derginizi internetten okuyabilirsiniz



Yazarlar
Ayse Perin (Tatari)
Portİzmir3
Gülhan Berkman Yakar
ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ
Günter Soydanbay
Kentsel hafızamızı güçlendirmek
Levent Akgerman
İzmir'i anlamak
Burcu Atatür
Bugün güneş doğmayacak
Resat Kutucular
Servet hissi
Şükran Yücel
"Ben Ruhi Bey nasılım"
Tutku Konuk Altındal
Yaş 25: Çeyrek Yaşam Krizine Hoşgeldiniz
Uluğ Atasoy
Öykü
Yayın Kurulu
Meydanlar, özgürlükler ve demokrasi üzerine…

 

 

 

 

 
Yayın Kurulu
Meydanlar, özgürlükler ve demokrasi üzerine…
Demokrasiyi sandığa indirgemek, çoğunluk ile çoğulculuğu birbirine karıştırmak şurada dursun, 21’inci Yüzyıl’ın yükselen değeri “özgürlük”. Meydanlar hep aynı hayali paylaşan insanların sesleriyle dolu. Her ne kadar farklı coğrafyalardaki isyanlar farklı dinamiklerden beslense de, sonuç bazen hayal kırıklığı olsa da, uluslararası güç dengeleri kimi zaman “halkın” önüne geçse de, temel hedef daha f devamı...

 
KENT REHBERİ
 Fuar
 konser
 seminer
 Sergi
 Sinema
 Şenlik
 tiyatro
 Yarışma
Mekanlar
  Barlar
  Cafe Barlar
  Cafe Restoran Barlar
  Cafeler
  Kahvaltı Mekanları
  Pastaneler
  Restoran Barlar
  Restoran Cafe
  Restoranlar (Balik)
  Restoranlar (Etnik)


Sinema Fragman
IRON MAN 3

Max Maceraları: Dinoterra

AYIN MEKANLARI

Ferdi Baba

Balığın, kalamarın, ahtapotun, karidesin en tazesini bulabileceğiniz bir mekandayız bu ay... 1981 yılında Aya Yorgi'de başlayan lezzet yolculuğu bugünlere geldiğimizde Alaçatı, Çeşme Marina ve Şifne şubeleriyle sürüyor.

Kalamar Tava                          25 TL Karides Tava                         25 TL Ahtapot Şiş                             9 TL
Soğuk mezeler                   8, 10 TL

Ferdi Baba                                      Alaçatı Yat Limanı 232.716 9001
Çeşme Marina 232.712 0277
Şifne 232.717 2145

 

Balık Pişiricisi Hüseyin Usta

Balık Pişiricisi Hüseyin Usta, Bornova'da faaliyete geçtiği tarihten itibaren lezzet düşkünlerinin uğrak yeri oldu. "Balık işi, önce güven, sonra da bilen işidir." diyen Hüseyin Usta, haftanın 7 günü 12.00'den 23.00'e kadar hizmet veren mekanında sizleri bekliyor.

Midye                                      22 TL Yerli Kalamar                           22 TL Salata                                       7 TL Ahtapot Tandır                         25 TL

Balık Pişiricisi Hüseyin Usta

372/24 Sokak 4/A, Bornova
Telefon 232.374-7444



Yakındaki Etkinlikler
konser - 24 Nisan 
 
konser - 25 Nisan 
 
konser - 25 Nisan 
 
konser - 25 Nisan 
 
Sergi - 1 Şubat 
 
Sergi - 1 Mart 
 
Fuar - 19 Nisan 
 
Sergi - 1 Nisan 
 
Şenlik - 22 Nisan 
 
 İlk Sayfa      Son Sayfa       Şu anda bulunduğunuz sayfa: 1/3

NİSAN 2014

Meydanlarda demokrasi arayışı

 


Filiz Eczacıbaşı Sarper:
Avrupa Festivaller Birliği'nin
ilk Türk Yönetim Kurulu Üyesi

Filiz Eczacıbaşı Sarper’in öncelikli dileği; “İzmir’in Avrupa kültür politikalarının belirlendiği bir platformda kültür ve sanat kenti olarak kabul edilmesi”

