EYLULEKIM2026
DR. GAVRİİL İLİZAROV
Doktor Gavriil A. İlizarov ve dıştan tespit yönteminin
İzmir Atatürk Eğitim Hastanesi'nde uygulanması
Gavriil Abramovich İlizarov, 15 Haziran 1921'de, Polonya'nın Bialowieza kasabasında dünyaya gelir. Yoksul ailesi geçimini çeşitli işler yaparak sağlar. Açlık tehlikesi ortaya çıkınca, en büyük çocuk olan Gavriil de çobanlık yapmak zorunda kalır. Ders çalışmaya vakti yoktur. O günlerde yaşadığı gıda zehirlenmesi hayatındaki en büyük tutkusuna yol açar.
Kimyasal işlem görmüş armutlardan zehirlenen bu çocuk, yerel bir sağlık görevlisi tarafından tedavi edilir. Yapılan tıbbi müdahaleler ona gerçek bir sihir gibi gelir, doktor olmaya karar verir. Ülkede tıp uzmanlarına olan ihtiyaç artmasına rağmen, buna ulaşmak kolay değildir. On yaşına kadar okula bile gitmemiş bir köy çocuğu için bu daha da zordur. Sınırlı boş zamanlarında ders çalışmak zorundadır. Sonunda; ilkokul sınavlarını dışarıdan bir öğrenci olarak geçmeyi başarır. Beşinci sınıfa kadar gelip, kaybettiği zamanı telafi etmek için liseyi de erken bitirir.
Ardından tıp fakültesine giriş için hazırlık yapan özel bir eğitim kuruma sahip olan Buynaksk şehrine taşınır. Programı başarıyla tamamlayanlar sınavsız kabul edilebilmektedir. İlizarov programı başarıyla tamamlamakla kalmayıp, bir yılda bitirir.
1939'da Gavriil Abramovich İlizarov, I.V.Stalin Kırım Devlet Tıp Enstitüsü'nde öğrenci olur. Savaş başlayınca enstitü Kazakistan'a nakledilir. Yine, açlık ve diğer zorluklarla karşılaşır. Çocukken çobanlık yapan Gavriil, öğrenciyken terlik dikerek para kazanmaya başlar.
Gavriil Abramovich 1944 yılında enstitüden mezun olur. İlk görev yeri, komşu Kurgan bölgesindeki Polovinnoye köyündeki yerel hastanesidir. Genç doktor, kısa süre sonra Kosulinsky Bölgesi'ndeki Dolgovka köyündeki hastaneye nakledilir. Bu sağlık tesisinin çok fazla eksiği vardır. Çok bakımsızdır. Isıtma soba ile sağlanmaktadır. Koğuşlar soğuk ve kirlidir. Elektrik yoktur. Aydınlatma gaz lambalarıyla yapılmaktadır. Hasta kayıtları yoktur. Kağıt yoktur. Nadir kayıtlar, gazete sayfalarındaki mürekkebin solmasını sağlayan güçlü bir potasyum permanganat çözeltisi uygulanması sonrası elde edilen kağıtlarla yapılmaktadır.
Yirmili yaşlarının başlarında bölgedeki tek doktor olmuştur. Burası İsviçre'den daha büyüktür. Ona bir kulübe, bir ahır, bir inek ve bir horoz ve iki tavuk vermişlerdir. Taşıma için yaşlı bir kısrak ve bir kızak almıştır. Sorumluluk bölgesinin dört köşesinde durmaksızın çalışır. Yürüyen her canlıyı tedavi eder1. Soğuk algınlığı, kabakulak ile göz, kulak, kalp, cilt, sinir ve sindirim sistemi hastalıkları, yaralanmalar günlük çalışmalarıdır. Apandisit, doğum, hatta estetik cerrahi bile yapar. Bir keresinde burnunu tamamen yeniden yapılandırdığı bir hastası olur.
Sırt çantasını tıp kitaplarıyla doludur. Boş zamanlarında sürekli okur. Ancak sorularının cevaplarını giderek daha az bulmaya başlar. Kitaplarda hiç anlatılmamış yeni hastalıklarla ve sorunlarla karşılaşır. Sahada karşılaştığı çeşitli yaralanmalar yanında doğumsal veya savaşta oluşmuş uzuv bozukluklarına da müdahale etmesi gerekir.
