derginizi internetten okuyabilirsiniz



Yazarlar
Ayse Perin (Tatari)
Gökdelenler ve Lahana Tarlası
Avram Ventura
Yankı
Gülhan Berkman Yakar
Aileden kariyerliyiz
Günter Soydanbay
İzmir’in çatıları. Meşhurdur domatları!
Hasibe Özdemir
Duvardaki Balık
Burcu Atatür
Sessizliğin söyledikleri
Resat Kutucular
Nasıl bir yeni
Şükran Yücel
Yüzyıllık aşk
Tutku Konuk Altındal
Aile Şirketlerindeki İlişkiler
Yayın Kurulu
İki seçeneğe mecbur bırakılmak: Ya özel okul ya dini eğitim

 

 

 

 

 
Yayın Kurulu
İki seçeneğe mecbur bırakılmak: Ya özel okul ya dini eğitim
Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı 2013-2014 örgün eğitim istatistikleri “özelleştirme” ve “eğitimde siyasal İslam modelinin” günbegün nasıl yerleştiğini ortaya koyuyor. Devlet okullarının sayısı azalırken, özel okulların sayısı artıyor örneğin. En donanımlı okullar İmam Hatip Ortaokulu’na dönüştürülüyor. Ortaöğretimde öğrenciler açık liseye yönelerek örgün eğitimin dışına çıkıyor. İmam Hatip L devamı...

 
KENT REHBERİ
 Dans Gösterisi
 Gösteri
 Konser
 Sergi
 Söyleşi
 Tiyatro
Mekanlar


Sinema Fragman
IRON MAN 3

Max Maceraları: Dinoterra

AYIN MEKANLARI

MİLOS BALIK


Seferihisar Sığacık’ta tarihi, otantik bir avlu meydanında üzüm asmalarının altında bir Rum meyhanesi. Atmosfer, dekorasyon, müzikler, balık ve mezeler muhteşem. Yani tüm gerekler sonuna kadar yerine getirilmiş. Mekânın sahibi Levent Özcan, kaptan ve dalgıç. Milos’u Sığacık’ın ilk Rum meyhanesi olarak bundan sekiz ay önce açmış. Bu kadar kısa süre olmasına rağmen Instagram ve Foursquare’de İzmir meyhaneleri içinde birinci sıraya yükselen mekân, bu ödülü de hak ediyor. Canlı müzik isteyenlere Çarşamba akşamları fasıl var. Fasıl olmasa bile fonda sürekli Yunan müzikleri çalıyor. Özel davetler de verilebiliyor. Mavi ve beyaz uyumunda buluşmak isteyenler için Sakin Şehir’de yeni bir adres…

Asma Yaprağında Sardalye 28 Lira
Fesleğenli Mezgit (Meze) 10 Lira
Milos Tatlı 10 Lira
Girit Ezme 6 Lira

Milos Balık
Şadırvan Meydanı No: 9/11
Sığacık Kale içi Seferihisar
Telefon 232.745-7503

OTUZBEŞ'LİK

Biraz Bodrum Balıkçısı, biraz Yunan Tavernası… Salaş dekorasyonu ile 35 kişilik küçücük deniz ürünleri meyhanesi Otuzbeş’lik…

Alsancak Kıbrısşehitleri Caddesi’nin hemen paralelinde geçtiğimiz ay kapılarını açmış olan bu küçük şirin mekan, tarzı, dekorasyonunun yanında sadece deniz ürünleri ve mezeleri ile diğer bir çok meyhaneden ayrılıyor. Pazar günleri hariç haftanın 6 günü, akşam saat 19’da kapılarını açan mekan, adını da aldığı bir özelliği ile ön plana da çıkıyor desek yanlış olmaz, mekanın kendisi de 35 kişilik. 10-15 çeşit mezeleri, kalamar, karides, ahtapotu ile beğenilen meyhanenin tercih edilen diğer bir ürünü ise tavada pişirilen balıklar, özellikle de barbun. Kıbrısşehitleri üzerinde bulunan Garanti Bankası’nın yanından girdiğinizde soldaki ilk sokak içinde bulunan Otuzbeş’lik, Cumartesi hariç arkadaş toplantıları, şirket yemekleri için de kapatılabiliyor. Farklı bir meyhane havası koklamak isteyenler için görülmesi gereken bir yer Otuzbeş’lik…

