Bulunduğu sayı belirtilmemiş. Arzu Berk
Son Konuşma!
Çok çekici bir başlık biliyorum. Son konuşma denince kimbilir neler canlandı zihninizde. Nereden çıktı bu son konuşma! Son yıllarda çok karşıma çıkar oldu. Önce Prof. Randy Pausch tarafından kaleme alınınan kitabı okuyarak tanıştım. Bir arkadaşımın işten ayrıldığım bir dönemde benden sana bir hatıra diye verdiği kitabın adı idi 'Son Konuşma'. Prof. Randy Pausch A.B.D. Carnegie Mellon Üniversitesi Öğretim Üyesiydi. 'Önemli olan kaybetmeniz veya kazanmanız değil, nasıl oynadığınızdır' diye başlıyordu. Sonra da '...Çocuklarımın bana dair hiçbir anısı olmayacağının farkındayım. Bir ressam olsaydım, onlar için resim yapardım. Bir müzisyen olsaydım, onlar için şarkı bestelerdim. Ama ben konuşmacıyım. Ben de konuştum. Çocuklarım için konuştum. Yaşamın güzelliğini ve her ne kadar benim için az kalmış olsa da, yaşamı ne kadar takdir ettiğimi anlattım. Dürüstlük, doğruluk, minnet ve el üstünde tuttuğum diğer değerler hakkında konuştum. '...Sahip olduğunuz tek şey zaman. Ve bir gün, düşündüğünüzden daha az zamanınız olduğunu fark edebilirsiniz. Bu yüzden başkasının değil kendi hayatınızı yaşayın. Başkalarının düşüncelerinin değil, kendi kalbinizin peşinden koşun' diye devam ediyordu. Ardından Steve Jobs yaptı son konuşmasını. O ise '.... İleriye bakarak, yaşamınızın noktalarını birleştiremezsiniz. O noktaları ancak, geriye baktığınızda birleştirebilirsiniz. Bu yüzden, noktaların gelecekte bir biçimde birleşeceğine inanmanız şimdiden gerekir. Bir şeylere inanmak, güvenmek zorundasınız. Kadere, yaşama, karma öğretime, neye olursa, bir şeye kesinlikle inanmalısınız. Bu yaklaşımım beni hiçbir zaman düş kırıklığına uğratmadı; yaşamımdaki tüm farklılıklar, bu inançlarım nedeniyle gerçekleşti. .... Kimi zaman yaşam bize tüm zorluklarını sunar. İşte o an yapmamız gereken tek şey, inancımızı kaybetmemektir. Yaşamımda beni ileriye götüren tek şey, yaptığım işe olan aşkımdır. Bundan hiçbir zaman kuşkum olmadı.' Her ikisinin de ortak noktaları artık hastalıklarının son dönemlerinde olmaları ve yaşanmışlıkların biraz özeti, biraz tavsiye ve biraz da yapılamayanların yapılamayacakların hayal kırıklığı idi. Ama en önemlisi hep hayallerinin peşinden koşmaları idi. Hep sevdikleri bir şeyi yapmanın keyfini sürdüler. Hayal kırıklığı ise daha çok eğlenerek yapmak istedikler için gereken zamanın olmamasıydı. Sonra biraz literatür taradım. Bütün son konuşmalar yolun sonunda mı yapılıyordu, merak ettim. Ama farklı konuşmalara da rastladım. Rahatladım ve sevindim. Belki bencilce ama benim için anlamı tamamen 'farkındalık'. Kimi hocalarımız üniversiteden mezun ettikleri öğrencilerine, kimi emekli olurken çalışma arkadaşlarına yapıyordu son konuşmalarını. Buradaki ortak nokta ise yepyeni başlangıçlardı. Peki ya siz? Yaslanın arkanıza düşünün biraz. Son konuşmanız nasıl olurdu? Hayalleriniz, gerçekleştirdikleriniz, pişmanlıklarınız, öğrendikleriniz, paylaşımlarınız. Hadi bir liste yapın şimdi. Konuşmanız yeni bir başlangıcın habercisi mi olurdu yoksa yapılması beklenen onlarca maddenin hayata geçmesi için atılacak adımların mı? Ben listemi yaptım. E ne kadar zaman olduğunu da bilmediğimize göre hazır vakit varken yapılacaklar listesine bir yerlerden başlamak gerek diye düşünüyorum. Öyle koşturmadan, yormadan, yorulmadan sakin ama bir o kadar tutkuyla, heyecanla ve coşkuyla. Eğlenerek. Listemi yaparken Suvio Coaching’in sayfasında Miryam Şulam’ın Bahar Temizliği üzerine bir şiirine rastladım. 'Bugün gardrobumu açtım diye başlıyordu. Askılarda bir dolu insan. Nasıl sıkış pıkış hepsi bir arada. Temizlemeye karar verdim o anda. Yılların insanları, eşi, dostu, akrabası. Kolay mı öyle çıkarmak askıdan bir anda. Tek tek elemeye başladım. Kimileri bir dönem giyilip askıda kalmıştı. Bazı askılarımda çok şık ve alımlılar vardı. Bir dönem onlarla muhabbet te güzeldi ama onların bana artık hiçbir katkısı olamazdı. İsteyene verilmek üzere yolladım diyordu. Bir de kötü anılarımı paylaştıklarım vardı, onlara uzun uzun baktım askı elimde. Daldım uzaklara, kötü anılarımı temizledim önce, sonra affettim ve bu insanları bağış torbasına attım' devamı var ama bana bu kadarı yetti. Şu günlerde hava buz gibi olsa da bende bahar temizliği başladı. Son konuşmamı yazmaya başladım. Zamana yaydım. Bu dönemde yaşanan bunca şeye rağmen dediğinizi duyar gibiyim. Evet bunca şeye rağmen. Eğer sokakta kalan insanlar için yapacaklarınız, bir çocuğu okutmanız, birinin elinden tutmanız. Birine ışık tutmanız, rehber olmanız. Hatta sokağa atılmış hayvanları yanınıza almanız, sahip çıkmanız. Yapacağınız son konuşma onların yeni başlangıçları her şeyden önce sizin yeni başlangıcınız olacak mı? Yeni yıl yeni başlangıç adına yapacağınız konuşmalarınızın, paylaşımlarınızın, hoşgörünün ve farkındalığınızın olacağı bir yıl olsun.
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
Kasım/Aralık 2025 sayısında neler vardı göz atın!
AYIN MEKANLARI PRIMO

