ARALIK2021 Zekeriya Şimşek
15 Dakikalık İzmir
15 Dakikalık İzmir Herkesin birbirini tanıyıp selamlaştığı, komşulara ziyarete gidildiği, çocukların sokakta güvenle oynadığı mahalle kültürümüz tarih olmuşsa da bizim dışımızdaki dünya bir başka dönüyor… “15 dakikalık şehir” uygulamaları dünya şehirlerinin sürdürülebilirlik seçimi olarak gündemde! Paris’te, New York’ta, Milano’da, Madrid’te, Ottowa’da, Seattle’da, Melbourne’da, İrlanda şehirlerinin tümünde… Nedir 15 dakikalık şehir? Mottosu “yakınlar şehri.” Fikir babası Sorbonne Üniversitesi profesörlerinden Carlos Moreno. Fikrin tarihçesi, 1920’lerde, ABD’li şehir planlamacısı Clarence Perry’nin şemasına dayanmakta: “Bir şehirliye mutluluk veren unsurlar; iyi koşullarda yaşamak, hayatını geçindirecek kadar para kazanmak, eğitim almak ve boş zaman. Yaşam kalitesini artırabilmek için tüm bu unsurlara erişim süresini kısaltmak gerekiyor.” Carlos Moreno, Ted Talk’taki konuşmasında projesini şöyle özetliyor: “Şehirler, 15 dakikalık yürüyüş veya bisiklet sürüşü mesafesinde yeniden tasarlanmalı. İnsanlar, şehir deneyiminin özünü oluşturan şeyleri en kısa sürede deneyimleyebilmeli: İşe, barınacak bir yere, besine, sağlık hizmetlerine, eğitime, kültüre ve serbest zamana erişebilmek... Modern şehirlerin fonksiyon bozukluklarını ve rezilliğini kabul edişimiz tepe noktasına ulaştı. Bunu değiştirmeliyiz. Adalet uğruna, kendi iyiliğimiz uğruna ve iklim uğruna değiştirmek zorundayız... 15 dakikalık şehirlerin yapı taşları olan dört yol gösterici ilke çevresinde, şehirleri yeniden düşünüp taşınmalıyız. Birincisi, yeşil ve sürdürülebilir bir şehir için ekoloji. İkincisi, indirgenmiş mesafeler ve diğer aktiviteler için yakınlık. Üçüncüsü, insanlar arasında bağ kurmak için dayanışma. Son olarak, vatandaşları muhitinin dönüşümüne etkin şekilde dâhil etmeliyiz yani katılım. Beni yanlış anlamayın, şehirlerin kırsaldaki köylere dönüştürülmesi adına ava çıkmadım. Şehir hayatı canlı ve yaratıcıdır. Şehirler, ekonomik dinamizm ve inovasyon yerleridir. Ancak şehir yaşamını daha keyifli, atik, sağlıklı ve esnek hâle getirmeliyiz. Bunu yapmak için herkesin -gerçekten herkesin hem şehir merkezinde yaşayanların hem de varoşların- yakınlık dâhilinde tüm temel hizmetlere erişimi olduğundan emin olmalıyız... 15 dakikalık şehrin üç temel özelliği olmalı: Birincisi, şehrin ritmi insanları izlemeli, arabaları değil. İkincisi, her bir metrekare farklı bir amaca hizmet etmeli. Son olarak, mahalleler sürekli başka yerlere seyahat etmeden içinde yaşayabileceğimiz, çalışabileceğimiz ve başarılı olabileceğimiz şekilde tasarlanmalı.” 15 dakikalık şehir, sakinlerinin tüm günlük ihtiyaçlarını yürüyerek ya da bisikletle karşılayabileceği şehircikler... Çocuğunuzu okula mı götüreceksiniz? En çok 15 dakikalık mesafede. Doktora mı gideceksiniz? Köşeyi dönün klinik hemen karşınızda. Güzel bir restoranda yemek mi istiyorsunuz? Hemen şuracıkta... Amaç, şehir sakininin ihtiyacı olan yaşama, çalışma, tedarik etme, öğrenme ve eğlenme faaliyetlerine 15 dakikalık bir alan içinde erişimini sağlamak. Carlos Moreno’nun gündeme getirdiği uygulama, pandemiyle birlikte mahalleyi cazibe merkezine dönüştürdü. Pek çok kişi evden çalıştı, muhitini tanımayanlar yakın çevrelerini öğrendi, komşularıyla kaynaşmaya başladı. Kısacası, yerelliği keşfettik! Carlos Moreno, pandemi sonrası mekanik şehir hayatına geri dönüşün asla olmayacağını söylüyor ve 15 dakikalık şehir uygulamasının dünya şehirlerinin “sürdürülebilir kentsel dönüşüm modeli” olacağında iddialı. Bazı psikologlar 15 dakikalık şehirlerin yaratacağı aidiyet duygusunun insanları daha mutlu edeceğini, pandemi gibi olağanüstü şoklara karşı dirençli olmamızı sağlayacağında hemfikirler. Şüpheciler ise böyle bir şehir planlamasının sosyal kamplaşmaları keskinleştireceği, eşitsizlikleri artırabileceği görüşündeler... 15 dakikalık şehirler, hızla çoğalacak gibi görünüyor… İzmir’de olabilir mi? İyiden, doğrudan ve güzelden yana bir dünyada ve İzmir’de buluşmak dileğiyle… Gönlünüzce bir 2022 olsun…
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
Kasım/Aralık 2025 sayısında neler vardı göz atın!
AYIN MEKANLARI PRIMO

