EYLUL2017 Günter Soydanbay
Daha yaşanabilir bir İzmir
Gün geçmiyor ki dünyada yeni bir skandal patlak vermesin. İletişim teknolojisi sayesinde zamane insan habere, korkuya, kaygıya ve distraksiyona bağımlı hale geldi. Bu ortamda bir sürü ilginç haber gözden kaçabiliyor. Geçen ay İzmir’i ilgilendirebilecek bir haber vardı: Dünyanın en yaşanabilir şehirleri listesi açıklandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuya özel önem verdiğini biliyoruz. Hatta sırf bu amaca yönelik Yaşayan Şehir, Yaşanacak Şehir isimli bir kampanya yayınlandı. Bu ay İzmir’in nasıl daha yaşanabilir bir kent olabileceğini tartışacağız.??The Ekonomist dergisi her sene yaptığı gibi Küresel Yaşanabilirlik Sıralamasını yayınladı. Listenin en tepesinde Avustralya’nın Melbourne şehri var. Onu Viyana takip ediyor. Daha sonra sırayla Kanada’nın Vancouver, Toronto ve Calgary şehirleri geliyor. Bu sıralama üç seneden beri değişmemiş. Şahsen böyle sıralamalara pek önem vermiyorum. Öte yandan, “Fala inanma, falsız kalma” misali bu tarz listeleme çalışmalarının gerekli olduğunu da düşünüyorum: Listenin en tepesinde kimin olduğunu öğrenmek için değil, bir şehri yaşanabilir kılan temel kriterlerin neler olduğunu anlayabilmek için. ??Bu alanda araştırma yayınlayan tek kurum değil The Economist. Mercer isimli danışmanlık firması da her sene benzer yayınlar yapıyor. Şahsen benim en beğendiğim sıralama Monocle dergisininki. Çünkü dergiyi çıkaran şahıslar bizzat bahsettikleri şehirlerde yaşıyor. Araştırmacıların kullandığı kriterler arasında çağırdığınız ambülansın varış süresinden bir bardak kahvenin fiyatına, teröre karşı korunaklılıktan altyapının sağlamlığına kadar düzinelerce ölçüt var. Ama odaklanılan temel konu hayat kalitesi, yaşam standartları değil. Aradaki fark bir kelime oyunundan çok daha derine inmekte - ve İzmir’İn geleceği için kritik anlam kazanmakta. ??Yaşam standardı ölçülebilir bir kavram: Geliriniz ne kadar? Ev sahibi misiniz? Kaç arabanız var? Temel ihtiyaçlarınızı karşılamak için kaç saat çalışmanız gerekiyor? Bunlar kuşkusuz önemli konular. Sonuçta sosyal mobilite kavramının temelinde yaşam standardının artması yatıyor. Öte yandan modern insan maddi edinimlere o kadar odaklanmış durumda ki bu edinimleri neden istediğini unutuyor. İçtiğimiz sudan içimize çektiğimiz havaya, yediğimiz elmanın doğallığından konuşma özgürlüğümüze, hayat kalitesi parayla satın alınamayacak ve dolayısıyla da kolayca ölçümlenemeyecek değerler üstüne kurulu. İşte bu yüzden Dubai, Kuveyt, Bahrein gibi maddi edinimlere göreceli olarak daha kolay ulaşabileceğiniz şehirler listenin altlarında yer alıyor. Aynı şekilde modern şehircilik mucizesi olarak kabul gören Singapur ilk 30’a giremiyor. Öte yandan Kanada ve Avustralya’da yer alan şehirler hep tepelerde oluyor. ??İzmir’in daha yaşanası bir kent olmasını istiyorsak çıkarmamız gereken temel ders ekonomik gelişmeyi tek kriter olarak görmemek gerektiği. Doğru; yol ve modern binalar medeniyettir. Ama medeniyete giden tek yol asfalttan, cam gökdelenden veya stadyumdan geçmemekte. Medeniyet daha çok birçok koldan beslenen bir nehire benziyor. Yeni bulvarlar açmak ne kadar gerekliyse, bireylerin hayatlarını dilediklerince yaşayabileceği bir ortam yaratmak da o kadar gerekli. Depreme dayanıklı, çevresindeki yapılara saygılı modern rezidanslar inşa etmek ne kadar önemliyse, o rezidansların çevresini çitlerle örme ihtiyacı hissetmediğiniz, güvenli bir toplum yaratmak da o kadar önemli. İstihdam yaratmak ne kadar gerekliyse, gençlere geleceklerini küresel anlamda garantiye almalarını sağlayacak eğitim vermek de o kadar gerekli.??Özetlemek gerekirse, İzmir Türkiye’nin en yaşanabilir şehri olmak istiyorsa, yeni Kent Merkezi’ni gökdelen ormanına çeviren zihniyeti, Seferihisar’ın başlattığı Cittaslow ruhuyla harmanlamanın yolunu aramalı. Sadece ilkine odaklanırsak zengin ama yaşanmaz bir kent yaratırız. Sadece ikincisine odaklanırsak yaşanır ama sürdürülemez bir kent yaratırız. Sonuçta en yaşanabilir kentlerin sırrı bu iki dinamik arasında zarif bir denge sağlayabilmeleri.
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
AĞUSTOS 2018 sayısında neler vardı göz atın!
SİNEMALAR
AYIN MEKANLARI MUTFAK 93

Gurme Lezzetler burada Türkiye’nin en büyük toplu yemek fabrikası Bortar Group 25. yılına özel olarak, çeyrek asırlık lezzet uzmanlığını ve deneyimini gurme misafirleri ile de paylaşabileceği çok özel bir mekan hazırladı. Geçtiğimiz Nisan ayında açılışı yapılan ve adını Bortar Group‘un kuruluş yılından alan Mutfak 93, usta şeflerin hazırladığı gurme lezzetleri ile müdavimlerini her geçen gün çoğaltıyor. Kendi çiftliğinden gelen dinlendirilmiş etlerle hazırlanan steakhouse lezzetleri çok beğenilen Mutfak 93, İzmir işdünyasının toplantı ve iş yemekleri için tercih ettiği mekanların başında geliyor. Mutfak 93 6089 Sokak 2, Işıkkent, Bornova, İzmir Telefon 850 393 2525 info@mutfak93.com.tr www.mutfak93.com.tr MUTFAK 93

BIGCHEFS Alsancak

BigChefs Cumhuriyet Meydanı'nda BigChefs’in 57’nci şubesi İzmir Cumhuriyet Meydanı’nda açıldı İlk şubesini 2007 yılında Ankara’da açan, Türkiye’de ve dünyada hızla büyümeye devam ederek küresel bir marka olma yolunda ilerleyen BigChefs, 57’nci şubesini Cumhuriyet Meydanı’nda açtı. Tarihi meydanın en gözde konumundaki BigChefs Alsancak Şubesi, 230 kişilik oturma kapasitesiyle hizmet vermeye başladı. BigChefs, Türkiye’nin dört bir yanına hitap eden lezzetleri harmanlandığı menüsü, usta şeflerin büyük özenle hazırladığı özgün sunumları, her karesinde aile sıcaklığı hissini duyacağınız konforlu dekorasyonu ve kaliteli hizmeti anlayışı ile sizleri bekliyor! BigChefs’in yeni şubesi, afiyetle geçecek sabah kahvaltılarından en keyifli öğle ve akşam yemeklerine kadar günün her saatinde misafirlerini ağırlamak üzere 08.30 – 00.00 saatleri arasında hizmet sunuyor. BigChefs Alsanc...

[Devamını Oku...]