Bulunduğu sayı belirtilmemiş. Günter Soydanbay
İzmir Onur Listesi
Herhangi sebepten ötürü bu kentle sorunu olan kişilerden sık duyduğumuz bir söylemdir, “Mega köy İzmir.” Çarpık yapılaşma, çevre kirliliği ve körfezin kokusuysa, savlarını doğrulamak için kullandıkları en güçlü argümanlardır. Oysa belediye milyonlarca lira harcayıp körfezi temizler, ama nedense ertesi sene aynı manzaralar tekrarlanır. Kadifekale sırtları istimlak edilir ve yeşil alana çevrilir, ama nedense dikilen ağaçlar ya vandalizme kurban gider ya da keçilere yem edilir. Gecekondular ve çarpık yerleşim haklı olarak eleştirilir, ama nedense bu eleştirileri yapan kişiler “mimari anlamda İzmir kültürüne ve tarihine ait hiçbir öğe taşımayan” beton binalarda yaşarlar. Neden aynı hikayeler sürekli tekrarlanmakta? Nasıl kırabiliriz bu kısır döngüyü? Benzer problemlere çözüm üretebilmiş şehirler var mı? Bu soruları yanıtlamak için bu ay Stockholm’e gideceğiz. Ama önce bir süre daha İzmir’den bahsedelim. İzmir’in nüfusu 1940’da 600 bin kişiymiş. Bu rakam 1960’da 1 milyona, 1980’de 2 milyona çıkmış. Son on yılda her sene ortalama 100 bin kişilik göç alınmış. Öyleki TÜİK’e göre şu anda İzmir’de yaşayan 4 milyon kişinin sadece 2 milyonu İzmir doğumlu. Yani sokakta gördüğünüz her iki kişiden biri doğma büyüme İzmirli değil. Bu kadar hızlı büyüyen bir kentin ortak hafızasının güçlendirilmezse kültürel yozlaşma kaçınılmazdır. İşte İsveç’in başkenti Stockholm’de aynen bu sorundan muzdaripmiş! 2000’lerde yapılan röportajlar esnasında Stockholm’lülerin, kentleri hakkında konuşurken çok heyecanlanmadıkları fark edilmiş. Ayrıca hemşeriler kentlerinde olan bitenle de pek ilgilenmiyormuş. Öte yandan Göteborg’luların şehirlerinden şevkle bahsettiği saptanmış. Bu farkın nedeni araştırıldığında 2 milyonluk Stockholm’ün nüfusunun yarısının bu kentte doğup büyümediği ortaya çıkmış. Yani sorun, hemşerilerin kentlerine karşı aidiyet hissetmemesiymiş! Bunun üzerine hemşeri bilincini ve gururunu arttırmak için bir seri proje üretilmiş. Bunlar arasında en uzun soluklulardan biri Stockholm Onur Listesi… İlk önce ünlü Stockholm’lülerin listesi çıkarılmış. ABBA gibi meşhur gruplardan Greta Garbo gibi ikonlara, Björn Borg gibi efsanevi sporculardan Alfred Nobel gibi ünlü biliminsanlarına yüzlerce başarılı hemşeri saptanmış. Daha sonra bu kişilerin biyografilerinin de bulunduğu bir sergi açılmış. Bu onur listesi sürekli güncellenmiş ve çeşitlenmiş. Spor, müzik, moda, tasarım, kültür, sanat ve ticaret alanlarında gelecek vaat eden hemşerilerin de portreleri sergiye eklenmiş. Düşük maliyetli ve çok zekice bir fikir olan Stockholm Onur Listesi iki farklı amaca hizmet ediyor. İlk aşamada hemşeriler yaşadıkları kentin tarihi konusunda bilgilendirilmiş oluyor. Kentten çıkan ünlü isimler sayesinde halk kendisini daha başarılı hissediyor, hemşerilerin gururu okşanıyor ve kente karşı duydukları aidiyet duygusu güçleniyor. Daha çok çalışmak ve alanlarında başarılı olmak için motive oluyorlar. İkinci aşamadaysa bu ünlü isimler kentin tanıtımı için bir araç olarak kullanılıyor. Listedeki dünyaca ünlü isimler, “İskandinavya’nın Başkenti” şeklinde konumlandırılan kente inandırıcılık katıyor. “Evime hoşgeldin” sloganlı bir kampanyaya entegre edilen sergi, yılda 20 milyon kişinin kullandığı Arlanda Havalimanı’nın uluslararası terminalinin, Gelen Yolcu bölümüne konmuş. Bu sayede ülkeye adımını atan ziyaretçilerin ilk aldığı mesaj, Stockholm’ün İskandinavya’nın kalbi, ruhu ve başarı merkezi olduğu. Benzer bir çalışma neden İzmirimiz için yapılmasın? Sonuçta burası sanattan spora, siyasetten iş dünyasına bir çok önemli ismin doğduğu veya yaşadığı yer. Aralarında Homeros, İsmet İnönü, Ahmet Adnan Saygun, Dario Moreno, Tanju Okan, Sezen Aksu, Halikarnas Balıkçısı, Atilla İlhan, Ayhan Işık, Haluk Bilginer, Çağan Irmak, Tan Sağtürk, Zuhal Yorgancıoğlu, Şükrü Saraçoğlu, Ahmet Priştina, Nejat Eczacıbaşı, Metin Oktay, Mustafa Denizli ve daha nice başarılı ismin olduğu bir İzmir Onur Listesi, kentin öncü ruhunun gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunabilir.
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
MAYIS 2017 sayısında neler vardı göz atın!
SİNEMALAR
AYIN MEKANLARI SADE

