KASIMARALIK2024
ÇEVRECİ DUBALAR
UNDP, “denizin akciğerleri”nin korunmasına destek oluyor Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’na yeni yerleştirilen 50 adet tekne bağlama şamandırası, yerel deniz çayırlarını istilacı deniz üzümünden koruyor. Deniz üzümü masum görünmekle birlikte, Akdeniz’de yerel biyoçeşitliliği bozan istilacı bir tür. Oksijen üretme ve dostane su altı yaşam alanları yaratma kabiliyeti nedeniyle “denizin akciğerleri” olarak bilinen Neptün deniz çayırları için de özel bir tehdit oluşturuyor. Tekne çapaları deniz tabanında sürüklenirken yerel deniz çayırlarını parçaladığında, deniz üzümü bu boşalan yerlere yerleşiyor. Bu tehdide karşı Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) bugün, çok çeşitli istilacı yabancı türlerle mücadele etmek için tasarlanmış geniş kapsamlı bir alan yönetim planı kapsamında, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’na kurulan 50 adet tonozlu şamandıradan oluşan beş tonluk sistemi resmen hizmete soktu. Tekne sahipleri artık deniz çayırlarına çapa atmak yerine teknelerini şamandıralara bağlayarak demirlemeye teşvik ediliyor. UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, “Sağlıklı ekosistemler, deniz üzümü gibi istilacı türler tarafından bozulabilen ve bozulması halinde feci sonuçlara yol açabilen hassas bir dengeye sahip. Ayvalık’taki ve diğer denizel alanlardaki çabalarımızın amacı, doğal dengeyi sürdürülebilir bir şekilde yeniden sağlamak” dedi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Kadir Çokçetin, “Bu tekne bağlama sistemi, denizel biyoçeşitliliğin korunması ve deniz turizminin çevresel sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından model bir uygulama niteliğindedir. Bu yeni sistemin kullanımı ile alandaki deniz çayırı tahribatının yüzde 50 oranında azaltılmasını hedefliyoruz” dedi.
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
Eylül/Ekim 2025 sayısında neler vardı göz atın!
AYIN MEKANLARI GÜL KEBAP

İşte istisna mekânlardan biridir Gül Kebap... Kuruluş tarihi 1949. Gül Kebap’ın özelliği sadece “iyi köfte” yapıyor olması değil. Gül Kebap yetmiş altı yıldır aynı yerde ve dördüncü kuşağın yönetiminde. “Sefer tası” misali üç katlı daracık mekânında müdavimlerinin vazgeçemediği adres. Hayranlık uyandıracak bir çaba değil midir bu? İşini, kalitesini koruyarak yapan tam bir aile işletmesi… Kurucu Mehmet Ali Gülgeze, Girit’in üçüncü büyük şehri Resmo’dan İzmir’e göçle gelmiş. Çanakkale’de savaşmış. Bayrağı, ikinci kuşak oğulları Mustafa ve Muhsin Gülgeze devralmış… Ardından torun Hüsnü Gülgeze. Ve bugün dördüncü kuşak Hüsnü’nün oğlu Burak Muhsin işin başında. “Bir Kemeraltı klasiği” olarak Gül Kebap, esnaf lokantası köfteciliğini ilk günden bugüne değişmeyen formül ve sunum geleneğiyle tavizsiz sürdürüyor.

FİLİBELİ HAN

Filibeli Han Eski İzmirlilerin hatıralarındaki Şükran Oteli, özenli bir yenileme süreci sonrasında sahiplerinin soyadını alan "Filibeli Han" Kemeraltı Çarşısı'nın yeni cazibe merkezi olarak hizmete açıldı. Günümüz ihtiyaçlarına uygun yiyecek içecek mekanlarının yer aldığı Filibeli Han'ın üst katı da keşke çeşitli el sanatları üretiminin yapıldığı atölyelere açılsa... Bizim dikkatimizden kaçmış olabilir ama binanın kısa bir tarihinin yabancı dilleri de kapsayacak şekilde bir köşede yer alması çok doğru olurdu diye düşünüyoruz.

BOŞNAKYA

Boşnakya Filibeli Han'ın yan sokağa açılan çıkışında sevimli olduğu kadar lezzetli ürünler sunan "Boşnakya" isimli bir mekan var. Kıymalı Boşnak böreği, peynirli, patatesli ve patlıcanlı börekler, yaprak sarma ve haşhaşlı börek gibi lezzetlerin ağız sulandırdığı mekanda demli bir çay veya reyhan şerbeti yanında poğaçalar ve harika tatlılar deneyebilirsiniz.Antakya'nın çıtır kabak ve kömbesi, bougatsa Selanik tatlısı, medovik Rus pastası, triliçe tatlıları sizi bekliyor. Cuma günleri menüye mantı da ekleniyor. Boşnakya'ya uğramayı ihmal etmeyin.