derginizi internetten okuyabilirsiniz



Yazarlar
Ayse Perin (Tatari)
Özlem
Avram Ventura
İyilik ve kötülük üstüne
Gülhan Berkman Yakar
İşyerinde giyim kuşam
Günter Soydanbay
Öncü bir kurum: ESHOT
Levent Akgerman
Obama Ala Turca
Burcu Atatür
Tanıdık şeytan!
Resat Kutucular
Savaşarak kaybetmek
Şükran Yücel
Kış Uykusu
Tutku Konuk Altındal
Sosyal medyada nasıl hatırlanmak isterdiniz?
Uluğ Atasoy
Gök, deniz ve kent
Yayın Kurulu
“İlk”ler ve bugünler

 

 

 

 

 
Yayın Kurulu
“İlk”ler ve bugünler
İlklerin şehri İzmir… Pek çok kez yazdık, çünkü hangi alanda bir araştırma yapmaya kalksak bu öncü rol bir biçimde karşımıza çıkıyor. Sporda da öyle. Örneğin Türkiye'de futbol, Levanten ailelerin öncülüğünde, 1877 yılında ilk kez İzmir'de oynanmış. Futbol oynayan ilk Türk yine İzmir'de Selim Sırrı Tarcan. Bu liste uzayıp gidiyor ama bu öncülük bugüne ulaşamıyor. İzmir, çok büyük ciroların döndüğü devamı...

 
KENT REHBERİ
 Festival
 Konser
 Sergi
Mekanlar


Sinema Fragman
IRON MAN 3

Max Maceraları: Dinoterra

AYIN MEKANLARI

Balıkçı Seyit


Balık, bir yemekten daha ötedir… Deniz ister, dost ister, meze ister, en önemlisi özenli sunum ister…
Kordon’da yer alan Balıkçı Seyit, bu bahsettiğimiz detayları bir arada bulabileceğiniz, denize karşı balık keyfi yapabileceğiniz özel bir mekân.

2013 yılında 1. Kordonda açılan mekan, tertemiz, samimi ortamı ile insanın huzur bulacağı, kendisini mutlu hissedeceği bir balıkçı. Mezeleri ile de ön plana çıkan Balıkçı Seyit’in, özellikle içerisinde fındık, ceviz, fesleğen, anason ve peynir karışımından elde edilen anasonlu mezesi mükemmel.

Ispanaklı karides, rizotto, balıkçı usulü kalamar ve kalamar tava ise diğer ön plana çıkan ürünleri. Izgara tava balığın mevsiminde enginarlı ve şevketi bostanlı balık, badenli levrek, ve ekişili balığı ise mutlaka tatmalısınız.

Soğuk Meze: 8
Ara sıcaklar: 22
Salata: 8 TL
Balıklar günlük fiyatlandırılmaktadır.

Atatürk Caddesi 176/A, 1. Kordon Alsancak
Telefon 232.464-2517
532.423-0477

Tereci Gıda

Karşıyaka”daki 5 mağazası ve kahvaltı salonu ile yöresel lezzetleri İzmirlilere sunan TERECİ GIDA, kalitesi ve ilkelerinden ödün vermeden yoluna devam ediyor. Yöresel pazara dönüşen mağazalarında, aklınıza gelebilecek, ülkemizin 7 bölgesine has ürünleri bulmak mümkün.

Açıldığı günden beri tüketicilerin büyük ilgisini çeken mağazalarda temiz giyimli ve son derece saygılı personel ile birlikte rahat alış veriş yapılabilmesi için her imkân sağlanmış. Ürünler tadına bakılarak alınabiliyor, müşterinin damak tadını iyi biliyorlar ve sürekli olarak da bu doğrultuda ürün temin ediyorlar.

Cahar Dudayev Bulvarı 9/A-9/B, Mavişehir Karşıyaka İZMİR
Telefon 232.324-1519



Yakındaki Etkinlikler
Konser - 28-29 Temmuz 
 
Konser - 29 Temmuz 
 
Festival - 19-30 Temmuz 
 
Konser - Haziran Temmuz Boyunca 
 
Sergi - 31 Ağustos´a kadar 
 
Sergi - 16 Eylül´e Kadar 
 
Sergi - 17 Eylül´e Kadar 
 
 İlk Sayfa      Son Sayfa       Şu anda bulunduğunuz sayfa: 1/1

TEMMUZ 2014

İzmir, spor endüstrisinde alt kümede

 

Spor endüstrisi gittikçe devasa boyutlara ulaşıyor. İzmir bu pastadan ince bir dilim dahi alamıyor. Türkiye’de futbolun başladığı

 yer İzmir ama bu öncü rol çoktan unutulmuş. Bu kentte Süper Lig niye hep rüya, büyük spor organizasyonları neden

yapılamıyor ve elbette stadyum tartışması için biraz geç olmadı mı?