Mezeler 5-7 tl
Ahtapot 20 tl
Kalamar 15 tl
Barbun 20-25 tl

Otuzbeş'lik
1484 sokak 6, Alsancak İzmir
Telefon 532.558-8092


SkyFire Restaurant&Bar
Renaissance Izmir Hotel’in sekizinci katında bulunan, kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği servisi yapılan ana restoranı Skyfire farklı bir açıdan İzmir’i yaşamak isteyen sizleri bekliyor. Skyfire, keyifli terasından İzmir’in tatlı esintisi ve deniz manzarası eşliğinde, yaratıcılık ve yerel dokunuşlarla lezzetlendirilmiş Akdeniz yemekleri sunarken özel günlerinizde de hizmet veriyor. Akşam yemeği sonrası canlı DJ ile hareketlenen Skyfire, barmenin hazırladığı özel moleküler kokteyller ile, İzmir sosyal hayatının nabzını tutan mekan.

T-bone Biftek: 59 TL

Fırında Levrek: 39 TL

 

Skyfire Restaurant&Bar

Renaissance İzmir Hotel
Gazi Osmanpaşa Bulvarı 16
Telefon (232) 497-7762


Cafe Baca Bistro
Cafe Bistro farklı konsepti mimarisi ile Yenişehir bölgesinde bir ilk olarak bu yıl açılmış. Mekanın en önemli özelliği yediğiniz bütün ürünler doğal katkısız kendi üretimleri el imalatı. Burada mutlaka keçi sütünden yapılmış sütlaçı yemelisiniz. İzmir’de içebileceğiniz en iyi limonata burada sunumu mükemmel bayıldım. Sabahları kahvaltı börekler poğaçalar eşliğinde yapılmaktadır. Canınız mantı çekiyorsa Ev yapımı mantısını tatmadan geçmemelisiniz

Menüsü geniş bir yelpazeden oluşmakta salata çeşitlerinden makarna, sandviç, pizza ve et ve tavuk çeşitleri ve mantısıyla her çeşit istediğinizi bulabilirsiniz.

 

Çökertme Kebabı: 16

Tavuk Salata: 10

Baca Köfte: 12

Ev yapımı mantı: 9

 

Cafe Baca Bistro
1345 Sokak 1/1, Yenişehir

 

Telefon 232.449-4925




Yakındaki Etkinlikler
Gösteri - 23 - 28 Kasım 
 
Konser - 28 Kasım 
 
Dans Gösterisi - 28 Kasım 
 
Sergi - 17 - 30 Kasım 
 
Gösteri - Kasım Boyunca 
 
Konser - 29 Kasım 
 
Tiyatro - 17-22-23-28-30 Kasım 
 
Sergi - 13 Kasım-2 Aralık 
 
Sergi - 22 ekim-6 aralık 
 
Sergi - 22 Ekim-6 Aralık 
 
Sergi - 24 Ekim-24 Aralık 
 
 İlk Sayfa      Son Sayfa       Şu anda bulunduğunuz sayfa: 1/2

KASIM 2014
Kasım'da Kasımpatları açar gibi rengi kokusu İzmir olan bir Kasım sayısına hoşgeldiniz. Keyifli okumalar.

Eğitimde tehlikeli dönemece girdik

 

Eğitimde siyasal İslam modelini yerleştirmeye yönelik politikalar sertleşirken, özelleştirme hamleleri de aynı hızla sürüyor. İzmir, bu yeniden inşa sürecine en dik duran kentlerden biri olsa da sistem kuşatıyor. 


ÇARŞI
HER ŞEYE KARŞI

Beşiktaş’ın efsanevi taraftar grubu Çarşı; Gezi Direnişi sırasında futbolla ilgisi olmayan insanların bile dikkatini çekti. Onları merak ettik, izlemeye başladık. Çarşı Grubu tribünlerde attıkları sloganlarla, dışarıda yaptıkları ile herkesi şaşırtmayı başardı. Sokak hayvanları için kampanyalar da yaptılar, Van Depremin’de yardım da topladılar, Hasankeyf sular altında kalmasın diyen de ‘Çarşı Nükleere Karşı’ diyen de onlardı. Toplumun her kesiminden, her meslek ve yaş grubundan insan yan yana olabiliyor türbinlerde, her şeyi unutup takımlarını destekliyorlar, biraz unuttuğumuz mahallenin abisi gibiler.