Travmatoloji özellikle ilgisini çeker. O günlerde ve daha önce de olduğu gibi, alçı en üstün yöntemdir. Hipokrat alçı kalıbı kullanan ilk kişi olarak bilinmektedir. Travmatolojide alçı, neredeyse bir tanrı konumundadır. Hastalar; bir buçuk aydan, iki yıla kadar değişen sürelerle alçı kalıplar içinde yatarlar. Bu süreçte çeşitli başka hastalıklar da kaparlar; eklem sertleşmesi, yatak yaraları, ishal, gastrit, kas zayıflaması, sinirsel depresyon gelişebilmektedir. Alçıdaki kemiğin yanlış kaynaması sonucu bazı hastalar ikinci veya üçüncü kez ameliyat edilme riskiyle karşılaşır.
1949 yazında bölgesel çalışmalarda bulunmak, cerrahi bölümünde asistan doktor olarak çalışmak üzere Surgan'a davet edilmiştir. Köyündeki kitaplar ona yetmez olmuştur. Danışılabilecek uzmanlara, nitelikli teknisyenlere ve ekipmana çok ihtiyacı vardır. Bölge hastanesinin ona kiraladığı tahta zemini gıcırdayan, küçük bir pencereli odada; sadece bir soba vardır. Sürekli çekiç ve matkap sesi gelen bu yer kitaplar ve geliştirdiği cihaz için bir sürü demir hurdayla doludur.
Tasarımında; kullandığı at arabasının koşumlarından esinlendiği söylenir. Kemik örneği olarak bir kürek sapı kullanmaktadır. Çubukların tellerini ağacın içinden geçirip, yaylar ve yarım yaylar şeklinde sabitleyip, somunları sıkmaktadır. Bulgularına göre; sistem geleneksel yöntemlere kıyasla 2-6 kat daha yüksek fayda sağlamaktadır. Kırıkların iyileşme süresini kısaltan bu cihazın tamamlaması dört yıl sürmüş, sakat köpekler üzerinde yaptığı çalışmalar 1952'de sonuç vermiştir.
1961 yılında RSFSR Sağlık Bakanlığı, cihazının yaygın kullanımını tavsiye etmiştir. Şehirdeki fabrika sınırlı sayıda cihaz üretse de seri üretime geçilememiştir. Yerli ve yabancı basın bu konuyu defalarca yazmış, kendisi de tıp dergilerinde yaklaşık 40 makale yayımlamıştır.
Uzun bir süre boyunca İlizarov, Moskova'daki tıp camiasının şüphecilik, direnç ve siyasi entrikalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Onu; “Şarlatan, ucuz numaracı, maceracı, yalnız zanaatkar veya şaman” olarak karalamaya çalışmaktadırlar. Hastaların başarılı tedavilerinin sürekli artan istatistikleri, İlizarov'un ülke çapında giderek daha fazla tanınmasına yol açmıştır. Hastalar arasında "Kurganlı sihirbaz" olarak bilinmeye başlamıştır. İlizarov, 1968'de doktora tezini sunarak “Bilim Adayı” derecesini atlayıp, “Bilim Doktoru” unvanını almıştır. (2)
Valery N.Brumel’in ameliyatı
1968'de Kurgan'daki Doktor Gavriil İlizarov'a bir telefon gelir. Sovyet spor yıldızı Valery Nikolaevich Brumel ondan tıbbi yardım istemektedir. Yaklaşık üç yıldır, bacağındaki rahatsızlıktan yakınan bu adamın tedavisini ünlü ortopedist Zaitsev yapmıştır. İlizarov hastayı reddetmek zorundadır. Birincisi, Dr Zaitsev gücenir, ikincisi yıllarca sıra bekleyen hastalarına haksızlık olacaktır.
