OCAK2020
KÖKLER: SOYERLER
Kurtuluş'tan kuruluşa Soyerler Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasına, cumhuriyetin kurulmasına, Hatay’ın Türkiye topraklarına katılmasına, birçok kentin imarına, 1961 Anayasası’na, sosyal ve ekonomik yaşamın canlanmasına atılan ilmeklerden biri; soyadını Atatürk’ün verdiği Soyerler. 1071 Malazgirt Savaşı’ndan bir yıl sonraya dek okuyabildikleri kökenleri; kurtuluş ve batılılaşma mücadelelerinde kazılı. Yalova Kaplıcalarını imar eden, Bursa Valiliği döneminde "Yeşil Bursa" imgesini canlandıran, Nazım Hikmet’i Bursa Cezaevi’nde ziyaret eden, Hatay’ın ilk valilerinden, CHP Niğde milletvekillerinden Şefik Refik Soyer; CHP Niğde Milletvekilliği yapan kardeşleri İbrahim ve Ruhi Soyer, yurt sevgisi mirasını gelecek kuşaklara bırakmış. Soyerlerin yaşam çizgisini, cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak belirlemiş. Şefik Soyer'in oğlu, "Bay Cumhuriyet" Dündar Soyer, 1950’lerde Sındırgı Kaymakamı iken; okuma yazma bilmeyen çocukların gittiği o Kuran kursunu kapattırmasa, sürgün edilmese, Demirel’e, Özal’a muhalefet bayrağı açmasa, bu ailenin yaşam öyküsü başka türlü olurdu. Dündar Soyer "Cumhuriyet’le Adım Adım Olaylar, Anılar" kitabında, anılarını aile ve Türkiye tarihiyle bütün halinde anlatıyor. Ailenin köklerini, Oğuz Türklerinin, Orta Asya’dan Niğde’ye gelen kolu Beyat aşireti belirliyor. 1072'ye kadar tüm kuşakların adları, lakapları ve doğum tarihleri biliniyor. Niğde’de yaşadıkları Paşa kapısı Mahallesi adını, büyük dedelerinden Murat Paşa’nın yaptırdığı, kendi adını taşıyan camiden alıyor. 1661’de Murat Paşa’nın ölümünden sonra oğlu Ali Paşa bu külliyeye babasının türbesiyle bir hamam ve çeşme yaptırıyor.
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
Eylül/Ekim 2025 sayısında neler vardı göz atın!
AYIN MEKANLARI GÜL KEBAP

İşte istisna mekânlardan biridir Gül Kebap... Kuruluş tarihi 1949. Gül Kebap’ın özelliği sadece “iyi köfte” yapıyor olması değil. Gül Kebap yetmiş altı yıldır aynı yerde ve dördüncü kuşağın yönetiminde. “Sefer tası” misali üç katlı daracık mekânında müdavimlerinin vazgeçemediği adres. Hayranlık uyandıracak bir çaba değil midir bu? İşini, kalitesini koruyarak yapan tam bir aile işletmesi… Kurucu Mehmet Ali Gülgeze, Girit’in üçüncü büyük şehri Resmo’dan İzmir’e göçle gelmiş. Çanakkale’de savaşmış. Bayrağı, ikinci kuşak oğulları Mustafa ve Muhsin Gülgeze devralmış… Ardından torun Hüsnü Gülgeze. Ve bugün dördüncü kuşak Hüsnü’nün oğlu Burak Muhsin işin başında. “Bir Kemeraltı klasiği” olarak Gül Kebap, esnaf lokantası köfteciliğini ilk günden bugüne değişmeyen formül ve sunum geleneğiyle tavizsiz sürdürüyor.

FİLİBELİ HAN

Filibeli Han Eski İzmirlilerin hatıralarındaki Şükran Oteli, özenli bir yenileme süreci sonrasında sahiplerinin soyadını alan "Filibeli Han" Kemeraltı Çarşısı'nın yeni cazibe merkezi olarak hizmete açıldı. Günümüz ihtiyaçlarına uygun yiyecek içecek mekanlarının yer aldığı Filibeli Han'ın üst katı da keşke çeşitli el sanatları üretiminin yapıldığı atölyelere açılsa... Bizim dikkatimizden kaçmış olabilir ama binanın kısa bir tarihinin yabancı dilleri de kapsayacak şekilde bir köşede yer alması çok doğru olurdu diye düşünüyoruz.

BOŞNAKYA

Boşnakya Filibeli Han'ın yan sokağa açılan çıkışında sevimli olduğu kadar lezzetli ürünler sunan "Boşnakya" isimli bir mekan var. Kıymalı Boşnak böreği, peynirli, patatesli ve patlıcanlı börekler, yaprak sarma ve haşhaşlı börek gibi lezzetlerin ağız sulandırdığı mekanda demli bir çay veya reyhan şerbeti yanında poğaçalar ve harika tatlılar deneyebilirsiniz.Antakya'nın çıtır kabak ve kömbesi, bougatsa Selanik tatlısı, medovik Rus pastası, triliçe tatlıları sizi bekliyor. Cuma günleri menüye mantı da ekleniyor. Boşnakya'ya uğramayı ihmal etmeyin.