EKIM2017 Yayın Kurulu
Körfez Geçişi Projesi
İzmir Körfez Geçişi Projesi, kent için yeni bir sınav mı? İzmir’in 1950’li, ‘60’lı yıllarını anlatırken denizle bir geçen hikâyeler mırıldanıyor hep. Ama özellikle 1980 sonrasında kentlinin hayatında İzmir Körfezi sadece orada duran bir görüntüden ibaret. Ne yüzme anılarından söz edilebiliyor, ne de kayıklarla balık tutulan günlerden. Ancak Ahmet Piriştina döneminde başlayan Büyük Kanal Projesi sayesinde Körfez’in temizleneceğine dair beklenti arttı. Hala süren bu proje sayesinde denizin su kalitesi her geçen gün artarken, balıklardaki ağır metal oranı da düşüyor. Fakat yüzülebilir körfeze ulaşmak için su sirkülasyonunu engelleyecek her türlü müdahaleden kaçınmak gerek. Bugünse İzmir’in kuzey ve güney yakasını birbirine bağlayacak olan İzmir Körfez Geçişi Projesi kapsamında yapılması planlanan “yapay ada”nın tam anlamıyla bir duvar etkisi yaratacağı düşünülüyor. İzmir’deki sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve bilim insanları projeye tümüyle karşı. Böyle bir durumda yüzülebilir körfez hedefinin hayal olacağı, Körfez’in ufuk çizgisinin kaybedileceği, kuşların beslenme ve üreme alanlarının risk altına gireceği söyleniyor. İş çevreleriyse kentin ulaşım sorununu çözeceği gerekçesiyle projeye taraftar görünüyor. Proje uygulamaya konulursa şehir nasıl bir karar alacak? Karşı mı duracak, yoksa sessiz mi kalacak? Sözün kısası bu ay dosya konumuz denizimiz, Körfez’imiz… Kentin gündemindeki önemli bir konu da İzmir’in “rant alanı” olarak görülmesiyle ilgili endişeler. Tarım ve turizmle ilgili kendine önemli hedefleyen koyan, koruyarak kalkınmayı hedefleyen bir şehre dışarıdan yapılan dayatmalar düşündürüyor. "Kır-kent ayrımının geçerliliğini yitirdiği günümüzde artık ‘yerel bir bütünlük’ üzerinden düşünmek ve yeni bir ‘yerleşme stratejisi’ ile yol almak lazım” diyen Prof. Dr. İlhan Tekeli burada sunulan yöntemsel bakışın öncelikle merkezden yerele yapılan emrivakilere nasıl karşı durulacağına dair bir zemin oluşturduğunu söylüyor. İzmir, artık kültür alanında görünürlük kazanmaya başladı. Müzeler, sanat merkezleri ve kamu kurumlarının ilgili birimleri öncelikli olmak üzere 17 kurumun katılımıyla gerçekleştirilen bir forumla faaliyete geçen ve kültür eğitimi için kurumlar arası işbirliğini hedefleyen kültürLab, bu yüzden önemli. İzmir anılarına devam ediyoruz. Ekim sayımızda İzmirli mimar Ahmet Sarı var. “İzmir avangart bir şehirdi” diye söze başlayan Sarı, 1960 ve ‘70’lerin İzmir’ine dair güzel hikayeler anlattı. Okullar açıldı... Birkaç okulun açılış haberleri ile birlikte uzman diyetisyen Gamze Gültekin'in öğrenciler için hazırladığı kahvaltı önerilerini mutlaka okumalısınız. Avrupa'yı aydınlatan entelektüellerde bu ay Nedim Atilla'nın konuğu: Isaac Newton... Ulusal gündemden kopmak ne mümkün. Ekonomik krizin derinleşeceğine dair korku, kimseden uzak değil. Bu yüzden Türkiye’nin büyüme rakamlarıyla ilgili açıklanan oranlar şüphe yaratıyor. Bu rakamların nasıl belirlendiğine dair Prof. Dr. Sinan Alçın ile konuştuk. İzmir’in “trend şehir” olarak anılmaya başlaması yine gündemimizde... Bu ay, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri ile konuştuk. Sivri, “İzmir’e sadece bir takım elbise, bir konsept yeterli olamaz” diyor. Şule Tokmakçıoğlu'nun herkesin mutluluğu yakalaması için AN'ı yaşaması gerektiğini anlatan önerileri mutluluğunuzu katlayabilir... Ekim sayımızda bir konuğumuz da Mabel Matiz. Müzisyen, İzmir'e her geldiğinde başka bir ülkede gibi hissettiğini söylüyor. 16 yıl sonra kentine geri dönen, Alsancak'ta Temaşa Sanat adını verdiği tiyatro ve sinema akademisi açan İzmirli oyuncu Burak Alkaş "İzmir, hayatımın şehri" diyor. Ressam Yiğit Yazıcı’nın serüveni ise Raşel Rakella Asal’ın kalemiyle yer ediniyor. Rafet Utku'nun keyifli eskizlerini çok beğeneceksiniz. Butoh dansını hiç duydunuz mu? 1950’lerin sonunda Japonya’da ortaya çıkan avant-garde tiyatral bir dans olarak tanımlanan butoh, ilk kez İzmirliler ile buluşuyor. Tetsuro Fukuhara'nın performansı 27-31 Ekim tarihleri arasında İzmir'de... Kalem sayfamızın konuğu Bülent Katarcı "Yüz Doktor, Yüz Hastalık" kitabıyla gündemde... İzmir yaz rehavetinden kurtulup hareketlendikçe bizim gündemimiz de yoğunlaşıyor. Bu sayımızda yine pek çok renkli hikâye, konu ve röportajla karşınızdayız. Keyifli okumalar…
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
HAZİRAN 2017 sayısında neler vardı göz atın!
SİNEMALAR
AYIN MEKANLARI KOTİ BRASSERİE