Brumel, 1964’de yüksek atlama dünya rekoruna ulaşmıştır. Yuri Gagarin'in 1961'deki uzay fırlatılışı ülkenin 2. Dünya Savaşı sonrası tarihindeki en sevinçli olay olduğu için ona da; "Uzay atlayıcısı" denmektedir. 1965'te ciddi bir motosiklet kazası geçirmiştir. Ülkenin tanınmış ortopedistleri parçalanmış sağ bacağını yeniden bir araya getirip, ampütasyondan kıl payı kurtarsalar da; kemik iltihabını giderememişlerdir. Brumel’in yaralanan bacağı 3 cm kısa kalmıştır. Yüksek atlama şampiyonu, sonraki üç yıl boyunca 32 ameliyat geçirmiş, eski formuna geri dönememiştir. En iyi ihtimalle, sakat kalarak antrenörlük yapmaya mahkum olacağını düşünmeye başlamıştır. Brumel’in vazgeçmeye niyeti yoktur. Beden Eğitimi Birlik Komitesinden yardım ister. Komite İlizarov’dan muayene için randevu alır. Ertesi gün bir konsültasyon vardır. Ameliyata karar verilmiştir.
İlizarov, Brumel’i kendi geliştirdiği “Externel fixation (Dıştan sabitleme)” cihazıyla tedavi etmiştir. Sporcu 6 ay sonra yoğun antrenmanlarına yeniden başlamıştır. Kısa süre sonra spora geri dönmüştür. Doktorun sporcu için yaptığı şey bir mucizedir. Brumel bu durumdan o kadar etkilenir ki; Sovyetlerin en önemli gazetesi Pravda’ya, muhteşem cihazı ve yaratıcısını anlatan bir mektup gönderir. Daha sonra da doktor ve kendi kaderi hakkında bir kitap yazar.
Soğuk Savaş döneminde İlizarov'un Brumel'i başarılı bir şekilde tedavi ettiğine dair bazı haberler Batı basınında yer almaya başlar. İlk yabancı tıp ziyaretçisi, 1970 yılında eski Doğu Almanya'dan Erfurt Tıp Akademisi'nden Johannes Hellinger olur. İlizarov Yöntemi hakkında Batılı bir tıp dergisinde ilk yayını yapar. (3)
Carlo Mauri’nin ameliyatı
1980 yılında, İtalyan dağcı, kaşif ve foto muhabiri Carlo Mauri, Rus meslektaşı Yuri Senkevich'in ısrarı üzerine tedavi için Sovyetler Birliği'ndeki Kurgan'a gider. On yıl önceki bir kayak kazasından sonra yanlış iyileşip, yalancı eklem oluşan kaval kemiği kırığı İlizarov tarafından tedavi edilecektir. İtalyan doktorlar bacağın cerrahi olarak iyileştirilmesi konusunda uzun zamandır umutlarını yitirmişlerdir. İlizarov, kaval kemiğindeki kaynamamış kırığı 2 cm uzatarak iyileştirir. Ayak bileği bozukluğunu cihazla çekerek düzeltir ve bacağını uzatır. Mauri, Ilizarov'a "Ortopedinin Michelangelosu” adını verir. (4)
İlizarov tekniğinin ülkemizdeki uygulamaları
Teknik 1983 yılından itibaren ülkemizde de tanınmaya başlamıştır. Aslına bakılırsa; Ekternal Fixation (Dıştan sabitleme), Hipokrat’ın (M.Ö 460-370) uygulamalarından beri bilinir. Antik Mısır’da 5000 yıl önce kullanıldığına dair veriler vardır. 1800’lerden itibaren tıbbi kayıtlara geçen tedavi metodları geliştirildiği görülmektedir. Fakat tüm bu uygulamalarda kemikleri tutan şiş şeklindeki teller ve vidalar kemiğin kırık hattını sabit şekilde birleştirmeye yöneliktir.
Eski yöntemde bacaklardaki büyük kemiklerin parçalı kırıklarında alt uçtan kemiğe geçirilen bir tel tavandaki bir makara sistemine bağlanır. Parçalı kırıklarda, şekil bozukluklarında ve doku kayıplarında bu düzenek yeterli olamaz. Diğer uçtaki ağırlıkla hastanın kemiğine belli bir çekim gücü oluşturarak aradaki boşluğun kemik yapıyla dolması beklenir. Hastanın aylarca hareketsiz yatması gerekir. Bu trajik durum karikatürlere bile konu olmuştur.
