Bulunduğu sayı belirtilmemiş. Arzu Berk
Kurum Kültürü: Gardırop Yönetimi / (Wardrobe Engineering)
Son birkaç aydır kurum kültürü üzerine odaklandım ve okuyuculardan gelen geri bildirimlerle bu ayki yazımı kıyafet seçimi üzerine yazmak istedim. Yazılı olsa da olmasa da giyim tarzı çok önemli bir kurum değeri. Dayanışma, iletişim, yaratıcılık, mükemmellik kadar önemli!. Çalışanlarımızın giyim tarzı, kişisel bakımı gerek içeride gerek dışarıda kurumun duruşunu birebir yansıtıyor. Son 10 yılda giyim ve kişisel bakım davranışları oldukça değişti, artık geçmiş yıllara kıyasla daha esnek. Birçok kurum kıyafet yönetmeliği hazırlayıp, çalışanları ile paylaşsa da birçoğu bu kararı çalışanlarına bırakıyor. Çalışanlarının kurumun duruşunu anlayarak o tarza uyum sağlayacağına inanıyor yada serbest tarzın motivasyonu ve yaratıcılığı desteklediğine inanıyor, ki bazı sektörlerde bu son derece de doğru işliyor. Konu, üzerinde biraz konuşulduğunda hassasiyet oluşturabildiği için, ki zaman zaman kısıtlama olarak algılanabiliyor. Gardırop Mühendisliği tam da bu konuya dikkat çekiyor. Kavramın detaylarına girmeden kişisel gözlemlerimi ve deneyimlerimi paylaşmak istiyorum. Satıştan, iletişime, pazarlamadan, üretime, TV programlarından, TEDeX programına bir çok platformda farklı sunumlar yaptım. Her biri birbirinden farklı giyim tarzları gerektiriyordu. Kimi yerde şık bir takım elbise, döpiyes tercih ederken kimi yerde daha rahat kıyafetleri kullandım. Giyim tarzınının, saçın, dozunda makyajın, karşınızdaki hedef kitleye göstereceğiniz saygıyla direk ilintili olduğuna inandım hep. Rol modellerim de öyleydi. Üniversite’de öğrenci, kamu da bürokrat, kurum içinde kuruma uygun kodları oluşturmakta zamanla çok yol aldım ve oldukça da kolay olduğunu keşfettim. Üstelik çok da para harcamadan yapabiliyorsunuz. Öte yandan üretimde çalışıyorsanız önce kendinizi düşünmeniz gerekiyor. İşin içine iş sağlığı, emniyeti ve her şeyden önce sizin kişisel güvenliğiniz girince, saçınızın açık olması, uzun kolye takmanız, topuklu ayakkabı sağlığınızı riske atacak ve tehlike oluşturacak konuların sadece birkaçı. Hareketli aksamdaki bir makinaya saçın veya kolyenin takılması, ayağın burkulması önce sizi olumsuz etkileyecek. Olur mu canım dediğiniz duyar gibiyim ama deneyimle sabittir! Bu hem erkek hem de kadın çalışanlar için geçerli. Güvenlik cinsiyet ayrımı yapmıyor... Kamu, banka, ulusal, uluslararası birçok kurumun farklı giyim kodları bulunuyor. Son yılların en önemli kurum eğitimleri arasında da yer alıyor artık. “Kişisel bakım, imaj ve marka” eğitimlerinde kadınlar için saç, makyaj, etek boyu, dekolte, ayakkabılardaki topuk ve kıyafet seçimi yer alırken, erkeklerde takım elbise kumaşı ve rengi, gömlek, kravat, kemer ve ayakkabı uyumunun yanı sıra tıraş, bıyık veya sakal ön plana çıkıyor. Bu eğitimler sadece giyim tarzının da ötesine geçerek nezaket kurallarını da kapsayabiliyor. Bir diğer önemli konu ise ağır kokulu parfümün veya tıraş losyonlarının tercih edilmeyerek, ağız ve vücut sağlığına dikkat edilmeli, kötü kokulardan da kaçınılmalıdır. Gardırop Mühendisliği kavramı ilk olarak John T.Molloy tarafından, imaj yaratma sürecinde doğru kıyafetlerin ve aksesuarların seçilmesi olarak kullanılmıştır. Kavram daha sonra William Thourlby, Jacgueline Thompson, Emily Cho ve daha başka birçok imaj danışmanınca ele alınmıştır. Danışmanlar her konuda tümüyle birbirleriyle örtüşen, ortak fikirlerde birleşmemekle beraber, yine de bazı temel noktalarda ortak bir platformda yer almaktadır. Şimdi makalede öne çıkan noktaları paylaşacağım; - Çalışılmak istenen şirketin kurum kültürü ile imajına uygun giyim tarzı ve genel görünüş standartları tespit edilmelidir. Şirkete kabul edildikten sonra, diğer çalışanların tarzlarına rahatlıkla uyulabilir. - Son moda kıyafetlerin iş hayatında ya da profesyonel ortamlarda kullanılması uygun tercihler arasında yer almamalıdır. Birçok durumda iş dünyası, üniversite, sanat ya da spor çevrelerinden daha tutucu bir izlenim yaratmaktadır. Modanın yakın takipçisi bile olunsa, etkili bir profesyonel imaj için bundan vazgeçilmelidir. Kadınlar