EYLUL2016
EYLÜL 2016
Dile kolay, 16. yılımıza giriyoruz. İzmir’de kesintisiz olarak çıkan aylık bir dergi olarak bunu başarabilmiş olmanın haklı gururunu da yaşıyoruz. Kentin hafızasında yer edinmek ve o hafızanın gelişmesine katkıda bulunmak oldukça önemli. Dünyanın pek çok ülkesinde yerel basın, ulusaldan çok daha fazla okunuyor. Yani kentli önce kendi şehrini, bölgesini takip ediyor. Burada da durum farklı değil; İzmirli kentinin dergisini sahipleniyor. Daha uzun yıllar birarada olmak dileğiyle diyelim ve Eylül ayının içeriğine geçelim… Bu ay dosya konumuz demokrasi. Böyle bir zamanda hangi demokrasiden bahsediyorsunuz demeyin. Demokrasi kavramı uzun zamandır içi boşaltılmış vaziyette duruyor. Adeta havada asılı kalmış bir sözcük gibi. O nedenle demokrasiden, hele ki katılımcı demokrasiden söz etmek, etkin bir halk katılımının gerekleri ve koşulları üzerine konuşmak beyhude bir çaba gibi görünüyor. Ne var ki vazgeçmek, kabullenmek demek. Asıl şimdi daha çok konuşmak gerekiyor. Elbette etkin ve katılımcı bir demokrasi için sokakların hareketlenmesi, semt forumlarının başlaması, parlamento dışı muhalefetin güçlenmesi gerek. Demokrasiyi meclisteki siyasi aktörlerin getireceğini düşlememeli artık. Ne var ki toplumsal bir suskunluk hali hâkim. Bu suskunluk nasıl kırılacak? Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ayşe Yıldırım ve önceki AİHM Yargıcı, 24.Dönem CHP Milletvekili Rıza Türmen ile konuştuk. Demokrasi gibi hukuk kavramı da anlam alanında kayboldu. Özellikle 15 Temmuz sonrası anlam kendini feshetti. “İnsan Hakları Hukuku” kitabıyla tanıyabileceğiniz Prof. Dr. Rona Aybay ile konuştuk. Sanatçı, tiyatrocu, oyuncu, şair, yönetmen ve aktivist Orhan Alkaya ile hem sanat hem siyaset üzerine oldukça uzun bir söyleşi yaptık. Bu ay tiyatrodaki 40. yılını kutlayacak olan Alkaya, ülkenin haline baktığında içine doğduğu tiyatroya bile yabancılaştığını söylüyor. Eylül‘de hava serinliyor. Plaj hayatından sıyrılıp biraz kültür gezisi yapmanın tam zamanı. Bu ay Anadolu'da hüküm süren medeniyetlerin izlerini taşıyan Uzuncaburç Antik Kenti’ne, Mersin'e gidelim diyoruz. Yok orası çok uzak, buralarda yakın bir yer olsun diyorsanız Çeşme’ye uzanalım. Türkiye’nin ilk Slow Food köyü olan Germiyan’a davet edelim sizi. Üstelik tam anlamıyla bir lezzet diyarına gittiğinize dair güvence verebiliriz. Ekim ayındaki festivali de kaçırmayın. Efes-Mimas rotalarında bu ay Germiyan - Ildırı rotasını izliyoruz. İzmir'in sokaklarını gezmeyi sürdürüyoruz. Bu sayıda Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde Gönül Yazar Sokak'tayız. Eskinin Çeşni olarak bildiği bu yer artık şirin kafelerin, çiçekli duvarların, çeşit çeşit gazozun olduğu mekanların adresi. Nedim Atilla sizleri Chagall'ın "Işık Taşıyan Eller" Sergisi'ne götürüyor. Mutlaka okuyun çok keyifli bir yazı. İletişim söyleşilerinin bu ayki konuğu binbir kimliğiyle tanımlanan Benan Bilek. Bir tasarımcının maraton koşusuna merak sarmasından başlayarak, Çeşme'deki Asics yarı maratonuna oradan da Likya Yolu Ultra Maratonuna gidiyoruz. Haydi hızlanalım... Can Gox’u uzun uzun anlatmaya gerek yok sanıyoruz. Ömer Hayyam’ın rubailerine can veren, Neşet Ertaş’tan Cem Karaca’ya birçok ustanın eserlerini yeniden uyarlayan Can Gox ve yakın dostu oyuncu Celil Nalçakan ile keyifli bir röportaj yaptık. Sinema yazılarından tanıdığımız Şenay Aydemir, Radikal Gazetesi’nden ayrıldıktan sonra “Organik Bozukluk, 21. Yüzyılda Tembellik Hakkı” adını verdiği bir kitap yayınladı. Ancak bu tembellik bildiğimiz tembellik değil. Toronto'da düzenlenen Kadın Gözüyle Film Festivali'nde En İyi Yabancı Film ödülünü kazanan Hicran ve Melek filminin yönetmeni Esra Vesu Özçelik da bu kente tutkun olanlardan, "İzmir benim vazgeçilmezim" diyor. Ve son olarak sizi İzmirli ebru sanatçısı Nuri Pınar’ın atölyesine götürüyoruz. Keyifle okumanız dileğiyle…
E-DERGÄ° Ä°zmir Life ÅŸimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
MART 2019 sayısında neler vardı göz atın!
SÄ°NEMALAR
AYIN MEKANLARI BLUEBELL GASTROPUB