İlizarov sisteminde; vidalar ve somunlar düzeneğin sıkıştırma veya germe hareketleri yapmasına olanak sağlar. Hasta hızlı bir şekilde hareket kazandığı için yatak işgali ve hastanın uzun süreli yatmaya bağlı psikolojik ve organik rahatsızlıklara maruz kalma olasılığı azalır.
1983 yılından sonra Türkiye’ye gelen, bazı Azeri kökenli ameliyathane hemşireleri İlizarov tekniğini öğretmeye başladılar. Bu dönemde üniversiteler uygulamaya soğuk bakmaktaydılar. 1989 yılında İlizarov’un, İstanbul’da verdiği seminerle, bu teknik ülkemizde tanınmaya başlamıştır6. 1990 yılında ülkemizdeki tıbbi cihaz şirketlerinin İlizarov tekniğine gerekli metal parçaları üretmeye başlamasıyla birlikte ilgi arttı. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de 1991 yılında bir malzeme firması Azeri kökenli bir erkek ameliyathane hemşiresi aracılıyla tanıtım yapınca, tekniğin hastanedeki rutin kullanımı için ilk adımlar atılmış oldu.
Doktor İlizarov’un ismi hastanesine verilmiştir
Bu uygulama günümüzde daha çok boy uzatma ameliyatlarıyla bilinmekle birlikte; en sık bacak (femur, tibia, fibula), ve kol kemiklerinin (radius, ulna ve humerus) bozukluklarında yüksek oranda başarı sağlamaktadır. Hareket serbestliği sağlayan sistem günümüzde kedi, köpek, keçi, buzağı gibi hayvanların uzun kemiklerine de uygulanabilmektedir.
İlizarov’un Kurgan’da kurduğu merkeze ilk olarak 1983 yılında giden Alexander Cherkashi, İlizarov’un maddi durumunu şöyle anlatıyor; “Maaşının ne kadar olduğunu bilmiyorum. Hiç duymadım. Çok yüksek olduğunu sanmıyorum. Yaşam tarzına bakılırsa, iyi maaş aldığını düşünmüyorum. Parayla şımartılmış biri değildir. Öldüğünde geriye hiçbir şey kalmamıştır. Hastalarından birçok hediyeler, yiyecekler, pastalar, şekerler, biblolar gelir. Günlük ihtiyaçlarının çoğu (barınma, faturalar, araçlar) ona ücretsiz olarak verilir. Bir köpeği ve birkaç konuşan papağanı vardır. Deniz kabuğu gibi şeyler toplamayı sever. Paraya ihtiyacı yoktur. Bunun için mücadele etmez. İlizarov cihazını geliştirdiği yıllarda zorunlu ihtiyaçları dışındaki tüm parasını malzeme temini için harcar. Yeni hastanenin kendi üretim tesisi bulunmaktadır. Fabrika, İlizarov tarafından organize edilmiş ve inşa edilmiştir. Ayrı bir bütçesi ve bir muhasebesi vardır. Yine de malzemeleri steril edip tekrar tekrar kullanır” (7)
Çalıştığı hastaneye İlizarov’un adı verilmiştir. Rusya'nın Kurgan şehrinde bulunan “İlizarov Restoratif Travmatoloji ve Ortopedi Bilim Merkezi”, kemik uzatma ve deformite düzeltme yöntemlerinin uygulandığı dünyaca ünlü akademik bir merkez haline gelmiştir.
Dr İlizarov birçok ödül aldı
İlizarov, Sovyetler Birliği’nin kahramanlarından biridir. Birçok onur belgesi ve madalya ile ödüllendirilmiştir. Parti delegeliği ve milletvekilliği görevlerinde bulunmuştur. Başta İtalya olmak üzere birçok ülke onu fahri vatandaş ilan etmiştir. 14 Ekim 1982 tarihinde Lyudmila Karachkina tarafından Kırım Astrofizik Gözlemevi'nde keşfedilen asteroite onun adı verilmiştir.