Burası çok tatlı bir aile işletmesi, iki kız kardeşin hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü bir yer. Ama benim her gittiğimde gördüğüm aile ve arkadaşların da etrafa yayılan olumlu etkileri oldukça fazla. Gelelim mühim konuya, evet ne yiyoruz? Ben ilk geldiğimde rejimimin ilk günleriydi. Kırmadılar, menüde olmamasına rağmen meyvelerle dolu bir tabak hazırladılar, istediğim kiloya inip geldiğimde ise meşhur kahvaltılarını tadabildim. İsterseniz ortaya 2 kişilik kahvaltı söyleyelim. Minik tabaklarda baya çeşit geliyor. Muhammara, Antep-Tulum-Ezine-Çeçil peyniri, zeytinler, domates, salatalık, tahin-pekmez, göçmen sosu, kaymak-bal, ayva-fıstık-lorlu karadut reçeli, tereyağ, haşlanmış yumurta, zahter & zeytinyağı... ortaya geldikten sonra arıştırmalık bir şeyler de söyleyelim. Antep'ten getirttikleri Fıstıklı Antep Katmerini kesinlikle söyleyelim. Bir de daha önce tattığım kanepe vardı, onu ...

[Devamını Oku...]

CELİLE

Karşıyaka Aksoy'da Raika'yı bilirsiniz. Raika'ya komşu geldi, hem de yine aynı aileden. Yine 2 konsept bir arada; hem ikinci el eşyaların satıldığı bir dükkan, hem de bir şeyler atıştırabileceğiniz bir cafe. İsterseniz önce sandviçlerin siparişini verelim. Onlar olurken de etraftakilere bakarız. Ispanaklı Tulum Peynirli Lavaş, Sloppy Joe's ve Kaşarlı, Osmanlı Sucuk Tost... Ooo! Çok iyi seçimler. Ben biraz farklı bir seçim yapacağım. 3 öğün kahvaltı edebilen bir insan olarak, bütün gün kahvaltı veren yerlere bayılıyorum. Ondan "Celile Usulü Serpme" yiyeceğim. Ha öyle düşündüğünüz gibi masa donanan kahvaltılardan değil, minimal ekmek üstü hali. Hadi biraz etrafı karıştıralım. Elbiseler, ayakkabılar, aksesuarlar hepsi tek tek seçilmiş, özel parçalar. Sergilemeye ve almaya değecek parçalar ile dolu burası değil mi? Dekorasyonu oturup seyretmek bile bir başka zevk. Fazıl Bey Caddesi 5...

[Devamını Oku...]

TUCK COFFEE

Panda eli değmiş bir kahve keyfine var mısınız? Son zamanlarda açılan kahve dükkanlarından dekorasyon ve servis olarak ayrılan Tuck Coffee, aslında sadece kahve ile değil smoothie ve tatlıları ile de öne çıkıyor. Hadi herkes rahat edeceği bir yere kurulsun. Self servis kısmını ben hallederim. Buraya bilerek sizi akşamüstü getirdim çünkü esas hareketlenme akşama doğru başlıyor. Ekip de çok samimi ve eğlenceli. Kendinizi her akşam burada takılırken bulabilirsiniz. Ohooo, köşede muhabbet koyulaşmış bile. Grubun dışında kalmak istemem, hemen aralarına katılmalıyım. Bestekar Sadi Hoşses Caddesi 40B Bostanlı @tuckcoffee

ALAÇATI BAZEN

Bazen Alaçatı, bu yaz da Alaçatı'nın nabzını tutmaya devam ediyor. Bazen; tasarım, moda, sanat ve dekorasyon konularında evsahipligi yaptığı birbirinden farklı konuk ve söyleşilerine şimdi de lezzeti ekledi. Bu sezon Bazen'i Hacımemiş Dutlu Meydan 41 numaraya taşıyan Banu Maga, yeni mekanındaki açık mutfakta yapacağı workshoplar ve söyleşilere ünlü şefler ve yemek kitabı yazarları katılacak. Hacımemiş'in kalbi Dutlu Meydan'a taşınan Bazen’in bir de süprizi var; begonvillerle kaplı, doğallığı bozulmadan dekore edilmiş gizli arka bahçesinde, Alaçatı'nın kalabalığından uzak, uzun masalarda keyifli sohbetler ve kaliteli müzik eşliğinde özel menüler, kokteyller, gün boyu ev yapımı lezzetler, pastalar ve nefis kahve çeşitlerini deneyimleyebilirsiniz. Bazen Alaçatı’nın kurucusu Banu Maga "Biz Alaçatı’ya gönül verenler, Alaçatı'nın sadece gece hayatı ile değil, iyi ve kaliteli yaşama dai...

[Devamını Oku...]