EYLULEKIM2026
AYVALIK RAHMİ KOÇ MÜZELERİ
Rahmi M. Koç Müzeleri ile Ayvalık’ta tarihin, kültürün ve lezzetin izinde 200 yıllık bir sabunhaneden müzeye, tarihi bir kiliseden kitaplığa ve Ege mutfağından çağdaş gastronomiye uzanan Ayvalık rotası, Rahmi M. Koç Müzeleri’nin farklı duraklarında ziyaretçileri bekliyor. Ege’nin kültürel ve endüstriyel mirasıyla öne çıkan Ayvalık, Rahmi M. Koç Müzeleri’nin farklı duraklarında tarih, kültür, sanat, kitap ve gastronomiyi bir araya getiren özgün bir keşif rotası sunuyor. Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi, Cunda Taksiyarhis Rahmi M. Koç Müzesi, Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı ve Locanda; farklı dönemlere ve deneyimlere açılan kapılarıyla Ayvalık’ın çok katmanlı hikâyesini keşfetmek isteyen ziyaretçileri ağırlıyor. Rahmi M. Koç Müzeleri’nin İstanbul, Ankara, Cunda ve Ayvalık’taki yapıları, ortak bir vizyonun farklı şehirlerdeki yansımalarını oluşturuyor. Türkiye’nin ve dünyanın endüstri, ulaşım ve iletişim tarihini korumak, sergilemek ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Rahmi M. Koç Müzeleri, bulundukları şehirlerin kültürel ve tarihi kimlikleriyle zenginleşiyor. 200 yıllık endüstriyel miras Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi, kentin yaklaşık 200 yıllık endüstriyel miraslarından biri olan tarihi fabrikanın dönüştürülmesiyle ziyaretçileriyle buluşuyor. Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi’nde klasik otomobillerden motosikletlere, lokomotif modellerinden oyuncaklara, denizcilikle ilgili objelerden arkeolojik eserlere uzanan geniş bir seçki sergileniyor. Cunda Taksiyarhis Rahmi M. Koç Müzesi, tarihi kilisenin atmosferini Rahmi M. Koç Müzeleri’nin koleksiyonlarıyla buluşturuyor. Cunda’daki kültür rotasının önemli duraklarından biri de Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı. Ayvalık ve Cunda’nın kültürel yaşamıyla bütünlük oluşturan kitaplık, müzelerle birlikte bölgenin tarihine, edebiyatına ve kültürel mirasına uzanan farklı bir deneyim sunuyor. Müze deneyimi sofraya taşınıyor: Locanda Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi’nin kültür rotasını tamamlayan Locanda ise tarihi atmosferi Ege mutfağıyla buluşturuyor. Locanda, yalnızca müze ziyaretçilerine hizmet veren bir kafe olmanın ötesinde, başlı başına bir gastronomi destinasyonu olarak kurgulanıyor.