Koti Brasserie Balçova Belediyesi Spor Kompleksi’nin hemen yanında bulunan Koti Brasserie’ye mutlaka gitmelisiniz. Dışarıdan bakıldığında büyüklüğüyle dikkat çeken Koti, iç mekan tasarımıyla da insanları büyülüyor. Masaya oturduktan sonra, menüyü inceleyerek çeşit çeşit tatlar arasından özel Koti Burger’i seçip, deneyebilirsiniz. İçinde buraya özgü hazırlanan hamburger köftesinin dışında, dana füme, karamelize soğan ve cheddar peyniri var. Tabiri caizse parmaklarınızı yiyorsunuz. Bunun dışında çay ve Türk kahvesi sunumları da oldukça güzel ve keyif verici. Öyle ki, kahve tepsisi küçük çiçekler ve rengarenk lokumlarla süsleniyor. Mekanda ilk dikkati çeken köşelerden birisiyse içerideki bar bölümü. Burada 30’dan fazla alkollü veya alkolsüz kokteyl çeşidi bulmak mümkün. Yorgunluk atmak, sohbet etmek için arkadaşlarınızla gelip çok lezzetli kokteyller tadabileceğiniz bir durak noktası b...

[Devamını Oku...]

AWAKE COFFEE

Awake Coffee İzmirlilerin buluşma noktası Alsancak’ta yer alan Awake Kafe daha içeriye girmeden tertemiz ve ferah görüntüsüyle, Paris sokaklarındaki kafeler gibi, caddeye bakan yeşil sandalyeleri ve sakinliğiyle kendine çekiyor insanı. Burası dinlenip kahvenizi yudumlarken bir yandan da kitabınızı okuyabileceğiniz insanı mutlu eden bir yer. Tabii bunun en büyük etkeni sahip olduğu dekorasyon. Awake, Özel İzmir Tevfik Fikret Lisesi’nin hemen arkasındaki İtalya Sokakta bulunuyor. Bu anlamda, kafe kültürünün yaygın olduğu Gül Sokak’ın hemen arkasında bulunuyor olması da önemli bir detay. Awake Kafe’ye vardığınızda mekan sahibi Demet Başaran, sizi güler yüzüyle karşılıyor. İncelemek için menüye bakınca Cortado, Flat White ve Con Penne gibi buraya özgü farklı kahvelerle tanışıyorsunuz. Kahve seçimi konusunda farklı tatlar denemeyi sevenler için Cortado iyi bir tercih olabilir. Biraz acı ...

[Devamını Oku...]