böyle durumlarla daha sık karşılaşmaktadır. Özellikle üst yönetimde görev alan kadınlar için, gardıroplarını bulundukları konuma ve otoriteye göre düzenlemeleri bir zorunluluktur. - Bulunulan coğrafi ortam da insanların nasıl giyindiklerini etkileyen faktörlerden biridir. - Gardırop için kıyafet seçimi kişisel emek gerektirir. Olumlu izlenimler yaratmak için etkili olacak kıyafetlerin seçiminde yaş, kilo, boy, ten rengi ve amaçlar gibi kişisel etmenler bir bütün oluşturmaktadır. Kullanılabilecek Renkler ve Aksesuarlar Bu noktada hatırlanması gereken; oranın bir işyeri olduğu ve yapılan işin özelliğine uygun giyinilmesi gerekliliğidir. Mesleğiniz yaratıcılıkla doğrudan ilgili değilse, şimdiden beklenen işin kalıplarına uyan bir giyim tarzını benimsemenizdir. Bu sizin özgünlüğünüzü kısıtlamaz, tam tersi bu kadar birbirine benzer arasından seçtiğiniz uyumlu renkler, uygun aksesuarlar ve bakımlı saç stiliniz ile “parlamanıza” yardımcı olur. Öncelikle iş ortamına uyacak renklerin kullanımı üzerinde durulursa; Mavi uyumluluğu, sakinliği, muhafazakârlığı ve gençliği çağrıştıran bir renk olması nedeniyle özellikle erkekler tarafından, giyilen koyu renkli takımların canlandırılması için, gömlek rengi olarak tercih edilmektedir. Kahverengi, aslında iletişime kapalı olmakla özdeşleştirilir. İş ortamlarında lacivertlere alternatif oluşturur. Özellikle kış mevsiminde siyahlardan sıkılan iş kadınlarının etek, ayakkabı, kemer ve kazak rengi olarak en çok rağbet ettikleri renktir. Kırmızı ise, iş ortamlarında fazla benimsenmeyen bir renktir. İş kadınları için kırmızının siyahla belirli oranlarda karıştırılmasıyla elde edilen bordo önerilmesine karşın, yine de canlı kırmızı tonlarının boydan boya kullanıldığı (kırmızı elbise, kırmızı çanta, kımızı ayakkabı) kıyafetler önerilmez. Sarı, sahip olduğu tüm iyi özelliklere karşın yine de iş ortamlarına uyan bir renk değildir. Ancak yine de az oranlarda ve belirli kıyafetlerde, aksesuarların içinde kullanılabilir. Yeşil, iş kıyafetlerinde az oranlarda, örneğin kravat deseninde bulundurulabilen, fazla tercih edilmesi önerilmeyen bir renktir. Siyah, iş ortamında baştan aşağıya giyinmeye uygun değildir, ancak giysilerin üst (ceket, gömlek), orta (kemer, pantolon) ve alt (ayakkabı) bölümünde kullanılabilir. Bunun yanı sıra kullanım açısından hemen her renkle uyum sağladığı için gardırobun “yangından ilk kurtarılacak” kıyafetidir. Grinin birçok kişinin favori rengi olmasının temelinde yansız, uçucu bir renk olması yatar. Saygınlığı ve olgunluğu çağrıştırması nedeniyle de iş kıyafetlerinde tercih edilir. Pembe, profesyonel giyimde olgunluktan yoksun, çocuksu izlenim yaratmaması için ancak koyu renkleri canlandırma amacıyla kullanılmalıdır. Beyaz, iş ortamlarında da kasvetli kıyafetlerin en iyi yardımcısıdır. Yanındaki renklerle güçlenir. Profesyonel kullanım açısından gömlek ve bluzlar için uygundur. Üzerinde durulması gereken nokta aksesuarlardır. İş kadınlarının takabilecekleri yüzük, ince ve zarif takılar onların profesyonel imajlarına etkisini olumlu olarak yansıtacaktır. Aynı şekilde makyaj yaparken ve saç biçimini belirlerken de sadelik ve zariflik göz önünde bulundurulmalıdır. Erkeklerin saat, gözlük, kravat, kravat iğnesi, pantolon askısı, kol düğmesi, kemer, çorap ve ayakkabı seçimlerinde, işlerinde sahip oldukları konuma göre seçimler yapmaları ve alyans dışında takı kullanmamaları, oluşturdukları ya da oluşturmak istedikleri imajları yönünde alabilecekleri olumlu adımlardır... Özetle, işe başlarken ve tüm iş hayatı süresince gardırop yönetimine gösterilecek olan özen, başarılı imaj çalışmalarının çıkış noktasıdır. İnsanları yalnızca giydikleri ile yargılamak, değerlendirmek hata olarak görülsede, insanların görünüşe dayanarak, önyargılı davrandıkları bir gerçektir. Olaya bu açıdan bakıldığında yapılması gereken, pozitif bir ilk izlenimin önemini her zaman aklımızın bir köşesinde tutmak olsa gerek. “Zarafet göze batmak değil, akılda kalmaktır” Giorgio Armani.
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
MAYIS 2017 sayısında neler vardı göz atın!
SİNEMALAR
AYIN MEKANLARI SADE