AB İLERLEME RAPORU

Doç. Dr. Çiğdem Kentmen Çin: “Müzakereleri bizimkinden uzun süren başka aday ülke yok”

Uzunca bir süredir AB hakkında konuşmaz, yani konuşamaz olduk. Biz o standartlardan günbegün uzaklaşırken İlerleme Raporları “bizi” anlatmaya devam ediyor. AB ne diyor, biz ne yapıyoruz?

AKDENİZ AKADEMİSİ

İzmir, Türkiye’nin geleceği için Akdeniz’in kapılarını aralamak istiyor

27-28 Kasım’da İzmir Sanat’ta gerçekleşecek “Uluslararası Akdeniz Tarihi, Kültürü ve Siyaseti Sempozyumu” kapsamında İzmir’e çok önemli isimler geliyor. Akdeniz Akademisi Kasım ayında “Uluslararası Akdeniz Tarihi, Kültürü ve Siyaseti Sempozyumu” ile Akdeniz’deki kültür yöneticilerini, diplomat, tarihçi ve ekonomistleri İzmir’de topluyor. Her biri alanlarının önde gelen isimleri olan bu kişiler, uluslararası düzeyde saygın bilim insanları ya da kültür yöneticileri. Bu sempozyuma gelecek konukların önemli bir ortak özelliği var: Akdenizlilik bilincine ve Akdeniz sevgisine sahipler. Bir başka özellikleri ise kendi ülkelerinde ve ülkeler arası platformlarda Akdeniz'in bugünü ve geleceği için çalışmış, emek vermiş ve katkı yapmış ve halen yapıyor olan bilim insanı ve araştırmacılar olmaları.


SAHNE TOZU TİYATROSU

IBM bilgi çağında çıkış yolunu anlattı: “İnsan ve makine arasındaki stratejik ortaklık” Önümüzdeki 25 yılda enerji tüketiminin %50 oranında artacağı tahmin ediliyor. 820 milyon insanın yeterli beslenemediği bir ortamda, üretilen gıdaların %50’si tarladan marketlere uzanan yolculukta israf ediliyor. Bu süreçte; öngörü yeteneğine sahip sistemlere, akıllı altyapılara, teknolojiyle yakın işbirliğine ve yeni bakış açısına ihtiyaç var.

ÇAMLIK LOKOMOTİF MÜZESİ

SİZİ DAVET EDİYOR

Alman Borsig, Henschel, Schwarzkopff; Amerikan Locco. Co.; İngiliz Beyer Peacock ve nicesi…

Hiçbir şey ifade etmiyor değil mi size bu isimler? Bunlar Selçuk Çamlık’da bulunan Açıkhava Lokomotif Müzesi’nde bulunan emektar lokomotiflerin markaları. Kimisi 90 yaşında kimisi 60. Yıllarca bu ülkenin ve dünyanın demiryollarında yük ve insan taşımışlar, tren yollarındaki karları temizlemişler. Buharlı trenler devri kapanınca da 1991 yılında kurulmuş bu müzeye taşınmışlar.
 

KEVİN BORG

“Koşamayanlar İçin Koşuyorum”

Aile şirketi olan Borg Mücevherat’ın başında olsa da, aynı zamanda profesyonel bir koşucu olan Kevin Borg, altı ay önce kurduğu “Koşamayanlar İçin Koşuyorum” platformuyla spor konusunda bir farkındalık yaratmaya uğraşacak. Çünkü insanların ve toplumların kaynaşması lazım...Nefret ve öfkenin artık toplumsal bir travmaya dönüştüğü şu günlerde belki de en çok bir arada olmaya ihtiyacımız var. Evrensel bir dilin yolunu açan iki önemli arter var: Müzik ve spor. Kevin Borg’un yapmaya çalıştığı da bu. “Koşamayanlar İçin Koşuyorum” derken bunu kastediyor. Spor kültürüne bir ilmek geçirmek, bir farkındalık ve bir hoşgörü ortamı yaratmak…

HARLEY DAVİDSON

KORDON'A ÇIKTI

Harley-Davidson İzmir müşterilerine değil herkesin keyif alabileceği, farklı ve yeni bir konsept yaratmaya çalıştı. V Lounge, Kordon’un gerçekten de en keyifli noktasında; hem şehrin merkezinde, hem de karmaşasından, telaşından,  gürültüsünden arınmış, keyifli sabah kahvaltılarının, şehre yeni gelen lezzetlerin, ev yapımı  gurme burgerlerin, signature steak'lerin, akşamüzeri chillout'larının ve günden geceye uzanan keyif dolu akşamların buluşma noktası…