Uluslararası İzmir Festivali, nasıl İzmir’i İzmir yapan simgelerden biriyse, Filiz Eczacıbaşı Sarper de öyle. Bu kente değer katan en önemli isimlerden biri. İKSEV, MÜZİKSEV, İzmir Avrupa Caz Festivali, Dr. Nejat Eczacıbaşı Uluslararası Beste Yarışması, onun İzmir’e verdiği hediyelerden bazıları. Tabii bu madalyonun bir yüzü. Sarper, İzmir ile dünya arasında bir sanat köprüsü  kurarken, kenti de uluslararası arenada büyük bir zarafetle temsil ediyor. Uluslararası İzmir Festivali’nin de prestijli bir üyesi olduğu Avrupa Festivaller Birliği’nin 28 Şubat 2014’de Saraybosna’da yapılan Genel Kurul Toplantısında, 60 yıllık organizasyonun ilk Türk üyesi olarak Yönetim Kurulu’na seçilen Sarper, artık Avrupa’da İzmir’i temsil edecek ve tanıtacak…

İzmir Baro Başkanı
ERCAN DEMİR

“Karanlık bir iktidardan karanlık bir yöntemle kurtulmak aydınlık bir gelecek sağlamaz”

İzmir’de Gezi olayları sürecinde ve sonrasında başlatılan cadı avında, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen operasyonda, hukuksuzluğun olduğu her ortamda İzmir Barosu hep ön safta oldu. Durulmayan siyasi gerginlik ve kaos ortamında, hukukun yerle yeksan edildiği bir düzende bir meslek örgütü olarak sessiz kalmaları da beklenemez.  Konak Belediye Başkanlığı adaylığı için istifa eden Sema Pekdaş'dan boşalan İzmir Baro Başkanlığı görevine seçilen avukat Ercan Demir de bu sorumluluğun bilincinde. Türkiye’nin oldukça karanlık bir dönemden geçtiğini söylüyor ve mücadelelerinin devam edeceğini vurguluyor. Demir ile Gezi sonrası İzmir ve Türkiye’deki “hukuksuzluk” üzerine konuştuk.

DRAMALILAR KÖŞKÜ

Dramalılar Köşkü müze oldu

Bornova Belediyesi’nin İzmir’in kültür ve sanat hayatına kazandırdığı Dramalılar Köşkü, Kent Arşivi ve Müzesi olarak tekrar hayata döndü.

Dramalılar Köşkü’nün restorasyonu kapsamında öncelikle yapının tarihi dokusunu bozan ekler kaldırıldı. 19. yüzyıla tarihlenen yapı Yunan bir aileden 1920 yılında Dramalı ailesi tarafından satın alındı. Dramalılar Köşkü ana bina, müştemilat binası, mutfak, hamam, ahır ve giriş alanlarından oluşuyor. 2452 metrekare arsa içinde bulunan Köşk ve beraberindeki yapıların restorasyon projesi 2009 yılında hazırlandı. İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun onayıyla çalışmalar 2010 yılında başladı. 2012 yılında tamamlanan restorasyonun ardından Bornova Belediyesi Kent Arşivi ve Müzesi olarak kullanılmaya başlandı.

 24 Saakt yaşayan KEMERALTI

Kemeraltı günün 24 saati açık olsa…

Kemeraltı tam anlamıyla görsel bir şölen, turistik bir belde, sanatsal etkinliği ve mimarisi ile insanların gezmekten hoşlanacağı bir çarşı olmalı

Kemeraltı binlerce dükkânı, yaklaşık 50.000 çalışanı, 250 farklı iş kolu ile kendi başına bir yaşamdır. Bu bölgede ibadete açık konumda 14 cami, 6 havra vardır. İzmir’in tarihi hoşgörüye, dostluğa, paylaşıma, düşünce zenginliğine dayalıdır. Homeros’tan gelen insan sevgisi ile çeşitli inançları, gelenekleri, yaşam biçimlerini özümsemiş ve birleştirmiştir. Kemeraltı bu zenginliğe ev sahipliği yapmaktadır.

