AGUSTOS2017 Reşat Kutucular
Hep bu merkez bankaları yüzünden
Olay ABD'de filizleniyor aslında. Sonra sonra bize bulaşıyor. Şöyle ki 90'lı yılların sonunda ABD'de yatırım bankalarının finansal risk almaları kolaylaştırılıyor. Kapitalizm "hırstan" beslenen bir sistem, duran kaybeder. Çılgın piyasa oyuncuları türev piyasalarda çılgın pozisyonlar almaya başlıyorlar. Sonra gün geliyor balon patlıyor ve 2008 küresel krizi tetikleniyor. Çünkü bu sistemde mucizelere yer yok, her şey eninde sonunda ortalamalara dönüyor. Dünyanın en büyük ABD merkezli bankası Citibank, aracı kurumu Merrill Lynch ve sigorta şirketi AIG batıyor. Tabii kağıt üzerinde. Batırılamayacak kadar büyük oldukları için kurtarılıyorlar. Ve oyun başlıyor. Bütün Merkez Bankaları başta FED ve ECB olmak üzere para musluklarını açıyor. O günlerden bu yana 9 yılda 10 trilyon dolara yakın ekstra para çeşitli yollardan piyasalara aktarılıyor. Böylece sistem çökmemiş yüzdürülmüş oluyor. İşte o ekstra paranın bir kısmı buraya geliyor. Ak Partinin bunca yıl iktidarda kalabilmesine yardımcı oluyor. Yansımaları ticaret hacminin genişlemesinden varlık fiyatlarının artmasına kadar pek çok biçimde hemen her köşede hissediliyor. Bu şişirilmiş ekonomik iklim ülkemizdeki defoları da yıllardır pek güzel örtüyor. Tabii şunu not etmek lazım. Mayıs 2013'ten beri FED daha sıkı gidiyor ama eksiği özellikle Japonya Merkez Bankası kapatıyor. Oradan da bize dolaylı yansımalar oluyor. İçeride denk geldiğiniz aşırı görgüsüzlüklerden cehaletin inanılmaz cüretkarlığına kadar pek çok şey bence bu sürdürülemez bol para ikliminin eseri. Rüşvetin bile boyu uzadı! Ben en çok 90 sonrası doğanlar için kaygılıyım. Bugünkü bu Merkez Bankaları eliyle yaratılmış ortam onların "normali". Başka türlüsünü pek görmediler, bilmiyorlar ki. Bu hedonist Instagram paylaşımları, bu vur patlasın çal oynasın havaları, bu hareketlilikleri, bu girişimcilikleri, bu egoları hep bu ekstra paradan besleniyor. Ama gördüğüm kadarıyla onlar bu rahatlıklarını pek cari parasal bolluğa yormuyor. Mesele şu ki piramidin alt taraflarında durumu ancak idare edenler bile "idare edebilmelerini" merkez bankalarının bonkörlüğüne borçlu. Bunlar iyi günlerimiz. Bu para bolluğu ya uzun sürecek yumuşak bir inişle ya da beklenmedik sert bir çakılışla sonlanacak. Hayatlarımızın bir aşamasında hem gezegen hem ülke olarak bugünlerin faturasını ödemek durumunda kalacağız. Hepimiz için zor olacak ancak esas 90 sonrası doğanlar sıkı sarsılacak diye düşünüyorum. Ama 2020'de, ama 2040'ta gerçeklere sancılı bir dönüş olacak. Ah FED ah, ah ECB ah! Hep birlikte gezegeni hormonladınız. Sistemi bol para bağımlısı yaptınız. Bin yılın servet transferine göz yumdunuz. Anladık bunu sistemi kurtarmak için yaptınız. Ancak sistemin temel prensiplerini delik deşik ettiniz. Bu ülkedeki çivisi çıkmışlığın da sorumlularındansınız. Biz de bu havalara girmeye pek teşneymişiz bu da başlı başına ayrı bir konu!
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
HAZİRAN 2017 sayısında neler vardı göz atın!
SİNEMALAR
AYIN MEKANLARI CAFE J9

Seferihisar yolu üzerinde hem kafe olarak hizmet veren, hem ahşap ve doğal ağaçtan yapılmış özel tasarım mobilyaların satıldığı J9 Cafe, elbette en önce tarzıyla dikkat çekiyor. Baba mesleği olan ağaç işleme sanatında çekirdekten yetişmiş iki kardeş olan Celal ve Bülent Geçer’in kurup işlettiği bu kafenin dekorasyonu da onlara ait. “Ağacı, kesip biçip masa haline getirmektense ağaçlarla oynamayı farklı şekilde bir şeyler üretebilmeyi seçiyoruz” diyen Celal Geçer, bunun yanı sıra elden çıkarılmak istenen ama kendi üzerinde anılarını hala barındıran eski ürünleri değerlendirme ve kullanışlı hale getirme çabası içinde olduklarını da söylüyor: “J9 Cafe'yi kendi mola alanımız gibi yarattık aslında. Boş arazide duran bizim emektar, kendini ağacın her bir damarıyla süslenmiş halde buldu. Buraya gelen misafirlerimizin yüzüne de o tatlı gülümsemeyi kondurdu. Diğer yandan toplum olarak aşırı ...

[Devamını Oku...]

SCOTTO CAFE

İtalyan konsepti, şirin dekorasyonu, müzikleri ve yemekleriyle son günlerin trendi haline gelen Scotto Caffe. Ev yapımı hamburgerleri ve pizzalarıyla dikkat çeken Scotto Caffe’nin tatlıları da özel. Günlük ve butik üretilen tatlılar en çok tercih edilen lezzetlerin başında. “Neşeli bir yemek” sloganıyla yola çıktıkları Scotto’nun Koordinatörlüğünü yürüten ve aynı zamanda Şef Mehmet Malkoç, dinamik ve heyecanlı bir kadro ile İzmir’in ve İzmirlinin özgür, genç ve keyifli tarafına dokunmak istediklerini belirterek, “Özenle seçtiğimiz etlerden hazırladığımız köfteler ve bize özel ekmekleriyle yaptığımız hamburgerlerimiz çok ilgi görüyor. Tabii ki İtalya denince akla gelen pizzalarımız ve makarnalarımız da keyifle tüketilen yemeklerimiz arasında. Salatalarımızın da müdavimleri oluştu. Menümüzde yer alan diğer tüm ürünlerimizi her gün özenle hazırlıyoruz. Amacımız keyifli bir ortamda, dama...

[Devamını Oku...]
SCOTTO CAFE