EKIM2017 Reşat Kutucular
Güzel susuyoruz
Türk sinemasının şimdiye kadar en çok gişe yapmış on filminden sekiz tanesi komedi. 4 tanesi Recep İvedik zaten… Komedi olmayan filmler mi hangisi? Kurtlar Vadisi Irak ve Fetih 1453… Zamanı 1960’da başlatsak, süreçte sadece 3 tane askeri darbe var. 12 Eylül bunların en kötüsü… Milyonların hayatı savrulmuş. 12 Eylül’le ilgili ilk ona girecek bir film çıkmaz mı? Çıkmamış... Darbeyi geçtim, ekonomik krizi var, terörü var, depremi var, aramadığın kadar travma var. Sanat ve edebiyat öyle dalgalı zamanlarda patlar derler. Bizde öne çıkan komedi. Bütün bunlarla başa çıkmak için kendimizi mizaha vurmuşuz sanki! Yoğun duygu patlamalarıyla yaşayan bir toplumuz. Duygular yatıştıkça aklın devreye girip olayın nedenini, niçinini, önünü arkasını sorgulaması beklenir. İşte o noktada yokuz. Ya da ezberimize bağlıyız. Ezberimiz işlemezse cayıyoruz. Ya da caydırılıyoruz. Bir travmayı başkasıyla örtüyoruz. Ya da örtülmesine ses çıkarmıyoruz, izin veriyoruz. İçimizdekileri de aklımızdakileri de yeterince kusmuyoruz, kusamıyoruz. Kusanları dinlemiyoruz. O yüzden başımızdan belalar eksik olmuyor belki. Suskunluğumuz kaderimiz oluyor. Biriktirip biriktirip başka yerlerden başka şekillerde patlıyoruz. Bakın son zamanlarda ne kadar çok kitap yazılıyor. İnsanların ne kadar çok anlatacakları varmış meğer. Yakında yazan sayısı okuyucu sayısını geçecek. Dinleyenden çok anlatanımız, öğrenenden çok öğretenimiz olacak hayırlısıyla. Tabii asıl yaralara dokunan yine pek az olacak. İş yapmıyor çünkü azizim! Müşterisi yok. Aynaya bakmayı sevmiyoruz. İnsanların keyfini kaçırmayalım diye uğraşıyoruz. Acıyı hazla yenme denemelerindeyiz. Kötü haberler iyileştirilse iyi olacak! Mesela mümkünse günde bir iki şehit vererek gidilsin. O da bölgede olsun tercihan. Şehirde olunca huzursuzluk artıyor biliyor musunuz? Haber altyazıyla geçilebilirse geçilsin, yoksa şehidin otuz saniyelik hayat hikayesi yeterli. Sonra matbu demeçler gelsin: Şahadete yürüdü. Terör asla amacına ulaşamayacak. Son terörist yok edilene kadar falan… “Bu kadar şehit neden verildi, veriliyor?” diye sormak terörle mücadeleye zarar vereceği için susalım. “Gazilerin hali nicedir” de demeyelim. Son yıllarda patlayan iş cinayetlerini de öne çıkarıp moral bozmaya gerek yok. Böyle bir ekonomide, bu kadar inşaatta bu kadar kaza olur. Konuya ölçülü bir dokunuş yapan “Babamın Kanatları” filmi ne kadar gişe yaptı ki zaten! Kaç inşaat işçisi o filmi gördü ki? Kadına karşı şiddet haberlerini de ölçülü vermek lazım. Bu yıl öldürülen kadın sayısı iki yüze yaklaşmış ancak merak etmeyiniz, yetkililer bu konuda çalışmalarını sürdürüyorlar. 15 yıl beklediniz azıcık daha bekleyin… Cinsellikle ilgili çok sıkıntı var. Oradan buradan ne haberler geliyor. Tabii cinsellik sözcüğünü kullanmadan, cinsel sorunlara el atmak zor iş… Anlayış göstermek lazım! TV’lerin hali de malum... Bunca dizi gelip, gidiyor. Bazıları uyarlama. Bizde hikaye ve senarist yokmuş gibi… Reyting yapan konular belli. O nedenle tüm diziler aynılaşmakta… Mesaj vermeye kalkan sadece izleyici kaybetse iyi. Açık oturumlar büyüklere masallar şeklinde sürüp girmekte… Bütün bu dar alana hapsedilmiş medya şirketlerinin bilançoları ne durumda insan merak ediyor. Bu ülkede elbette güzel şeyler oluyor, olmuyor değil. Çok güzel susuyoruz, susturuluyoruz… Ne hayatlar yaşayıp, ne kaygılara esir olup, neleri konuşuyoruz, konuşturuluyoruz… Aynı acıların bağımlısı mı olmuşuz yeterince cesur mu değiliz bilemedim.
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
HAZİRAN 2017 sayısında neler vardı göz atın!
SİNEMALAR
AYIN MEKANLARI CAFE J9

Seferihisar yolu üzerinde hem kafe olarak hizmet veren, hem ahşap ve doğal ağaçtan yapılmış özel tasarım mobilyaların satıldığı J9 Cafe, elbette en önce tarzıyla dikkat çekiyor. Baba mesleği olan ağaç işleme sanatında çekirdekten yetişmiş iki kardeş olan Celal ve Bülent Geçer’in kurup işlettiği bu kafenin dekorasyonu da onlara ait. “Ağacı, kesip biçip masa haline getirmektense ağaçlarla oynamayı farklı şekilde bir şeyler üretebilmeyi seçiyoruz” diyen Celal Geçer, bunun yanı sıra elden çıkarılmak istenen ama kendi üzerinde anılarını hala barındıran eski ürünleri değerlendirme ve kullanışlı hale getirme çabası içinde olduklarını da söylüyor: “J9 Cafe'yi kendi mola alanımız gibi yarattık aslında. Boş arazide duran bizim emektar, kendini ağacın her bir damarıyla süslenmiş halde buldu. Buraya gelen misafirlerimizin yüzüne de o tatlı gülümsemeyi kondurdu. Diğer yandan toplum olarak aşırı ...

[Devamını Oku...]

SCOTTO CAFE

İtalyan konsepti, şirin dekorasyonu, müzikleri ve yemekleriyle son günlerin trendi haline gelen Scotto Caffe. Ev yapımı hamburgerleri ve pizzalarıyla dikkat çeken Scotto Caffe’nin tatlıları da özel. Günlük ve butik üretilen tatlılar en çok tercih edilen lezzetlerin başında. “Neşeli bir yemek” sloganıyla yola çıktıkları Scotto’nun Koordinatörlüğünü yürüten ve aynı zamanda Şef Mehmet Malkoç, dinamik ve heyecanlı bir kadro ile İzmir’in ve İzmirlinin özgür, genç ve keyifli tarafına dokunmak istediklerini belirterek, “Özenle seçtiğimiz etlerden hazırladığımız köfteler ve bize özel ekmekleriyle yaptığımız hamburgerlerimiz çok ilgi görüyor. Tabii ki İtalya denince akla gelen pizzalarımız ve makarnalarımız da keyifle tüketilen yemeklerimiz arasında. Salatalarımızın da müdavimleri oluştu. Menümüzde yer alan diğer tüm ürünlerimizi her gün özenle hazırlıyoruz. Amacımız keyifli bir ortamda, dama...

[Devamını Oku...]
SCOTTO CAFE