Ana Sayfa Reklam Abone İletişim
 
Gamze Kutlukaya
 

Bugün benim doğumgünüm

   
 

Bugün doğum günüm. Yani en azından 29 yıl önce bugün doğmuş olduğum söyleniyor. Bir kez şüphe edip bakmıştım, cidden Sağlık Hastanesi’nden kaşeli maşeli aslan gibi doğum belgem var. Bir de ilk saatlerimde çekilmiş fotoğraflarım. Annemin yüzü gülüyor. Hep anlatırlar, ben doğuştan şanslıymışım. Annem doğuma gittiğinde babam işteymiş. Özel hastanede doğurmuş annem, ama öyle hâlihazırda nakit filan yok. Zaten genç bir çift, abim de bebek, kazanılan para biriktirmeye kalmadan tükeniyor. Babam işten doğumu haber alıp da hastaneye geldiğinde elinde çantası, bir adam bekliyormuş babamı. Uzun zamandır satılık olan bir mülkü almaya gelmiş adam, yanında parasıyla. "İşte öyle şanslı bir kızdın sen" der annem hatırladıkça.

Ailemizde doğum günlerine fazla tezahürat edilmediğinden, ben hep dedemin alıp geldiği pastayı üfledim. Sanırım her yıl da olmazdı bu seremoni. Öyle hediye alışkanlığı da yoktu evde. Hatırlıyorum, içimde kalmış olacak, lise ikinci sınıfta kendi kendime yaşgünü düzenlemiştim. Birkaç arkadaşım bize gelmiş, bol kola, bol cips, biraz da "sessiz film"li bir kutlama olmuştu. Özene bezene üzerinde 101 Dalmaçyalı çizgi filminden karakterlerin olduğu bir pasta yaptırmıştım kendime. Kendimce mutluydum. Hediyem bile olmuştu sanırım.

Sonra sonra yavanlaşmaya başladı doğumgünü kutlamak. Ya da anlamı kalmadı. Zaten pastaya da hevesim soldu. Çoğu sene unutur oldum doğum günümü.

Geçen yıllardaysa doğumgünü meselesine bakışımda ciddi bir değişiklik oldu. Bir gün birden dedim ki, "Aslında doğum günümüzü bilmiyoruz, bize bir tarih söylüyorlar inanıyoruz." Zaten doğum belgemi bulmam da o güne rastlıyor. Hoş, dediğim gibi kaşeli maşeli aslanlar gibi doğum belgem var. Var olmasına var da, yine de anlamsız. Yani hiç bilmediğin, daha da önemlisi hatırlamadığın bir günü kutlamak.

Ben de düşündüm ki, hayatımda bir gün seçeceğim. Kendi seçeceğim bu gün benim her yıl kutlayacağım yıldönümüm olacak. Bu öyle bir gün olmalı ki, anılarımda capcanlı olsun. Mutlu olduğum, kendimi iyi duyumsadığım bir gün olsun. Ve beklemeye başladım. O gün yaşandığında, nasılsa anlayacaktım. Yanılmıyorsam bu düşüncenin ilk aklıma geldiği günün üzerinden beş-altı yıl kadar zaman geçti. Bu sürede bazı günlere "Bugün işte" dedim, sonra başka bir gün geldi ve "Yok asıl bugün olmalı" dedim. Birkaç kere "o gün"den vazgeçtim. Bir kez de o "kesin bugün işte" günümü unuttum. Yani anlayacağınız, ben bu işte çuvalladım.

O yüzden bu yıl, doğum günümü kabullendim, yani şu doğum belgemde yazanı. Hani şu kaşeli-maşeli olan. 24 Ağustos, nokta.
Hatırlamasam da, anısı olmasa da, saçmalık olsa da doğumgünüm işte. Buna göre burcum Başak, annem Ceyda, babam Talât. Ben de simsiyah saçlar ve pembe bir yüzle doğan o kızım işte.

Ve yirmi dokuz yıl da geçmiş bile...
 

 

   Ziyaretçi sayısı:  3038 / 2008433485

Sitede şu anda kişi bulunmaktadır.

info@izmirlife.com.tr | tel. (232) 446 35 09 - 10 | faks (232) 445 73 82

İzmir Life Dergisinin ve web sitesinin isim hakkı Bölge Reklam Geliştirme Hizmetleri'ne aittir ve T.C. yasalarına uygun olarak yayımlanmaktadır.
Dergide ve web sitesinde yayımlanan yazı, fotoğraf ve grafiklerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.

 

host by orbilhost