileri ile tüketicileri bir araya getirmek için çalışır.”
 

SAĞLIKLI KIRTASİYE "K"

Bir güzel haber verelim; TÜKİD kapsamlı bir proje ile kırtasiyecileri sattıkları ürünler hakkında, ürünlerin hammaddesi, nerede üretildiği ve daha birçok konuda eğitimler düzenleyerek bir sertifikalandırma programı uygulamaya başladı. Bir Kırtasiyenin tabelasında K* harfini gördüğümüzde bu kırtasiyenin güvenli ürün sattığını anlayacağız. Kırtasiye ürünleri alırken nelere dikkat etmek lazım, proje ne zaman yaygınlaşacak, sektörde merdiven altı tabir edilen üretimlerle nasıl mücadele ediliyor aklımıza gelen birçok soruyu TÜKİD yetkilisi Salih Karabulut’a sorduk.

MACERA KULÜBÜ'NÜ

DUYDUNUZ MU?

Son zamanlarda İzmir’de pek çok etkinliğin altında Macera Kulübü’nün imzası var. Spor, gezi, eğlence, her şey onlarda. Bu yüzden sloganları açık ve net: “Hayat Bize Güzel”

İzmir’de her yerde görülmeye başlayan bir gençlik oluşumu... Pek çok branşta spor etkinliği düzenliyor, geziler organize ediyor, partiler düzenliyorlar. Doğa yürüyüşü (trekking-hiking), kampçılık, izcilik, oryantiring, rafting, kayak, mağaracılık, dağcılık, bisiklet, kanyoning, scuba diving, yamaç paraşütü, kaya tırmanışı, binicilik, hepsi var.


Melek terapileri İzmir'de
Beki İkala Erikli’nin yaptığı melek terapilerini biliyor musunuz? O terapiler, Müzeyyen İşler önderliğinde artık İzmir’de. Türkiye’de son birkaç yıldır satış rekorları kıran ve kişisel gelişim kitaplarında çok satanlar listesinden inmeyen “Meleklerle Yaşamak” kitaplarının yazarı Beki İkala Erikli, yazar kimliği dışında melek terapileri ile de tanınıyor. Türkiye’nin farklı noktalarındaki merkezlerinde bu terapi ve çalışmaları yaparken de yalnız değil; onunla beraber çalışan, kişisel gelişim ve yaşam koçluğu konusunda uzman bir ekip var. Kısa bir süre önce bu merkezlerden biri de İzmir’de faaliyete geçti. İzmir merkezi Müzeyyen İşler liderliğinde hizmet veriyor.


“Resim bir boya olayıdır” Adnan Turani

Adnan Turani, kendi özgün yanını bulmuş bir sanatçı. Resimlerinde tekniğin anlatımla çok yakın bir ilişkisi göze çarpar. Adnan Turani ressam olarak bağnaz ölçülerle hareket etmez, yazısal kompozisyonun olanaklarıyla soyutlanmış figür düzenleri arasında geçişler bulmaya çalışır. Soyut resme yumuşak bir şiirsellik, esnek bir dinamizm ve araştırıcı yöntemleri içeren geniş görüş açıları katması bakımından, genç kuşak sanatçılarına da yol gösterici olmuştur.


Sanatçının araştırmacı yönünü, gözler önüne sermesi bakımından Turani’nin son dönem yapıtları, onun 60 yıllık resim serüveniyle ilgili en önemli ipucunu veriyor bize. “Resim bir boya olayıdır” diyen Turani’nin o kadar yıldan sonra bugün vardığı nokta gerçekten ilginç.

 
 

İzmir, 120 yıl öncesine dönecek.

Kadifekale-Agora-Kemeraltı tarihi aksını ayağa kaldırabilmek için uzun süredir yapılan çalışmalar, “İzmir Tarih” projesiyle yeni bir boyut kazandı. Bölgeyi 120 yıl önceki haline getirmek isteyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, başta TARKEM olmak üzere İzmirli tüm kurumlarla birlikte artık bu yolda daha hızla ilerleyecek. Daha önemlisi bu projeyle, İzmirlilerin tarihle ilişkisi güçlenecek…

 

MARTİN KOSZTA DAVASI

İzmir Limanı’nda Uluslararası Bir Sorun

İzmir’in kapitülasyonlar karşısında savunmasızlığı, uzun diplomatik yazışmalar, limanda savaş tehlikesi... Türk topraklarında bulunan eski bir Macar asi, uzun süre Osmanlı Devleti’nin başını ağrıtacak “Macar Mülteciler” sorunu başlatmış oluyordu.