Konak Pier’deki yeni İtalyan Primo İzmir’in en önemli gastronomi merkezlerinden Konak Pier, yepyeni ve renkli bir restoranı daha kucakladı. Denize uzanan tarihi dokuda kapılarını açan “Primo”, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu İzmir’e taşıdı. Birbirinden lezzetli pizzaları, makarnaları, rizottoları, etleri, salataları ve muhteşem manzarasıyla müşterilerini ağırlayan “Primo”, şarapları, limoncellosu, kokteylleri ve diğer içkileriyle de konuklarına keyifli saatler sunuyor. İtalya Como’da 16 yıl çalışan şef Ertunç Özdemir’in mutfağı, “Primo” ziyaretçilerini adeta İtalya’ya götürüyor ve Napoli, Roma, Milano ruhunu İzmir’de yaşatıyor. Gazeteci Osman Gençer ile kardeşi Hakan Gençer ve oğlu Arman Gençer’in birlikte açtıkları “Primo”, her gün saat 12.00 ile 22.00 arası hizmet veriyor. “Primo”, kalitesinin yanında fiyat dengesiyle de dikkat çekiyor. Açıldığı ilk günden itibaren b...

[Devamını Oku...]

MARDARINN

Mandarinn Son yıllarda doğal güzelliklerinin yanı sıra zengin gastronomi seçenekleri ile öne çıkan İzmir’in Karaburun ilçesi, bu alanda önemli bir başarıya imza attı. Yerel lezzetleri çağdaş yorumlarla buluşturmak amacıyla 2022 yılından bugüne hizmet veren Mandarinn Karaburun, uluslararası gastronomi rehberlerinden Gault & Millau 2026 tarafından “Gourmet Table – Chef Restaurant” kategorisine alındı. Bu seçkiyle birlikte Karaburun’dan ilk kez bir restoran, uluslararası bir gastronomi rehberinde yer almaya hak kazandı. Karaburun'un kimliğini taşıyan mutfak Hilmi Akyol ve Özer Koçak tarafından, ilçenin doğallığını ve sürdürülebilirlik anlayışını merkezine alarak 2022 yılında kurulan kurulan Mandarinn Karaburun, mutfağını Şef Gökhan Altay liderliğinde şekillendiriyor. Restoranın mutfak anlayışı; deniz ve kara ekosistemlerinin sunduğu çeşitliliği menüye yansıtan bütüncül bir bakış üze...

[Devamını Oku...]