AGUSTOS2020 Dr. Zeki Hozer
Yaratıcılığın doğası ve Devrim Erbil
Yaratıcılığın doğası ve Devrim Erbil Harfler, çizgilerden oluşur ama yetenekli kişilerde harfler ölümsüz şiirlere evrilir. Referansları sarsıp yıkarak farklılaşan metinler yüzyıllara hakim olacak başyapıtlara dönüşür. Devrim Erbil resimlerindeki belirginleşen çizgi, onun dünyasındaki ilhamı, tekilden anonime bir duygudurum kurgusu olarak tuvale geçirirken, adeta karşınızda bir şiir olarak beliriverir. Erbil resimde şair, çizgi düzleminde şiir sunar izleyicisine. Devrim Erbil resimlerinin oluşma sürecinde, yaratısını oluşturan kimya ve ruh durumu, içsel sezgisinin rehberliğinde,her santime yansıyan bir özgün dinamizm şekline bürünür. Komposizyonlarındaki görsel içerik, çizgilerin tercümanlığında, hacim ve mekanı kapsar, rengin tılsımını basit çizgi ile görsel akışkanlığın kombinasyonuna zerk eder. Erbil, resimleri bir edebi eser şeklinde düşünüldüğünde, fırçası kalemleşir, çizgiler harf ve kelimelerle metinleşir, algısal olarak kitap bittiğinde, bir anlatı olarak şehir kuşbakışı görülen, hissedilen, fark edilen bir estetik son ürün halindedir artık. Renk soluklaşır, çizgi estetik olarak somutlaşır ve kent var olur. Enteresan biçimde, kuş gibi canlılar var olsa da insan unsuru yoktur. Ama dinamizmi hissedilir. Çünkü kent silüeti ana unsurdur ve kentler insanların kitlesel kümelendiği yerlerdir. Aslında, Erbil resimlerinde çizgi, geometri ve grafik, vazgeçilmez kutsallıkta bir ana unsur olarak tuvaline penetre olur. Kullandığı farklı tarzları kapsayan çalışmaların ortak DNA’sını oluşturan malzeme yapyalın çizgidir. "Gelenekten çağdaşlığı, doğumdan kentlilik ruhuna, minyatürden soyuta, şiirden tuvale, renk ve çizgiden sanata, ilhamdan ve duyarlılıktan yaratıya, maviden derinliğe, genlerden kültür izlerine, iç zenginlikten ermişliğe, tek renkten kosmosa, yalınlıktan komplekse" giderken, yoğun, özverili ve biteviye devam eden çalışmalarıyla Erbil’in yaratma sürecinin tıbbi analizi yapılabilir mi? İlhamını nereden almaktadır? Ön düşünce ve taslaklarını nasıl şekillendirmektedir? Etkilenimleri eserine nasıl yansımaktadır? Fizyodinamik tıbbi süreçler ya da kişisel tıbbi anamnezin, yarattığı eserlerde bir yansıması bulunmakta mıdır? Nancy Andreasen’in tanımladığı şekilde, yaratıcılığın, yaşamın farklı parçalarının yeni ve beklenmedik şekilde bir araya getirilmesi olduğundan hareketle, Erbil yaratıcı beynini oluşturan koşullar nedir? Yaratıcılığındaki trans hali ya da herkesin bildiği hali ile ilhamında, çevresindeki dış etkenlerden soyutlanıp beyninde oluşan eserini tuvale yansıtırken yaşadıkları, MR gibi tıbbi görüntülemeler ile kaydedilse bulgularımız ne olurdu? Elbette, güncel tıp, bir sanatçı beynindeki sol temporal ve lateral prefrontal korteksin hangi nöron, yolak ya da sinapsının reseptörlerini uyararak bir esere dönüştürdüğünü henüz tam olarak açıklayamamakta. İnsan genomunu oluşturan yirmiüçbin genin büyük çoğunluğu beyin ile ilgilidir ve yüz milyarı aşkın nöron da, Devrim Erbil yaratısında, belleğini oluşturan hipokampus ve duygularının havuzu Amigdalasının desteğinde, prefrontal korteksin mastrosu altında, tüm bilinç bütününü pürüzsüz bir devamlılıkla eserlerindeki çizgilere yansıtır.(*) Tıp ile sanat, kültür tarihinin başlangıcından bu yana yoğun bir ilişki manzumesi sergiler ve hatta çoğu hekim bir yandan da sanatçı kişiliği ile ön plana geçer. Bunda, eski çağlarda tıp zenaatı ile sanat icrasının aynı kişilikte varolması yanında, kalıcılık ve gelecek kuşaklara uzanan varolma arzusu herhalde yadsınamaz. Bazen de varolan hastalıklar, sanatçının yaratma potansiyeli arttırmıştır: Chopin, en iyi eserlerini uzun süre mücadele ettiği verem hastalığının alevlenme dönemlerinde, Van Gogh epilepsi nöbetlerinde, heykeltraş Claudel ise psikoz ataklarında meydana getirmişlerdir. Sanatsal yaratım ve buna yönelik eylem bir beyin ürünüdür. Devrim Erbil’de beyin, yaratım sürecinde de oluşturduğu özgünlüğü topluma ve kolektif bilince açar. Bu, üretim döneminde de görülür, kişisel yaratıcılık yolculuğunun duraklarında çoklu katkıyı içselleştirir ve bireysel sanat yaratısı özel bir ekosistem yaratarak anonim/çoğul eser estetiğine evrilir, sonuçta da resminin varolma sürecinde sosyal bir çoğulluk kazanır. Özel iklim, atmosferin genel katmanlarına yayılır. Böylece, ifadelerindeki çizgi sınırsızlığı, kitleselleşir. Bir anlamda, resimlerindeki kentsel anatomi, kemik iskeleti çizgi ile belirginleştirirken içinde dinamizmi, kendisinin çoşkun iyimserliğinde şehri yeniden inşa eder. Bütün kariyeri boyunca, ilk edindiği üslup ile inanılmaz bir özümseme içinde yoluna devam ederek, kişiliğini, kentini, doğasını ve iyimserliğini tuvaldeki çizgilerine özgün eser olarak yansıtıp, yaşama, eşsiz bir güzelleme yaparak ölümsüzler vadisine doğru ilerleyen Devrim Erbil’e selam olsun. (*)Beyinde yaratıcılık,anatomik olarak lateral prefrontal korteks,sol temporal bölge ve genel olarak Limbik Sistem denilen Hipokampus, Amigdala, Talamus ve Hipotalamus bölgeleri ile ilintilidir.İnsanlarda organizmanın yaşamının devam etmesi için gereken solunum, kalp atımı ve sindirim gibi fonksiyonları otomatik yürüten beyin bölümleri pons, bulbus ve medulla’da bulunur. Bunlar ilkel beyin formlarında da vardır. Yaratıcılık ile ilgili olan ve yukarıda bahsedilen beyin yapıları ise ilkel beyinden yüzmilyonlarca yıl sonra gelişmiştir. Yaratıcılık, tek bir beyin küresi ile değil geniş bir alanının fonksiyonu sonucunda oluşur. Beynin çeşitli merkezleri arasındaki ağlar ve karşılıklı iletişim sonrasında yaratıcı zeka ortaya çıkar.
zala balayage hair extensions balmain hair extensions clip in hair extensions uk best hair mask for fine hair how to make a ponytail wig cap hair extensions uk tresemme hair dryer boots black bridesmaids hairstyles hair extensions selena gomez hair clips 2018 vine mink brazilian hair 9a real hair wigs uk