1848 yılında Avrupa yeni bir devrim dalgasının etkisine girmişti; İsviçre’de başlayan iç savaş, Fransa’da kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlayan başkaldırıya dönüşmüş, İtalya ve Almanya’da milliyetçi akımının güç kazanmasını sağlamıştı. Milliyetçiliğin harekete geçirdiği bir diğer topluluk Macarlardı. Avusturya İmparatorluğu içinde özerk yaşayan Macarlar, 1849’da Lajos Kossuth önderliğinde bağımsızlıklarını ilan ettiler. Ancak bu uzun sürmedi; Rusya’nın da desteğini alan Avusturya, Macaristan topraklarına girdi ve kanlı bir şekilde milliyetçi yönetime son verdi. Lajos Kossuth ve diğer milliyetçi Macarlar çareyi Osmanlı Devleti’ne sığınmakta buldu. Böylece uzun süre Osmanlı Devleti’nin başını ağrıtacak olan Macar Mülteciler sorunu da başlamış oluyordu.

 HASAT ŞENLİĞİ
"ZEYTİNYAĞI; HAYAT BAĞI"

 “Zeytinyağı Hayat Bağı”  Ayvalık Hasat Günleri’nin bu seneki sloganıydı. Aslında işin özünün güzel bir özeti…

Zeytin üreticilerinin, toplayıcıların çoluk çocuk tüm yöre halkının yaklaşık iki üç haftadır harıl harıl erken hasata başladıkları bu günlerde Ayvalık Belediyesi ve Ayvalık Ticaret Odası’nın organizasyonları ile tüm Ayvalıklıların yanı sıra oldukça kalabalık bir davetli topluluğu da yörenin hasat heyecanına ortak oldular. Hasat günlerinin bir klasiği olan ülkemizin her yıl farklı bir yöresinden çocukları misafir etme geleneğinde geçen yıllarda Siirt ve Erzurumlu öğrenciler ağırlanırken bu sene maden faciasında babalarını kaybetmiş olan Somalı çocuklar da Ayvalık’ta gönüllerince üç gün geçirdiler.

 

RES'LERE KARŞI

KARABURUN'A İYİ BAK

Karaburun birkaç yıldır kıpır kıpır… Biz Egelilerin sevdalı yerleri vardır; kimi Karaburuncudur, kimi Çeşmeci, kimi Alacatı sevdalısıdır kimi Foça… Benim ilk göz ağrımdır Karaburun ve ne kadar uzakta olsam da antenlerim hep duyar orada olan bitenleri… Her tarafını saran siteleri görünce bazen içim sızlar, kendi dokusuna uygun mimari yapılaşmayı başaramadı diye, ama kekik kokan dağlarını, dalından yenen hurma zeytinlerini, topan kefalini, kaya barbununu, bin bir çeşit otlarını tadınca da “Hala güzel Karaburun, en azından bunu korumalı” diye düşünürüm. Merkezinde ve köylerinde hala kendine özgü sosyal hayatı devam eder. Nihayet İstanbul’dan gelip Karaburun Kent Konseyi’nden İpar Buğra ve Hüsnü Dilli ile bir araya gelebildik. Ben sordum onlar anlattılar...

ANNESİNİN KIZI
LEZZETLERİ

Güler Sarıgöl’ün tarifi / Fırında Kuru İncir
Fırınlanmış incir uzun süre dayanabilen bir yiyecektir. Okula giderken ceplerimize doldurup, teneffüslerde arkadaşlarımızla birlikte yerdik. Hem sağlıklı, hem de çok lezzetlidir. Yapılışı da, yemesi de pratik.

Nene: Matrona D. Stavrakis
Torun: Eva Kaskani Durkan Yılbaşı Ekmeği/Tatlı Ekmek

Bu ekmek tarifi Ildırı’dan Koyun Adası’na (Oinousses) göç eden Nenemin bizlere devrettiği geleneksel bir tariftir. Benim Nenem her yılbaşında bu ekmeği yapardı. Çünkü çok eski bir Yunan geleneğidir.

 

5 YILLIK YOL HARİTASI
İZSU 2019 FOTOĞRAFI

İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2015-2019 Stratejik Planı’nda 6.7 milyar liralık yeni yatırım programı da yer alıyor. Stratejik planda “Yüzülebilir Körfez” hedefiyle yürütülecek çalışmalar öne çıkarken, genişleyen sınırlar içerisinde 17 yeni atık su arıtma tesisi ile 4 yeni baraj yatırımı da önemli yer tuttu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2015-2019 yılları arasında kent genelinde yapacağı yatırımları, hazırladığı yeni stratejik planla belirledi. 3 sektöre ilişkin çok sayıda projenin yer aldığı İZSU Stratejik Planı’nda, atık su arıtma tesisi ve kanalizasyon yatırımları, su ve su şebekesi yatırımları, su kaçakları kontrol projesi, baraj, arıtma ve su teminine yönelik çalışmalar ile yeni içme suyu arıtma tesisleri önemli yer aldı.