İzmir’de bir ilk:
Piyano Butik Ofis

Proje danışmanı Evrim Aksoy'un daha iyi ve rahat bir çalışma alanı hayaliyle kurduğu Piyano Butik Ofis, Türkiye'de ilk ve tek olmasının yanı sıra 'İş Yerinde Sanat' sloganıyla üyeleri sıkıcı iş yaşamından uzak tutuyor.
Proje Danışmanı Evrim Aksoy'un Haziran ayında hayata geçirdiği Piyano Butik Ofis projesi, kendi ofisi olmayan ve evden çalışan kişiler için üyelik sistemiyle hizmet veren bir hazır ofis. Türkiye'de ilk kez, diğer hazır ofislerden farklı olarak kurulan bu merkezde; üyelerin aynı ortamda çalışabileceği 8 kişilik iki ayrı çalışma alanı, 12 kişilik toplantı odası, gazete-dergi okuyabileceği ve müşterisini ağırlayabileceği bir lounge alanı bulunuyor.

 
 
 

Urla, şarap turları ile markalaşmak istiyor

 Yabancı basın Urla’yı gelişen ve keşfedilmesi gereken üç yeni şarap bölgesinden biri olarak lanse etti. Ama Bilge Bengisu Öğünlü şöyle soruyor: “Bu yarımadada her yer site ve konut olduğunda ne yiyip, ne içeceğiz? Arjantin’den ithal buzhane üzümüyle mi idare edeceğiz?”

Bağcılık ve şarapçılıkta 8000 yıllık tarihi olan, şarabın anavatanı sayılan bir coğrafya burası. Urla pekâlâ bir Bordo  olabilir, bir agro-turizm vadisine dönüşebilir. Bugün faal olarak beş butik şarap üreticisi olsa da, bu sayı artacak gibi görünüyor. Urlice Şarapları’nın sahibi ve Urla Sloowfood Gönülleri Başkanı Bilge Bengisu Öğünlü, “Şarapçılık gibi uzun soluklu bir sektörde çok kısa sayılacak süre zarfında, bu firmalar devasa denilecek adımlarla ilerlediler” diyor

OKANAGAN ŞARAP VADİSİ

Yarımada'ya örnek olsun
Şimdilerde bir avuç gönüllü ve de çoğunlukla şehirli girişimci yarımadada bağları canlandırıyor, şarapçılıkta uluslararası ödülleri toplayarak ilerliyor… Kanada’nın İngiliz Kolombiyası’nın şarapçılıkla ünlü Okanagan Gölü kıyılarında muhteşem bir doğayı seyrederken aklıma bizim Yarımada düşüyor. İşte, diyorum Yarımadanın hedeflerinden birisi mutlaka burada kurulmuş düzen olmalı…

KÖRFEZ TEMİZLENİYOR
CANLILAR GERİ DÖNDÜ

İzmir Büyükşehir Belediyesi Körfez temizliği projesinde adımları teker teker atıyor. Türkiye'nin çevre duyarlılığı en gelişmiş kenti olan İzmir'de körfez temizliği, arıtma yatırımları ile birlikte hızlandı. Körfezde denize girmemiz yakın bir gelecekte mümkün olacak.

SAGALASSOS

LEZZETLİ BİR KENT

Günümüzde böyle, galiba geçmişte de öyleymiş… Yani zengin bir kentin gastronomik geleneğinin de gelişmiş olduğu, bilinen bir gerçekmiş. Bu yüzyılın gastronomi açısından en zengin çeşitlilik gösteren kentleri New York, Paris, Barselona, Londra gibi metropoller… Anadolu’da antik dönemin her bakımdan (bu arada mutfak kültürü açısından da) en zenginleri, Bergama ve Efes gibi dönemin başkentlerinin yanı sıra, bulundukları coğrafyanın merkezi konumunda olan şehirlermiş. Bu durumun gerçekten de böyle olduğunu, Sagalassos kentindeki arkeolojik kazılarda, farklı disiplinlerde yapılan çalışmaların sonuçlarını geçen hafta izlerken öğrendik.

ANNESİNİN KIZI
LEZZETLERİ

"Annesi'nin Kızı" projesi dergimizde siz değerli okurlarımızla buluşuyor. Güler Sarıgöl Köymen ve Eva Kaskani Durkan keyifli iki tarifi sizlerle paylaşıyor.

