KASIMARALIK2023 Pınar Tekeş
Bugün hayatınıza ne kattınız?
Bugün hayatınıza ne kattınız? Geçmişi ne sıklıkla hatırlıyorsunuz? Geçmişle yaşamak, alışkanlık haline dönüştüğünde geçmişi yaşama hali öylesine konforlu bir hal alıyor ki, ilerleyemiyoruz. Bildik, tanıdık, başa çıkabildiğimiz için bizi bugüne ulaştıran, ezber haller aynı tanıdık döngüleri tekrarlatıyor. Tüm kişisel gelişim yazıları değişim, dönüşüm diye çığlıklar atarken kalbinizde iyi ama nasıl sorusu belirdi mi hiç? Nasıl bir yol izleyeceğimizi bilemediğimizden,en zoru kendi içimize dönmektir. Halbuki bağ kurmayı ertelediğimiz belki de reddettiğimiz parçalarımız en heybetli halleriyle oracıkta bizi beklemekte. Onlarla tekrar temasa geçebilmek için minik ipuçları derledim: - Ne yaptığınızın çok da önemi olmayabilir! Bu ne demek? Günlük, zamanı geçirmek için rutinlerimiz olabilir. Esas mesele hayatımıza katkı olarak ne yaptığımız! Bakın bakalım bugün, bu hafta, bu ay ve hatta bu yıl yaşamınıza neler kattınız? Hayata kattığımız değerler, hayatı anlamlandırma yolculuğumuzun verileri olarak bize hizmet ederler. Amaçlarımızı fark edebilmemiz için anlamlı bir birikim oluşturup su yüzüne çıkmasını sağlarlar. Kendini keşfetme sürecini derinleştirmek adına her gün yeni bir şeyi öğrenmeyi deneyebilirsiniz. Bu bilmediğiniz bir kelimenin ne demek olduğunu öğrenmek bile olabilir. Amaç yaşamın derinliğini ve anlamını hissedebilecek yeni nöron bağlantıları oluşturmak ve onu hayatımızın gerçeği haline dönüştürmektir. Amaçla araç arasındaki farkı her zaman hatırlayın. - Bir günlük tutarak işe başlamak, harekete geçme enerjisini aktive edecektir. Alacağınız küçük notlar adımlarınızı büyütmenizi sağlar. Böylelikle duygusal ve zihinsel gelişim aşamalarınızı kolaylıkla takip edebilirsiniz. Bu da revize gereken durumların belirginleşmesine yardımcı olacaktır. - Kendinle temasa geçebilmenin en önemli adımlarından biri destek alabilmektir. “Her şeyi ben yapmalıyım” tuzağı bizi oyalayan en büyük engellerden biridir. Kendi sorumluluklarımızın dışındakileri diğerlerine bırakabilmek kritiktir. Ancak ben yaparsam düzgün olur, ben yapmayınca iki iş oluyor, onlar başlayana kadar ben çoktan bitirmiş olurum... Hangileri tanıdık geldi? - Sadeleşmek, sadeleşmek, sadeleşmek... Her derde deva! Evinde, yaşamında, yüklerinde...Kendi sınırlarımızı belirleyebileceğimizi öğrendiğimizde bize hizmet etmeyen fazlalıkların sınırlarımız içerisinde olması ihtiyacımız da ortadan kalkacaktır. - Klanımızla paylaşmak için cebimizde biriktirdiklerimizin ne kadarı bizi yansıtıyor? Öğretilen, ezber yaptığımız modellerle sadece ait olmak için, uyum sağlamak için kendi gerçeğimizden ne kadar uzaklaşıyoruz? Bütün bunları oturup bir düşünelim. - Kendimizle ilişkimizde bir çocukla olan modeli tekrarlayalım. Şefkatli, meraklı, sabırlı! En acımasız davrandığımız kişi olduğumuz zaman gerçeğimize nasıl ulaşırız? - Kalbinizle bağlantı kurmak için, akşam olsun, hafta başı olsun, yılbaşı gelsin diye beklemek ertelemeyi zihne inandırma yöntemlerindendir. Kendinize zaman ayırın. Ve bu zaman gelecekte değil, şimdide olsun. Hobi edinin, meditasyon, yoga, spor yapın, dua edin. - Hayatınızın merkezinde olduğunuzdan emin olun. - Duygularınızı tanıyın, not edin. Üzerinde çalışın. Kendinize nasıl hissettiğinizi sorun. - Hayal edin. “Kendinize ulaştınız, kalbinizle bağlantı kurabiliyorsunuz. En kötü ne olur?” Bu sorunun cevabı en derinlerdeki korkularınıza götürür sizi. Neden korkuları yük olarak taşıyasınız ki? Denemeye değer, ne dersiniz? Daha iyi bir sen için; fark et, dönüştür, dönüş!
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
Eylül/Ekim 2025 sayısında neler vardı göz atın!
AYIN MEKANLARI GÜL KEBAP

İşte istisna mekânlardan biridir Gül Kebap... Kuruluş tarihi 1949. Gül Kebap’ın özelliği sadece “iyi köfte” yapıyor olması değil. Gül Kebap yetmiş altı yıldır aynı yerde ve dördüncü kuşağın yönetiminde. “Sefer tası” misali üç katlı daracık mekânında müdavimlerinin vazgeçemediği adres. Hayranlık uyandıracak bir çaba değil midir bu? İşini, kalitesini koruyarak yapan tam bir aile işletmesi… Kurucu Mehmet Ali Gülgeze, Girit’in üçüncü büyük şehri Resmo’dan İzmir’e göçle gelmiş. Çanakkale’de savaşmış. Bayrağı, ikinci kuşak oğulları Mustafa ve Muhsin Gülgeze devralmış… Ardından torun Hüsnü Gülgeze. Ve bugün dördüncü kuşak Hüsnü’nün oğlu Burak Muhsin işin başında. “Bir Kemeraltı klasiği” olarak Gül Kebap, esnaf lokantası köfteciliğini ilk günden bugüne değişmeyen formül ve sunum geleneğiyle tavizsiz sürdürüyor.

FİLİBELİ HAN

Filibeli Han Eski İzmirlilerin hatıralarındaki Şükran Oteli, özenli bir yenileme süreci sonrasında sahiplerinin soyadını alan "Filibeli Han" Kemeraltı Çarşısı'nın yeni cazibe merkezi olarak hizmete açıldı. Günümüz ihtiyaçlarına uygun yiyecek içecek mekanlarının yer aldığı Filibeli Han'ın üst katı da keşke çeşitli el sanatları üretiminin yapıldığı atölyelere açılsa... Bizim dikkatimizden kaçmış olabilir ama binanın kısa bir tarihinin yabancı dilleri de kapsayacak şekilde bir köşede yer alması çok doğru olurdu diye düşünüyoruz.

BOŞNAKYA

Boşnakya Filibeli Han'ın yan sokağa açılan çıkışında sevimli olduğu kadar lezzetli ürünler sunan "Boşnakya" isimli bir mekan var. Kıymalı Boşnak böreği, peynirli, patatesli ve patlıcanlı börekler, yaprak sarma ve haşhaşlı börek gibi lezzetlerin ağız sulandırdığı mekanda demli bir çay veya reyhan şerbeti yanında poğaçalar ve harika tatlılar deneyebilirsiniz.Antakya'nın çıtır kabak ve kömbesi, bougatsa Selanik tatlısı, medovik Rus pastası, triliçe tatlıları sizi bekliyor. Cuma günleri menüye mantı da ekleniyor. Boşnakya'ya uğramayı ihmal etmeyin.