KUŞADASI'NDA
TURİZM ATAĞI

Geçtiğimiz günlerde yolum yine Kuşadası'na düştü. İlçe, Aydın iline bağlı olmasına rağmen, İzmir'e Çeşme kadar yakın. Ara ara kaçtığım, keşfetmekten hoşlandığım güzelliklere sahip. Sadece merkezi değil çevresi, doğası ve tarihi de benim ilgimi çekiyor. Bu kez gittiğimde Kuşadası'nın turizmde atağa kalkmak için büyük çaba sarf ettiğini görmek hoşuma gitti. Özellikle Kuşadası Ticaret Odası'nın hazırladığı raporları okuyup, TÜRSAB ve belediyenin çalışmalarını gördüğümde ilçe turizmi için sevindim. Ama elbette yapılması gereken çok iş var. Hele ki ilçede yapılan son ankette gençlerin yarıdan fazlasının orada yaşamayı düşünmemesini hesap edersek.



Multinet'ten işletmenize uygun çözümler

Bu yıl Türkiye’deki 15. yılını kutlayan Multinet, sektörde daha çok Restonet isimli yemek kartı ile ön plana çıkarken son yıllarda yapmış olduğu atılımlarla ödeme sistemlerinde de adından söz ettirmeyi başardı. Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi sıralamasında bu yıl 17’inci sırada yer almayı başaran Multinet, 2013 yılı içerisinde yaptığı şirket satın alımları ve teknolojik yatırımlar ile yeni nesil ödeme hizmetleri ve katma değerli ürünlere yöneldi. Multinet hakkında merak edilenleri Multinet İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Yusuf Ziya Gündüz ile konuştuk.

 

İNEK PAZARINDA HUMMA

BOULANGER'İN ÖLÜMÜ

İzmir kenti odağındaki Aziz Polycarpos Kilisesi’ne girenler, iç dekorasyondan gözünü alamazlar. O sıcak renk yoğunluğu bir süre sonra soğuduğunda yerdeki ve duvarlardaki yazıtlar fark edilir. Bunlardan biri de narteks bölmesindeki mezar taşı gibi gözüken ancak bir anıt olan mermerdir. Narteks enlemesine geçildiğinde güney duvarı köşesinde neredeyse orayı kaplayan bir anma mermeri görülür:

Aziz Polykarpos Kilisesi’ndeki öteki mezar taşlarından farklı bu mermer nedir? 1848’de hatırlanan Boulanger kimdir? Otuz beşinde, çok genç yaşta öldüğüne göre ölümlerin kötüsü ve zamansızı onu almıştır. Aslında Fransa’da resim yapmak isteyen, birkaç yapıtıyla da ünlenmek üzere iken Magnesia araştırmasına katılan biridir Clément Boulanger.

SEMT FORUMU
GÜLTEPE

“Benim Adım Gültepe” dizisindeki değil, Emekçi mahallesi gerçek Gültepe “Benim Adım Gültepe” dizisi yayından kaldırıldı ama orada anlatılan Gültepe, Tariş Olaylarıyla ve devrimci başkanı Aydın Erten ile ünlenmiş Gültepe’den çok farklı aslında. Bir kere dizide konu 1980 sonrasında başlatıldı. Burada ise hikâye ondan önce yazıldı...

“Gültepe semti burası,
İzmir’e tepeden bakar
Ama İzmir uzakta
En az masallar kadar”
Aydın Erten’e…

Sinema Cenneti İzmir (39)
Türk Sinemasında
İzmirli bir efsane

Sinema tarihinde İzmir şehri serüveninin bu bölümünde İzmirli bir sanat adamından söz edeceğiz. Bu çok yönlü sanatçı yazın dünyamızda roman ya da öyküleri ile ünlenirken sinema alanında da senaristlik ve film yönetmenliği ile İzmir’in yetiştirdiği çok önemli adlardan biri olur.

Bilindiği adla Tarık Dursun K. ya da tam adıyla Tarık Dursun Kakınç, 1931 yılında İzmir'de doğar. Çocuk yaşlardan itibaren İzmir sinemaları ile tanışır ve iyi bir sinema izleyicisi olur. Çocuk ve gençlik yıllarında gittiği İzmir sinemaları sonraları çok sayıda yazı ya da öyküsüne konu olacaktır. Eserlerinde özellikle Lale, Asri, Yeni ve Tan sinemalarının da aralarında olduğu Mezarlıkbaşı sinemalarından geniş anılara ve anlatımlara yer verir.