Küçük Menderes Havzası’nın vazgeçilmezi; Sini Pidesi ve Çocukluğumuzun kahramanı; Ispanaklı Börek

 

HALK EĞİTİM MERKEZİ
LİSAN KURSLARI

Yunanca, Osmanlıca revaçta İzmir’de halk eğitim merkezlerinde ücretsiz olarak Yunanca ve Osmanlıca öğrenebileceğinizi biliyor muydunuz? Yunan adaları kapı komşusu oldu, tarihe ilgi de artıyor. Eğitmenlerin söylediğine göre bu yüzden ilgi fazla...

CAFE SWİSS'TE
YEMEK KURSLARI

Café Swiss’in Baş Aşçısı Wolfgang Goedl’den “Et Pişirme Teknikleri”

Café Swiss, yemeği sanata dönüştüren kurslarıyla yoğun ilgi görüyor. Biz et pişirme kursuna katılıp, işin inceliklerini öğrendik.



Moreno Psikolojik Danışmanlık Merkezi
İzmir’e ilkleri getiriyor
İzmir’in tarihi Dario Moreno Sokağı’nda faaliyete geçen Moreno Psikolojik Danışmanlık Merkezi, uzman ekibiyle sunmaya başladığı psikolojik desteğin yanı sıra, Psikodrama atölyeleri, Yaratıcı Drama etkinlikleri, proje faaliyetleri, kurumsal danışmanlık ve eğitimleri ile İzmir’de ilk kez uygulanacak programları hayata geçiriyor.



Şenay Lambaoğlu

“Müzikte hiyerarşinin olmadığı tek müzik tarzı belki de caz”
Günümüzün en caz vokallerinden biri olarak anılan ve şehirli kadınların hikâyelerini yazan Şenay Lambaoğlu son albümü “Zarf Tümleci” ile yine kente ve kadına dair bir kapı açıyor… Çünkü şehirde kadın olmak her şeyden biraz olmak, hatta olamamak aslında...

 

KEMERALTI KEŞİFLERİ

KUYUMCULAR ÇARŞISI

Ne Karşıyaka ne Alsancak ne Tire ne de Ödemiş’te kuyumcu vardı. Altın ya da takı almak isteyen illa ki Kemeraltı’na, Kuyumcular Çarşısı’na gelirdi. Dükkânların önünde bir kuyruk, bedava dağıtılıyor zannedersiniz. Şimdi hepsi mazide kaldı… Bir çarşı düşünün, insan yığını. Hafta sonları, fuar zamanları kapış kapışa bir alışveriş. 20-30 kişilik gruplar geliyor. Dükkânlara sığmayanlara sokakta sandalye veriliyor. Esnafın başını kaşıyacak vakti yok.
SEMT FORUMU
BAYRAKLI

Bayraklı’yı nasıl bilirsiniz?Önce Anadolu Caddesi, sonra da metro geçişiyle arkalara itilen, geçip-giderken yol kenarında kalan bir semt Bayraklı. Tarihiyle bir hazine aslında ama şu anda gündemi farklı: Gökdelenler yükselecek, kentsel dönüşüme konu olacak…. Bağları, bahçeleri, köşkleri, eski İzmir evleri vardı. Semt denizin kenarıydı, imbat içeri dolardı. Yollar Arnavut kaldırımı, dostluklar başkaydı. Şimdi bir geçiş yolu üzerinde, kenarda kalmış bir semt Bayraklı. Metro tümden denizle bağlantıyı kesmiş, betondan bir duvar olmuş. Parçalanmış bölünmüş iyice. Kimsenin eski tadı kalmamış. Bölge üzerine yapılan yeni planlar da kimini sevindiriyor, kimini kuşkulandırıyor. Gökdelenler bölgesi olarak planlanan semt, bir yandan da kentsel dönüşüme konu olacak. Bayraklı dönüşürken hikayelerini kim hatırlayacak?

Sinema Cenneti İzmir (38)
Saray, Büyük ve Ülkü

1960'lı yıllar İzmir'de kışlık sinemaların da adeta altın dönemleriydi. Bu dönem 70'lerin ortalarına kadar sürüp gitti. Yani siyah beyaz televizyon yayınının başladığı ve sinema sektörünün yaşadığı kriz sonucu seks filmlerine yatırım yapmaya başladığı döneme kadar.

