OCAK2022
MAVİ YOLLAR
İzmir'in mavi yolları Bu ay yeni bir yazı dizisine başlıyoruz. Konumuz İzmir’in bisiklet yolları… Artıları ve eksileri ile bu mavi yollar hayatımıza neler getirdi? Bisiklet kullanımına katkısı ne oldu? Elimden geldiğince sizler için incelemeye çalışacağım. Ama önce, bisikleti 1950'li yıllardan itibaren bir yaşam şekline dönüştüren Hollanda'dan biraz bahsetmek istiyorum. Böylece İzmir’in bisiklet yollarında gördüğümüz eksiklere biraz da iyimser ve umut dolu gözlerle bakabiliriz. İkinci Dünya Savaşı sırasında tamamen yıkılan şehirlerini yeniden inşa eden Hollandalılar ekonomi politikaları sayesinde kısa zamanda yüksek bir gelir seviyesine ulaştılar, bu da şehirlerdeki araba sayısının hızla artmasına neden oldu. Bir süre sonra baş gösteren park yeri sıkıntısı o kadar yüksek boyutlara ulaştı ki yeşil alanlarını yok edip otopark yapmaya başladılar. Trafikte bu kadar çok arabanın olması beraberinde trafik kazalarını da getirdi, 1972 yılında 3000 kişi trafik kazalarında hayatını kaybederken bunların büyük çoğunluğu sokakta oyun oynayan çocuklardı. Çocuk ölümlerinin artması “Stop de Kindermood” çocuk ölümlerini durdurun hareketini başlattı. 1973 yılında başlayan petrol krizi 3 milyon araca sahip Hollanda için değişimi ilk tetikleyen unsurlardan bir tanesi oldu. Pazar günleri araçların trafiğe çıkışı uzun bir süre yasaklandı. Binecek araç bulamayan Hollandalılar bisiklete yönelmeye başladı. Lahey ve Tilburg bisiklet yolları yapılan ilk şehirler oldu. Bisiklet yollarının bisiklet kullanımı 3’te 2 oranında arttırdığı söyleniyor. Bugün Hollanda bir bisiklet ülkesi, şehir merkezleri dışında 6 bin kilometre bisiklet yolları var.
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
Eylül/Ekim 2025 sayısında neler vardı göz atın!
AYIN MEKANLARI GÜL KEBAP

İşte istisna mekânlardan biridir Gül Kebap... Kuruluş tarihi 1949. Gül Kebap’ın özelliği sadece “iyi köfte” yapıyor olması değil. Gül Kebap yetmiş altı yıldır aynı yerde ve dördüncü kuşağın yönetiminde. “Sefer tası” misali üç katlı daracık mekânında müdavimlerinin vazgeçemediği adres. Hayranlık uyandıracak bir çaba değil midir bu? İşini, kalitesini koruyarak yapan tam bir aile işletmesi… Kurucu Mehmet Ali Gülgeze, Girit’in üçüncü büyük şehri Resmo’dan İzmir’e göçle gelmiş. Çanakkale’de savaşmış. Bayrağı, ikinci kuşak oğulları Mustafa ve Muhsin Gülgeze devralmış… Ardından torun Hüsnü Gülgeze. Ve bugün dördüncü kuşak Hüsnü’nün oğlu Burak Muhsin işin başında. “Bir Kemeraltı klasiği” olarak Gül Kebap, esnaf lokantası köfteciliğini ilk günden bugüne değişmeyen formül ve sunum geleneğiyle tavizsiz sürdürüyor.

FİLİBELİ HAN

Filibeli Han Eski İzmirlilerin hatıralarındaki Şükran Oteli, özenli bir yenileme süreci sonrasında sahiplerinin soyadını alan "Filibeli Han" Kemeraltı Çarşısı'nın yeni cazibe merkezi olarak hizmete açıldı. Günümüz ihtiyaçlarına uygun yiyecek içecek mekanlarının yer aldığı Filibeli Han'ın üst katı da keşke çeşitli el sanatları üretiminin yapıldığı atölyelere açılsa... Bizim dikkatimizden kaçmış olabilir ama binanın kısa bir tarihinin yabancı dilleri de kapsayacak şekilde bir köşede yer alması çok doğru olurdu diye düşünüyoruz.

BOŞNAKYA

Boşnakya Filibeli Han'ın yan sokağa açılan çıkışında sevimli olduğu kadar lezzetli ürünler sunan "Boşnakya" isimli bir mekan var. Kıymalı Boşnak böreği, peynirli, patatesli ve patlıcanlı börekler, yaprak sarma ve haşhaşlı börek gibi lezzetlerin ağız sulandırdığı mekanda demli bir çay veya reyhan şerbeti yanında poğaçalar ve harika tatlılar deneyebilirsiniz.Antakya'nın çıtır kabak ve kömbesi, bougatsa Selanik tatlısı, medovik Rus pastası, triliçe tatlıları sizi bekliyor. Cuma günleri menüye mantı da ekleniyor. Boşnakya'ya uğramayı ihmal etmeyin.