DİKİŞ MAKİNELERİ

TERZİLER SİNAGOGU'NDA

Bundan otuz yıl önce galiba çoğu evin olmazsa olmalarından biriydi dikiş makineleri… Çocukluğum boyunca bizim evin içinde dikiş makinesinin sesi hiç eksik olmadı. Evin nevresimleri, perdeler, biz çocukların kıyafetleri hep annemin marifetli ellerinden Altın Mekik marka dikiş makinesinden çıkardı. Annem televizyonun siyah beyaz olduğu yıllarda ekranda çok beğendiği bir kıyafeti; “Bu olsa olsa şu renktir” deyip hemen patronsuz provasız diker, mekiğe ipliği geçirmek de bizim cin gibi açıkgözlerimize düşerdi… Bir görevim daha vardı pedalı çeviren tekerleğin lastiği iki de bir çıkardı, onu takmakta en küçük olarak makinenin altına sığan bana aitti…

Karikatürün Oscar'ları

 

Karikatür Oscar’ları Sergisi İzmir’de...
1983 yılından bu yana düzenlenen ve dünya çapında “Karikatürün Evrensel Sahnesi” olarak anılan Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nın uluslararası jüri üyeleri, düzenlendiği günden bu yana 137 ülkeden 7.800 sanatçının 80.000’e yakın başvurusu arasından toplam 99 karikatürü ilk üç arasında ödüllendirirken, 393 karikatürü de özel başarı ödülüne layık gördü.

 

Düzenlendiği ilk yıldan bu yana birincilik, ikincilik ve üçüncülük ile ödüllendirilen karikatürlerin yer alacağı “30 Yıldır Karikatürün Evrensel Sahnesi” isimli özel sergi Nisan ayında  Swissotel Büyük Efes, de İzmirlilerin ziyaretine açılacak.

 

 

 
 
 

Maestro Gürer Aykal'a sorulmamış sorular

Ülkemizin yetiştirdiği değerli Orkestra Şefi Gürer Aykal ile İKSEV’deyiz.

Gürer Bey bulunduğu mekânı aydınlatan insanlardan… Güzel bir insan tek kelime ile. “Karizmatik” sıfatı kendisi için fevkalade uygun. Davranışlarında ve beden dilindeki zarafet ve nezaket çok az rastlanır biçimde. Daha çocukken müzik müfettişleri yeteneğini keşfetmiş, konservatuara girmiştir, absolut kulağı vardır. Türkiye’nin yasayla atanan ilk Türk orkestra şefidir. “Mozart dinleyen savaşmaz” diyecek kadar Mozart hayranıdır. Orkestraları “çok ulu bir topluluk” diye tanımlar.

Beyaz şehirden,

rengarenk bir şehre...

Kazablanka filminde Ilsa'yı canlandırdığı İngrid Bergman en güzel aşk cümlelerinden birini söyler.  Café Americain'e girip Sam'i gördüğünde"Play it once, Sam, for old times' sake." der.   Ancak bu cümle "Play it again, Sam" şeklinde akıllarda kalmıştır.

Sizlere bu ay Kazablanka ve Marakeş’i anlatmaya karar verince benim de aklıma bu film klişesini yazmak geldi ama filmde başka çok önemli sözler vardı onlardan bahsetmeden olmazdı. Her ne kadar Rick’s Bar’ın ya da  Café Americain'in “tel maşalarına” yani kopyalarına kente gelen aşıklar “mabed” muamelesi yapıyorlarsa garsonların bu durumdan çok sıkıldıkları belli. İş fazlasıyla ticarileşmiş durumda anlayacağınız…

Firdevs Tunçay:
“Kalbim Rumeli'de kaldı”

Emekli öğretmen Firdevs Tunçay, mübadil bir ailenin çocuğu olarak anne ve babasından dinlediği tüm hikâyeleri “Kalbim Rumeli’de Kaldı” adlı kitabıyla kayda geçti. Memleketinden koparılan insanların hüznü yine dile geldi…

Firdevs Tunçay ile hem ailesinin Rumeli ve Türkiye’de yaşadıkları, hem de kitabı üzerine konuştuk. Ama önce o sordu: “Bir gün sizi; doğup büyüdüğünüz, havasıyla suyuyla yoğrulduğunuz memleketinizden, atalarınızın asırlar boyu yaşadığı topraklardan, çocukluk sevinçlerini ve gençlik heyecanlarını yaşadığınız yerlerden koparıp hiç tanımadığınız bir yere gönderseler neler hissedersiniz? Hiç düşündünüz mü?”