Burası çok tatlı bir aile işletmesi, iki kız kardeşin hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü bir yer. Ama benim her gittiğimde gördüğüm aile ve arkadaşların da etrafa yayılan olumlu etkileri oldukça fazla. Gelelim mühim konuya, evet ne yiyoruz? Ben ilk geldiğimde rejimimin ilk günleriydi. Kırmadılar, menüde olmamasına rağmen meyvelerle dolu bir tabak hazırladılar, istediğim kiloya inip geldiğimde ise meşhur kahvaltılarını tadabildim. İsterseniz ortaya 2 kişilik kahvaltı söyleyelim. Minik tabaklarda baya çeşit geliyor. Muhammara, Antep-Tulum-Ezine-Çeçil peyniri, zeytinler, domates, salatalık, tahin-pekmez, göçmen sosu, kaymak-bal, ayva-fıstık-lorlu karadut reçeli, tereyağ, haşlanmış yumurta, zahter & zeytinyağı... ortaya geldikten sonra arıştırmalık bir şeyler de söyleyelim. Antep'ten getirttikleri Fıstıklı Antep Katmerini kesinlikle söyleyelim. Bir de daha önce tattığım kanepe vardı, onu ...

[Devamını Oku...]

CELİLE

Karşıyaka Aksoy'da Raika'yı bilirsiniz. Raika'ya komşu geldi, hem de yine aynı aileden. Yine 2 konsept bir arada; hem ikinci el eşyaların satıldığı bir dükkan, hem de bir şeyler atıştırabileceğiniz bir cafe. İsterseniz önce sandviçlerin siparişini verelim. Onlar olurken de etraftakilere bakarız. Ispanaklı Tulum Peynirli Lavaş, Sloppy Joe's ve Kaşarlı, Osmanlı Sucuk Tost... Ooo! Çok iyi seçimler. Ben biraz farklı bir seçim yapacağım. 3 öğün kahvaltı edebilen bir insan olarak, bütün gün kahvaltı veren yerlere bayılıyorum. Ondan "Celile Usulü Serpme" yiyeceğim. Ha öyle düşündüğünüz gibi masa donanan kahvaltılardan değil, minimal ekmek üstü hali. Hadi biraz etrafı karıştıralım. Elbiseler, ayakkabılar, aksesuarlar hepsi tek tek seçilmiş, özel parçalar. Sergilemeye ve almaya değecek parçalar ile dolu burası değil mi? Dekorasyonu oturup seyretmek bile bir başka zevk. Fazıl Bey Caddesi 5...

[Devamını Oku...]

TUCK COFFEE

Panda eli değmiş bir kahve keyfine var mısınız? Son zamanlarda açılan kahve dükkanlarından dekorasyon ve servis olarak ayrılan Tuck Coffee, aslında sadece kahve ile değil smoothie ve tatlıları ile de öne çıkıyor. Hadi herkes rahat edeceği bir yere kurulsun. Self servis kısmını ben hallederim. Buraya bilerek sizi akşamüstü getirdim çünkü esas hareketlenme akşama doğru başlıyor. Ekip de çok samimi ve eğlenceli. Kendinizi her akşam burada takılırken bulabilirsiniz. Ohooo, köşede muhabbet koyulaşmış bile. Grubun dışında kalmak istemem, hemen aralarına katılmalıyım. Bestekar Sadi Hoşses Caddesi 40B Bostanlı @tuckcoffee

ALAÇATI BAZEN

Bazen Alaçatı, bu yaz da Alaçatı'nın nabzını tutmaya devam ediyor. Bazen; tasarım, moda, sanat ve dekorasyon konularında evsahipligi yaptığı birbirinden farklı konuk ve söyleşilerine şimdi de lezzeti ekledi. Bu sezon Bazen'i Hacımemiş Dutlu Meydan 41 numaraya taşıyan Banu Maga, yeni mekanındaki açık mutfakta yapacağı workshoplar ve söyleşilere ünlü şefler ve yemek kitabı yazarları katılacak. Hacımemiş'in kalbi Dutlu Meydan'a taşınan Bazen’in bir de süprizi var; begonvillerle kaplı, doğallığı bozulmadan dekore edilmiş gizli arka bahçesinde, Alaçatı'nın kalabalığından uzak, uzun masalarda keyifli sohbetler ve kaliteli müzik eşliğinde özel menüler, kokteyller, gün boyu ev yapımı lezzetler, pastalar ve nefis kahve çeşitlerini deneyimleyebilirsiniz. Bazen Alaçatı’nın kurucusu Banu Maga "Biz Alaçatı’ya gönül verenler, Alaçatı'nın sadece gece hayatı ile değil, iyi ve kaliteli yaşama dai...

[Devamını Oku...]