Konak Pier’deki yeni İtalyan Primo İzmir’in en önemli gastronomi merkezlerinden Konak Pier, yepyeni ve renkli bir restoranı daha kucakladı. Denize uzanan tarihi dokuda kapılarını açan “Primo”, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu İzmir’e taşıdı. Birbirinden lezzetli pizzaları, makarnaları, rizottoları, etleri, salataları ve muhteşem manzarasıyla müşterilerini ağırlayan “Primo”, şarapları, limoncellosu, kokteylleri ve diğer içkileriyle de konuklarına keyifli saatler sunuyor. İtalya Como’da 16 yıl çalışan şef Ertunç Özdemir’in mutfağı, “Primo” ziyaretçilerini adeta İtalya’ya götürüyor ve Napoli, Roma, Milano ruhunu İzmir’de yaşatıyor. Gazeteci Osman Gençer ile kardeşi Hakan Gençer ve oğlu Arman Gençer’in birlikte açtıkları “Primo”, her gün saat 12.00 ile 22.00 arası hizmet veriyor. “Primo”, kalitesinin yanında fiyat dengesiyle de dikkat çekiyor. Açıldığı ilk günden itibaren b...

[Devamını Oku...]

MARDARINN

Mandarinn Son yıllarda doğal güzelliklerinin yanı sıra zengin gastronomi seçenekleri ile öne çıkan İzmir’in Karaburun ilçesi, bu alanda önemli bir başarıya imza attı. Yerel lezzetleri çağdaş yorumlarla buluşturmak amacıyla 2022 yılından bugüne hizmet veren Mandarinn Karaburun, uluslararası gastronomi rehberlerinden Gault & Millau 2026 tarafından “Gourmet Table – Chef Restaurant” kategorisine alındı. Bu seçkiyle birlikte Karaburun’dan ilk kez bir restoran, uluslararası bir gastronomi rehberinde yer almaya hak kazandı. Karaburun'un kimliğini taşıyan mutfak Hilmi Akyol ve Özer Koçak tarafından, ilçenin doğallığını ve sürdürülebilirlik anlayışını merkezine alarak 2022 yılında kurulan kurulan Mandarinn Karaburun, mutfağını Şef Gökhan Altay liderliğinde şekillendiriyor. Restoranın mutfak anlayışı; deniz ve kara ekosistemlerinin sunduğu çeşitliliği menüye yansıtan bütüncül bir bakış üze...

[Devamını Oku...]