VİYANA

ünlü bestecilerin şehri

İzmir’den Viyana’ya giderken, neden hep ünlü bestecilerin bu ülkeden; Avusturya’dan çıktığını düşündüm. Joseph Haydın. Johann Strauss I, Wolfgang Amadeus Mozart ve Johann Strauss ıı daha niceleri. Kente geldikten sonra, insanların sanatla iç içe yaşadığını görünce, her adımda sanat eserleri, tiyatrolar, opera binaları, sinemalarla karşılaşınca anladım ki, Avusturya’da insanlar sanatın göbeğine doğuyor, müzik eşliğinde sanata “merhaba” diyor.

GLOBAL RUN
Bodrum'da koşulacak

Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinden binin üzerinde koşucu, ilk kez düzenlenecek olan Bodrum Global Run koşusu için Bodrum’a geliyor. 27 Nisan günü Cruise Port’dan start alacak yarış, uluslararası nitelik taşıyor.

İZZET KERİBAR
"Yaşama Tutulan Ayna”

İzzet Keribar’ın evinin duvarlarında, onun fotoğraflarının arasında olmak müthiş bir keyif. Yaşamla, yaşamın ayrıntılarıyla sımsıkı bir ilişki içinde olduğunu görebiliyorsunuz. Kareden kareye atlarken yaşamın canlı bir öyküsüne tanıklık ediyorsunuz. Onun fotoğrafları, insanoğlunun anı defteri gibi…

Müziğe doğuştan yetenekliydi, çok iyi bir kulağının olduğunu söylüyorlardı. Hafızası çok kuvvetliydi.  Öyle ki piyanoda Beethoven’in bir senfonisini kulaktan çalabilirdi. Ancak ağabeyi onu küçük yaşlardan itibaren fotoğrafa alıştırdı. Her ne kadar müzikten zevk alsa da fotoğraf çekmek onun için bir tutku, inanılmaz bir heyecandı. Dünyayı görmek, yeni yerler gezmek en büyük hobisi oldu. Sık sık uzun ve uzak yolculuklara çıktı. Bu yolculuklar giderek fotoğraflarında dil bulacak, şekil alacaktı…

Yoga aile ilişkilerini güçlendiriyor

Orijinal Yoga Sistemi’ni uygulayanların anlattığına göre hem fiziksel rahatsızlıklarımız hem de ruhumuzdaki travmalar için harekete geçme zamanı… 

 

Sağlıklı, huzurlu ve mutlu olmak, aynı zamanda kozmik bilince ulaşmak... İçinizdeki savaşı durdurup, barışı sağlamak… Çünkü ancak bu şekilde çevremizle olumlu bir iletişime geçebiliyoruz. Yapılan bilimsel araştırmalar, düzenli uygulanan Orijinal Yoga Sistemi tekniklerinin aile içi ilişkileri olumlu yönde etkilediğini ortaya koyuyor.



Erkan Yücel Tiyatro Ödülleri verildi

1985 yılında Kuşadası’nda geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitiren Erkan Yücel adına Kuşadası Belediyesi tarafından verilen "Erkan Yücel Tiyatro Ödülü” dördüncü kez sahiplerini buldu. Uğur Uzunel 2013 ve Mehmet Esen 2014 Erkan Yücel Tiyatro Ödülü’nü aldı.

 

Dr. Erkan Serçe yazdı

İsyan Günlerinde İzmir

13 Nisan 1909 Salı günü (eski takvime göre 31 Mart) sabahı, İzmir güneşli bir güne uyanmış, pek çok İzmirli, İlkbahar at koşularının yapılacağı Buca koşu alanının yolunu tutmuştu.  Vali Ferit Paşa, kumandan Süreyya Paşa ve Sait Paşa olmak üzere kentin bütün askeri ve mülki yöneticileri koşu alanını şerflendirmişti. Rıhtım Şirketi sahibi Eli Gifre’nin komiserliğindeki koşunun yönetiminde kimler yoktu ki: Baron von Hemstra, Whithall, Paterson, Rees, Walker, Balyozyan… İzmir’de sanki hayat durmuş, herkes birbirinden ünlü atların yarışacağı 11 koşuya dikkat kesilmişti. At yarışı programlarını boy boy yayınlayan İzmir gazetelerinin gündemini işgal eden diğer bir tartışma ise, Konak’ta bulunan Sarı Kışla’nın kaldırılarak yerine park, tiyatro, kütüphane gibi kurumların yapılması gerektiğiydi.