Sinemaların bu önlenemez düşüşü başlamadan önce, her sinema salonu çok bilinen bir deyişle adeta birer parıltılı düşler şatosu gibiydi. Birkaç sayı önce yazdığım "Mezarlıkbaşı Sinemalarının Sonu" başlıklı yazıda bu çöküşün öyküsünü dile getirmeye çalıştıktan sonra bir bölümde de Yeni Sinema'nın serüveninden söz etmiştim. Ancak o bölgeden söz ederken aktaramadığım bazı bilgileri burada aktarmanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

ARKA SOKAKLARDA
ŞEHİR KEŞİFLERİ

Alsancak'ın ara sokakları
İpeksi Tatlar sadece "bitter çikolata" yapıyor. Ve asla katkı maddesi kullanmıyor. Öyle ki nescafe dahil hazır içecek dahi satılmıyor.
Espavo'ya gidiyoruz. Bisikletler ile giyimin bir arada olduğu mağaza. İçeri girin biraz karıştırın.Tayt, sweatshirt, çanta, cüzdan. çocuk kıyafetleri. katlanır bisiklet, scooter… 
40 senelik Doğan SahafGeçmişte hafızanızda yer etmiş, varlığını bile unuttuğunuz kitaplar, dergiler karşınıza çıktığında zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.
D’s Cupcake şirin bir dükkan, Ahşap ve pembe uyumu ile zaten başınızı ister istemez bu tarafa çeviriyorsunuz ve rengarenk cupcakeler ile gözgöze geliyorsunuz!
Cirtlakpupe'nin eğlenceli vitrini parlıyor. Takılar, seramikler, yastıklar, biblolar, tabaklar, kıyafetler, aksesuarlar arasında kendinizi kaybedin.

GÜZ KOKULU GÜNAHLAR

BİR İZMİR ROMANI

Hakan Yaman benim tanımakta geç kaldığım bir yazar, umarım siz benim kadar geç kalmamışsınızdır. En güzel dostlar sizi, ıskaladığınız bir yazarla buluşturanlardır; önünüzde yepyeni bir dünya açılır desem çok mu iddialı olur. Bir gün bir kargo aldım ve içinde Hakan Yaman’ın İsrafil’in Kanatları, Fotoğraftaki Kadın, Güz Kokulu Günahlar ve Romancı adlı kitapları çıktı. Önce Güz Kokulu Günahları okudum, ardından Romancı’yı… Romanlar insana bir başkası olabilme, başka bir yere gidebilme, bambaşka şeyler yaşabilme şansı verir. Bu yönüyle insanı özgürleştirir de… Düşünsenize bir başkasının yaşadıklarını, gördüklerini neredeyse nefesini yanı başınızda hissederek, bazen tebessümle bazen üzülerek okuyabilmek ne büyük bir deneyim. Sevdiğiniz yazarları minnetle hatırlayınız.

 

FIRAT NEZİROĞLU
DANS VE DOKUMA

Dokuma ve dansla başlayan yolculuk İlginç bir kent şu İzmir. Bekliyorum, acaba gerçekten ne zaman akıllanıp kendi değerlerine sahip çıkacak diye. Ne zaman genç ve yetenekli insanlarına kol kanat gerecek diye... Şehrin yöneticileri görmezden gelse de hikayelerini, biz yine de anlatmaya devam edeceğiz, herkes bilsin diye..
Fırat Neziroğlu onlardan biri. İzmir doğumlu ama İstanbul'da yaşıyor. Haftanın 2 günü ModerndansLAB için İzmir'e geliyor. Sahne gösterileri planlayıp, hazırladığı şovlar için hem dansçılara eğitim veriyor hem de dans ediyor. Onun için kurduğu topluluk bir dans laboratuvarı. Yeni fikirler üretip, ekibiyle dansa olan aşkını sahneye yansıtıyor. Kalan 5 günü ise İstanbul'da Galeri Zilberman’da çalışıyor.

 

 

 

Sayfa tıklanma sayısı; Günlük:218, Aylık:8662, Yıllık:108741, Toplam:961102. Sitede şu anda 2 kişi bulunmaktadır.

info@izmirlife.com.tr | tel. (232) 446 35 09 - 10 | faks (232) 483 7731

İzmir Life Dergisi T.C. yasalarına uygun olarak yayımlanmaktadır.
Dergide ve veb sitesinde yayımlanan yazı, fotoğraf ve grafiklerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.