Bir sezon daha hayal kırıklığıyla sona erdi. İzmir futbolda makûs talihini bir türlü kıramıyor. Bucaspor Süper Lig’e çıktı

ama tutunamadı. Altınbaş Göztepe’yi satın aldı ama başarı gelmedi. Şu sıra emin adımlarla yürüyen Altınordu umutları

yeşertse de, bu işte topyekûn bir harekete ihtiyaç var. Tek mesele İzmir takımlarının üst lige atlaması da değil.

Biz bu kentin büyük ciroların döndüğü bir pazara dâhil olabilmesini konuşmak istiyoruz. Spor endüstrisine katılan tüm

kentler son sürat koşarken, bizdeki bu kaplumbağa edası ne zaman sonlanacak diye sormak istiyoruz…


Tatarların izinde
Değirmendağı'nda...

İzmir’i İzmir yapan kültürel mozaik ve toplumsal hayatın izleri en çok kentin semtlerini, sokaklarını dolaşırken ortaya çıkıyor. O izler sözlü tanıklıklarla güçleniyor, kapı önü sohbetlerinde çoğalıyor. Bu ay Değirmendağı, yani Bayramyeri’ndeyiz…

İZMİR FESTİVALİ

Quertetto Di Venezia

11 Temmuz -Celsus Kütüphanesi

 Andrea Vio ve Alberto Battiston (keman), Giancarlo Di Vacri (viyola) ve Angelo Zanin’den (viyolonsel) oluşan topluluk, Festival dinleyicilerine doyum olmaz bir oda müziği gecesi yaşatacak. Konserde Beethoven, Wolf ve Brahms’ın eserleri seslendirilecek.

İZMİR AKDENİZ AKADEMİSİ

Pergamon ve denizcilik uydusu Elaia

Helenistik dünyada büyük bir güç olan Pergamon Krallığı’nın başkentindeki çalışmalar antik kentin çeperine doğru yayılıyor. Pergamon’un askeri üssü ve limanı olarak öne çıkan Elaia ise Çandarlı Konteyner Limanı’nın tehdidi altında…

GEZİ: MAGNESİA

Tekin Köyü sınırları içinde, Ortaklar-Söke karayolu üzerindeki antik kent efsaneye göre Thessalia’dan
gelen Magnetler tarafından kurulmuş.

İzmir'in yaratıcılarından

PECHA KUCHA

Türkçe “çene çalmak” anlamına gelen Pechakucha, İzmir’de yaratıcı alanlarda üretimde bulunanların ilham verici hikâyelerini kitlelerle paylaşmaya devam ediyor. Sunumlar sonrası yapılan Hafif Parti’ler ise bol sohbetli ortamıyla İzmirlilerin iş çıkışı saati buluşmaları için cazip bir bahane…

Karikatürün Oscar'ları

“Karikatür toplumların vicdanıdır”

Uluslararası Aydın Doğan Karikatür Yarışmasında dereceye giren eserlerin büyük bölümü savaş ve şiddetin dünyayı nasıl olumsuz etkilediğini ve insanlığın acımasız şartlarda verdiği yaşam mücadelesine vurgu yapıyordu. Brezilya’dan, İran’a, Polonya’dan Türkiye’ye özellikle orta sınıfların sokaklara taşan tepkisine hükümetlerin ve polislerin verdiği sert tepki çizgilerde fazlasıyla yer bulmuştu.

TAHTACILARDA

ÖLÜ GÖMME GELENEĞİ


"Tahtacıların ölü gömme geleneğinde, Şaman kültürü son derece belirgin olarak kendini gösteriyor. Bu öyle bir saygı ki vefat eden kişi, sanki “öbür dünyaya/yaşama” buradaki gibi gitsin isteniyor. Cenaze tabuta konulurken, tabutun içine çapraz biçimde herkesin evinde olan, ölümlük yorgan da denilen, bir yorgan serilir. Tabuta kişinin yastığı da konur. Çapraz konulan bu yorganla, vefat eden kişi, tıpkı bir bebek gibi sarılır. Sanki ilk doğum haline geri dönmüş gibidir.
 