ARKA SOKAKLARDA
ŞEHİR KEŞİFLERİ

Urla Zafer Caddesi
Urla'da Sanat Sokağı diye bir yer var, aslında orası Zafer Caddesi. Pazarları sokağa tezgâhlar iniyor, antikalar, tasarım ve el yapımı ürünler… Mutlaka bir hafta sonu gidin, tezgâhların arasında dolaşın, ortamın keyfini sürün. Keçi / Kafenin ismi Keçi, çok sevimli değil mi? Kapısında asılı sergi afişine bakarken, içeriden gelen mis gibi kokulara dayanamayıp içeri giriyoruz. Eflatun Antik / Eflatun Antik, bu sokağın belki de en kıymetlisi, zira hafta sonları düzenlenen “Sanat Sokağı” etkinliklerinde çok aktif rol oynuyor. Vourla / eski bir Rum ekmek fırını, şimdilerde ismi Fırın Vourla. En güzel yanı bize lezzetten başka şeyler de sunması. Tasarım kıyafetler, sanatçılara ait eserler her yerde.

PLANLI BAKIM KAPASİTE

ARTIŞI TAMAMLANDI

PETKİM KAPASİTESİNİ YÜZDE 13 ARTTIRDI
Petkim yıllık üretim kapasitesini yüzde 13 arttıran 115 günlük duruşunu tamamladı. Etilen ve PTA fabrikalarında toplam 144 milyon dolar yatırımla gerçekleştirilen kapasite artışı sonrası Petkim’in yıllık brüt üretim kapasitesi 3.2 milyon tondan 3.6 milyon tona ulaştı. Türkiye’nin 2 Numaralı Stratejik Yatırım Teşvik Belgesi’ni alan kapasite artışı yatırımları sonrası Petkim, Türk sanayisine sağladığı hammadde desteğini arttırmış oldu.

IŞIK RESSAMLARI
MANAKİ KARDEŞLER

Türk Sinemasının 100. Yılı kutlanırken Balkanların dolayısıyla Osmanlı’nın öncü sinemacıları kabul edilen Manaki Kardeşleri anmadan 2014 yılını bitirmek olmazdı. 19. yüzyılın sonlarında fotoğrafçılığa başlayan ve çeşitli zaman dilimlerinde Romanya Kralı’nın, Osmanlı Padişahı Sultan V. Mehmet Reşat’ın ve Yugoslavya Kralı’nın saray fotoğrafçıları olan Yanaki ve Milton Manaki Kardeşler, Balkanların ilk kameramanları, dolayısıyla da ilk sinemacıları olarak kabul ediliyor. İlk çekimlerini 1905 yılında büyükanneleri Despina’yla gerçekleştiren Manaki Kardeşler, düğünler, dini ritüeller, halk oyunları gibi Balkanlarda gündelik yaşama ait çeşitli olayları kaydettiler. 1908’de Jön Türklerin II. Meşrutiyet kutlamaları, 1911’de Sultan V. Mehmet Reşat’ın Selanik ve Manastır ziyareti gibi tarihi olayları kayıt altına alarak Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin çok önemli görsel belgelerini oluşturdular.


 

ZAMANA ESİR OLMAYIN,
ONU SİZ YÖNETİN...

Zamanın eşsiz ve yerine konması mümkün olmayan bir kaynak olduğunu unutmadan yaşarsanız her anınızı değerli ve verimli geçirebilirsiniz. Yaşamdaki güzellikleri tatmak, ilgi duyduğunuz işleri gerçekleştirmek ve hedeflerinizi yerine getirmek için yeterli zamana sahipsiniz. Sahip olduğunuz bu kaynağın benzersiz olduğunun farkına varın...

 



Genç Tasarımcılar...
Onları tanıyor musunuz? AhShop, Lunaparklunatik, Jewelry Maison ve Soda.
Geçtiğimiz ay şehirde farklı mekânlarda düzenlenen "Tasarım Pazarları" sayesinde pek çok genç tasarımcı ile tanıştım. Hepsi alanlarında oldukça yaratıcı, aynı zamanda da kaliteli işlere imza atmışlardı. Tekstilden ahşaba, çantadan deftere pek çok materyali tasarımları ile buluşturmuşlardı. Fakat İzmir'in genel problemlerinden biri onları da sarmıştı: "Şehir küçük ama tanıtım yine de kısıtlı"

 

 

Sayfa tıklanma sayısı; Günlük:262, Aylık:7378, Yıllık:116940, Toplam:969301. Sitede şu anda 2 kişi bulunmaktadır.

info@izmirlife.com.tr | tel. (232) 446 35 09 - 10 | faks (232) 483 7731

İzmir Life Dergisi T.C. yasalarına uygun olarak yayımlanmaktadır.
Dergide ve veb sitesinde yayımlanan yazı, fotoğraf ve grafiklerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.