RODOS VE İSTANKÖY'DE
TÜRKLERİN SORUNLARI

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı:

“Rodos ve İstanköy’de yaşayan Türklerin sorunları yeterince bilinmiyor”

Farklı zamanlarda Rodos ve İstanköy’den gelen İzmir’de yerleşik ve ortak dertlerden mustarip Türkler dernekleşmişler. Hem hala adalarda yaşayanların, hem de buradaki Rodoslu ve İstanköylülerin sorunları ile ilgileniyorlar.

Buradakiler için amaç dayanışma. Orada kalan mal ve mülkler için ortak bir hareket gücü kazanma. Adalarda yaşayan Türklerle ilgili kısma gelince orada söyleyecek söz çok. Rodos, İstanköy ve Onikiada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı, “Öncelikle” diyor: “Batı Trakya Türk Azınlığına kıyasla Rodos ve İstanköy’de yaşayan Türklerin sorunları yeterince bilinmiyor. Oysa onlar kültürel kimliklerini korumak istiyorlar. Orada kalan mimari eserlerin varlığı da aynı şekilde. Hepimizin Rodos ve İstanköy’de yaşayan akrabaları var. Hepsi sadık birer Yunan yurttaşı. Ama sorun şu: Kimliği belirleyen en önemli etmen anadildir. Türkçe eğitim veren okul yok. Adalarda yaşayan yaklaşık 6.000 Türk anadilde eğitim hakkından mahrum bırakıldı.”

Bir varmış, bir yokmuş
İTALYAN KIZ OKULU

13 Eylül 1922’de İzmir’i saran yangın, kentin pek çok önemli binasını kül etti. 1923’te açıklanan bilançoya göre yok olan bina sayısı 14 bin civarındaydı. Ancak, bu felaketten şans eseri kurtulan, hemen yanındaki binalar yok olurken ayakta kalmayı başaran binalar da yok değildi. Fransız konsolosluğu, Anadolu Bankası, St. Polykarp Kilisesi gibi…

Yangından hasar görmeden çıkan, mimarisiyle dikkat çeken binalardan biri de İtalyan Kız Okulu’dur. İkinci Kordon’da yanındaki dükkânlar, ön kısımda bulunan Alambra birahanesi, Sporting Kulüp, Cafe de Paris gibi mekânlar alevlere teslim olurken o, dimdik kurtulmayı başardı.

HÜNERLİ ELLER
NERGİS ÇETİN

Beş çayına davet...
Emekli mimar, aynı zamanda “nergismevsimi” adlı bloğun sahibi Nergiz Çetin’in evine konuk olduk bu ay.  Biraz olsun gündemden uzaklaşabilmek için blog yazmaya başlayan Çetin, öncelikle şeker hamurlu pasta ve kurabiyelere,  Ege mutfağına, şerbetlere, vegan vejeteryan ve geleneksel tariflere yer veriyor. Bizim için ise beş çayına uygun bir sofra hazırladı. Takip etmek isteyenler için: nergismevsimi.blogspot.com.tr
Ayın tarifleri...
Ayçiçeği Böreği, Portakallı Cocostar, Çikolatalı Gül Buketi, Çiçek Şehriyeli Salata, Çiçekli Cupcake, Tahin Soslu Kolay Falafel, Reyhan Şerbeti

SİNEMASAL

Masalların gerçeğe dönüştüğü bir ülkede yaşamak dileğiyle…

İzmirli genç yönetmen ve senarist Suat Eroğlu, 100. yılı kutlanan Türk sinemasına, eleştirel bir kısa film hediye etti. “Sinemasal” yedinci sanatın klişelerini mizahi bir dille anlatan, Gezi direnişinden önce çekilmiş olsa da bu ruhla örtüşen, hayatın hiç de masallarda anlatıldığı gibi olmadığına göndermelerle dolu, cesur bir film.

MELODİ SEZENER

 


 
 

 

Sayfa tıklanma sayısı; Günlük:226, Aylık:8739, Yıllık:41637, Toplam:893998. Sitede şu anda 2 kişi bulunmaktadır.

info@izmirlife.com.tr | tel. (232) 446 35 09 - 10 | faks (232) 483 7731

İzmir Life Dergisi T.C. yasalarına uygun olarak yayımlanmaktadır.
Dergide ve veb sitesinde yayımlanan yazı, fotoğraf ve grafiklerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.