 
 

100. Yılında Batı Anadolu'da Rum tehciri

Balkan Savaşı felaketinin yarattığı deprem Osmanlı Devleti’nin kimliğini geri dönülemez şekilde etkiledi; 2. Meşrutiyet’in ilanı sonrasında güçlenen milliyetçi eğilimleri beslediği gibi, Meşrutiyet’in kurtarıcı ve kurucu sıfatını üstlenen İttihat ve Terakki’nin, Makedonya’da olduğu gibi Trakya ve Anadolu’da Müslüman Türklerin geleceği yönündeki kaygılarını artırdı. Edirne Bulgaristan’ın, Adalar Yunanistan’ın işgaline uğramış; düşman artık çok daha yakına gelmişti. İttihatçılara göre öncelikle bu iki sorun çözülmeliydi.  Ayrıca Balkan Savaşı’nı izleyen aylarda Anadolu topraklarına sel gibi akan ve sayıları 340 bine yaklaşan Balkan muhacirinin iskânı, acil ihtiyaçlarının karşılanması ve onlara bir gelecek kurulması sorunu bir dağ gibi masada duruyordu.

İZMİR FESTİVALİ

Marhta Graham Dans Topluluğu 17 Temmuz Perşembe-Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu
“Dansın Picasso”su kabul edilen, 20’nci Yüzyıl’ın en önemli koreograflarından Martha Graham’ın kurduğu dans topluluğu yıllar sonra yeniden İzmir Festivali’nde…

A.Nedim Atilla
Gastronominin nobeli peşinde

Gezegenimizin her bir köşesinde yemek yarışmasından bol bir şey yok. Yıllarca bol keseden altın madalyaların dağıtıldığı, ciddiyeti tartışmalı, hatta yersiz böbürlenmelere de vesile olan aşçı yarışmalarından sonra; nihayet  ‘Gastronominin Nobel ödülleri’ ya da “Oscarları” denilen Bocuse d’Or yarışmasına, bir Türk ekibinin katılması mutfağımızın geleceği açısından gerçekten çok önemliydi.

ŞEHRİN DÖRT YANINDA

KÜÇÜK PARKLAR

Yabancı ülkelerin parklarına bakıyoruz. Hep daha yeşil ve toprağın o her yağmur sonrasında size huzur veren kokusunu daha çok duyduğunuz alanlar olarak tasarlanmış. Bizimkilerde ise mutlaka kilit taşlı, beton alanlar var hala… Yeşilden, ağaçların yarattığı gölgelikler yerine suni tenteler ile sağlanan gölgelikler… Halkın tercihi mi bu? Aman, ayaklarımız çamurlanmasın diye mi istiyoruz parklardaki kırmızılı grili kilit taşlı yolları. Peki, öyle olsa bile daha az tutulamaz mı bu beton alanlar…

YUNANLI YAZAR
SPİROS GOGOLOS

“Eski İzmirliler her yerde”

Biri “Smyrna’nın Sonu” kitabının yazarı Fransız tarihçi, diğeri imparatorluğun kozmopolit kentlerini anlattığı romanıyla tanıdığımız Yunanlı yazar Spiros Gogolos… Onlarla Osmanlı döneminin çok uluslu İzmir’ini konuştuk. Gogolos’un söylediği gibi milli başkentler kozmopolit kentleri öldürdü ama eski İzmirliler her yerde.

 

LİF SANATÇIMIZ
Sühandan Özay Demirkan

Yurtdışında ülkemizi tanıtan bir lif sanatçısı var.  Hem de kentimiz İzmir’de yaşıyor. Onun sergi aktörleri ipler, kumaşlar ve kâğıtlar.  Tasarladığı ayakkabı ve giysi heykeller dünyanın dört bir tarafını geziyor.  O heykel gibi ayakkabılar, resim gibi kıyafetler, örgü tablolar yapıyor.  Malzemeleri sınırsız: bin bir çeşit iplik, kumaş, deri ve kâğıt.  Tekniği: Örme, kesme ve dikme.  Duygusal malzemeleri:  Dorumluluk, Disiplin, Bağlılık Düşünsel Malzemeleri:  Akıl, Hesaplama, Uğraş Verme, Özgün bir dil yaratma, Deney ve Serüven.  Dünyaya, yaşama ait bir yerlerden, bir şeylerden çıkarak sanat üretmek.

 

SU GÜLDEMİR

Kendi hayal gücünün esrarengiz serüveninde bir sanatçı

Su Güldemir, 7 no’lu Atölye Su Art & Desing Galerisi’nde eserlerini geçen yıldan beri Alaçatı’da sergilemeye başladı.  New York Parson's Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü mezunu olan Su Güldemir’ in organize ettiği, farklı galerilerde çalışmaları sergilenen ressamların eserlerini yüzde yüz ipek kumaş üzerine işleyerek hazırladığı kimonoların sergilendiği bir defileydi.

Japonya'ya özgü yöresel kıyafetler olan kimonolarından oluşuyordu.  Genç tasarımcı Su Güldemir 17 parçadan oluşan tasarımlarını genç ressamlar Aslı Canpolat ve Başak Cankeş’in resimlerini bu kimonolar üzerine yüzde yüz ipek kumaş üzerine işleyerek aplike etmişti.  Defile Japon ezgileri eşliğinde modern dans gösterisi sunuldu.