Ünlü İlizarov aparatını geliştiren Sovyet doktor, 24 Temmuz 1992 tarihinde 71 yaşında hayata veda etmiştir. Aşırı derecede sigara içtiği bilinmektedir. Ameliyat sırasında bile sigara içtiği, düşen kül için “Steril” diyerek önemsemediği söylenir. Diyabet nedeniyle uzuvlarını kaybedeceği konusunda uyarılmıştır. 20’li yaşlardan itibaren kalp ritim bozukluğu vardır. Ölüm nedeni, kalp yetmezliği olarak bildirilmiştir.
Rusya’da 1995 yılından beri anısına, "Ortopedi Dehası" adlı uygulamalı dergi yayınlanmaktadır. 2011 yılında, G. A. İlizarov'a ithaf edilmiş çeşitli sanatsal tasarımlı Rus pullarıyla süslenmiş zarflar piyasaya sürülmüştür. 2021'de Rus Postanesi bir posta pulu çıkarılmıştır. 2013 yılında Moskovalı yönetmen Galina Yatskina, Gavriil Abramovich hakkında "Son Umut Doktoru" adlı bir film çekmiştir. Filmin galasında, "Bu filmde sinema için uydurulmuş tek bir sahne bile yok" deyip, doktorun kendisini çocukluğundan beri çektiği ciddi bir hastalıktan nasıl iyileştirdiğini anlatmıştır.
2021'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kurgan Uluslararası Havalimanı'na G. A. İlizarov'un adını veren bir kararname imzalayarak isminin yaşamasına katkıda bulunmuştur. 2023 yılında CompactTV film stüdyosunun “Çoklu Tarih Projesi” kapsamında Gavriil İlizarov hakkında bir animasyon filmi yayınlamıştır. Bu film büyüklerle birlikte çocukların da onu tanıması sağlanmıştır.
2022 yılında İtalya'da ünlü Rus doktor İlizarov'un anısına bir anıt açılmıştır. Rus ortopedist Gavriil Ilizarov'u onurlandıran bir heykel çalışması, İtalya’daki Lecco'daki Palazzo Paure yakınlarına yerleştirilmiştir. Ünlü Ilizarov cihazına benzeyen 3,5 metre yüksekliğinde ve 400 kilogram ağırlığındaki eser, Arnavut sanatçı Jetmir Peternikaj tarafından yaratılmıştır.
Ilizarov cihazı için İtalya'da dikilen anıt, yurt dışında dikilen ilk anıt değildir. 2021 yılında, bilim insanının çocukluğunu geçirdiği Azerbaycan'ın Kusar şehrinde, Farhad Azizov tarafından tasarlanan, 6,5 metre yüksekliğinde ve 2,5 ton ağırlığında benzer bir metal yapı dikilmiştir.
Ünlü ortopedi cerrahına ait bir anıt da Kurgan'da bulunmaktadır. 9 Eylül 1994'te merkezin binasının önünde açılan anıt, ünlü hekimin sol elinde kendi cihazını tutan bir figürünün bulunduğu bir kaideye sahiptir. (8)
“Büyük insanların idealleri, sıradan insanlarınsa hevesleri vardır”. Bu tarihçi-yazar Washington Irving‘in çok bilinen bir sözüdür. İdeali uğruna ömrü boyunca çaba gösteren İlizarov’un adı tüm tıp dünyasında bir marka haline gelmiştir. "Ruhu tedavi etmeden, bedeni tedavi edemezsiniz". Bu söz, Dr. İlizarov için ilk kuraldır. “Her tedavi; hastayla yakın bir ilişkiyle, onların psikolojisinin, hayata bakış açılarının keşfiyle, zihinsel durumlarına hassas bir müdahaleyle, ciddi bir fiziksel hastalıktan muzdarip olanların iç dünyasını iyileştirme ve ruhlarına iyimserlik aşılama girişimleriyle başlar. Neşeli insanlar daha hızlı iyileşir. Hastalarınızın daha sık gülümsemesini sağlamaya çalışın. Neşeli düşünceler her hastalık için iyidir"4, sözlerini meslektaşlarına yorulmadan tekrarlardı. Onun zorlu mücadelesi ve başarıları bugün tüm genç meslektaşlarının yolunu aydınlatmaktadır.