BlueBell GastroPub: Mutfağı mükemmel bir pub İzmirli genç girişimci Pınar Yazıcı, tasarladığı “BlueBell GastroPub" İzmir Bostanlı’da açıldı. Mekan mutfağı sağlam bir Pub olarak öne çıkıyor. Menüsünde "Blue's Kitchen", "Ortaya", "Ekmek Arasında", "Salatalar" ve "Tatlılar" bölümlerinde özel lezzetler bulunan BlueBell GastroıPub'da; "Tabaklarımızdaki malzemeleri geleneksel yöntemler dışında kullanmaya devam ediyoruz. Pancarı turşu yapmak yerine, tarçın ile fırınlıyoruz" diyen şef Ercan Aydın kendine özgü ekmek ve sıcak sunumlarını misafirleriyle buluşturuyor. Blue Bell’de Barmen Can Güneli, orijinal tütsülenmiş kokteylleriyle misafirlerine keyifli sürprizler hazırlıyor. Gece 02.00'a kadar açık olan BluBell, kısa zamanda bir müdavim kitlesi yaratmış görünüyor. Bostanlı takılmak için keyifli bir mekana daha kavuştu. Ekmek arası kokoreçten Mac&Cheese'e kadar değişik lezzetler sunan me...

[Devamını Oku...]

SOİREE

Soirée; Deniz kenarında çiçek bahçesi Çoğunlukla yeme içme mekanlarının bulunduğu Konak Pier AVM'de deniz kenarında bir çiçek bahçesi olan Soirée Restoran konuklarına lezzetlerin yanı sıra huzur vaat ediyor. Soirée'nin deneyimli şefleri menüyü dünya ve Türk mutfağının lezzetleri ile donatmış. Kahvaltıdan soğuk ve sıcak başlangıçlara, salatalardan pizzalara, beyaz ve kırmızı et yemeklerinden balık çeşitlerine kadar neredeyse yok yok bu menüde... Soirée, kendisini "şehrin en iyisi" söylemiyle tanımlayarak iddiasını ortaya koyuyor. Kahvaltı 37 TL (Tek kişilik) Otlu Omlet 20 TL Sürk Mezesi 15 TL Geyik Başı Mezesi 15 TL Mütebbel 18 TL Paşa Mezesi 15 TL Soğuk Et Tabağı 70 TL Mozarella Domates Tabağı 25 TL Kırmızı Soğan Çorbası 19 TL Bouillabaise Balık Çorbası 25 TL. Karadeniz Usulü Yaprak Sarma 21 TL Keçi PeynirliGirit Salata 37 TL 5 Peynirli Pizza...

[Devamını Oku...]
SOİREE

zala balayage hair extensions balmain hair extensions clip in hair extensions uk best hair mask for fine hair how to make a ponytail wig cap hair extensions uk tresemme hair dryer boots black bridesmaids hairstyles hair extensions selena gomez hair clips 2018 vine mink brazilian hair 9a real hair wigs uk