 

 

Konak Meydanı'nın Mimarı

Ersen Gürsel

 “Doğaya, kültürel ve yapılı çevreye saygılı mimarlık”

Ersen Gürsel’e; Mimarlar Odası tarafından bu yıl on dördüncüsü düzenlenen Ulusal Mimarlık Ödülleri Seçici Kurulu tarafından “Mimar Sinan Büyük Ödülü” verildi.

İzmir Konak Kent Merkezi ve Çevresi düzenlemesini yapan, Bodrum kent merkezinde çevre düzenlemesine halen devam eden, Ege ve Akdeniz’de turizm alanındaki uygulamaları ile bilenen Ersen Gürsel ile bir araya geldik hem Ahmet Piriştina’yı andık, hem insana, çevreye, var olan dokuya, kültüre saygılı mimari çözümlerin nasıl olabileceğini, İstanbul’da plânlanan mega projelerin karar aşamalarını konuştuk.

ÖNDER KÜÇÜKERMAN
"İzmir'in havası
menta likörü gibidir"

 Önder Küçükerman; Türkiye’nin öncü endüstriyel tasarımcılarından biri… Paşabahçe’de uzun yıllar baş tasarımcı olarak görev yaptı. Hepimizin evinde onun tasarladığı bir ürün mutlaka vardır. Prof. Önder Küçükerman eşinin tabiriyle 74 tane makine yağı kokan kitaptan sonra insan kokan, İzmir kokan, filiskin, levantin kokan, Karşıyaka kokan bir kitap yaptı. Önder Küçükerman ‘ın şimdilerde görev yaptığı Haliç Üniversitesi Kağıthane Kampüsünde bir araya geldik, İzmir ve çevresinde çektiği fotoğrafları ve o günlerin İzmir’ ini, bugüne yansıyan izlerini konuştuk.

Sinema Cenneti İzmir (34)
BORNOVA SİNEMALARI

Bu ay sinema dostlarına, Bornova'nın yakın zaman kadar faaliyetini sürdüren belki de en önemli yazlık sineması "Hayat"tan söz etmek istiyorum.

İzmir sinema tarihine baktığımızda adı "Hayat" olan üç sinema görülür. Bunlardan ilki Alsancak semtinde, Hocazade Camii’nin karşısına düşen yapı adası içinde yer alan yazlık sinemadır. Aynı adı taşıyan ikinci sinema ise Çimentepe semtindedir.

Üçüncü Hayat Sineması ise bu bölümde konu edindiğim ve Bornova’da yakın yıllara kadar faaliyetini sürdüren yazlık sinemadır.

İNGİLİZ TARİHÇİ
PHİLİP MANSEL

“İzmir hem Türkiye’ye ait, hem değil”
Saray ve hanedan tarihçisi İngiliz yazar Philip Mansel, Haziran ayında İzmir’deydi. “Levant, Akdeniz’de İhtişam ve Felaketler” adlı kitabıyla İzmir, İskenderiye ve Beyrut üzerinden Levanten şehirlerin tarihini inceleyen Mansel ile tarihte bir yolculuğa çıktık.

HÜNERLİ ELLER

Ruşen İlkmen'den kaybolmuş lezzetler

Doğma büyüme Alaçatılı ve Ot Festivali’nin yaratıcılarından Ruşen İlkmen, “Neno’nun Mutfağı” adlı bir yemek kitabının hazırlığı içinde. Hal böyle olunca kitap çıkmadan yanına gidelim, birkaç tarifi önceden alalım istedik. 1800’lü yıllarda yöreye gelen ilk mübadillerden babaannesi Kamile Çağman’dan öğrendiği kaybolmuş lezzetleri kitaplaştıracak olan İlkmen, İzmir Life için de Boşnak mutfağı ağırlıklı kapsamlı bir mönü hazırladı.

Potoplika, Obaruşa, Ribitsa, Tikvanik (Kabak Böreği), Haçarli, Soka (Sütlü Biber Turşusu) tarifleri mükemmel…

 
 

 


 
 

 

Sayfa tıklanma sayısı; Günlük:90, Aylık:7479, Yıllık:68900, Toplam:921261. Sitede şu anda 2 kişi bulunmaktadır.

info@izmirlife.com.tr | tel. (232) 446 35 09 - 10 | faks (232) 483 7731

İzmir Life Dergisi T.C. yasalarına uygun olarak yayımlanmaktadır.
Dergide ve veb sitesinde yayımlanan yazı, fotoğraf ve grafiklerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.