MARTNISAN2026
OKYAY BULUT ULUSLARARASI ÖDÜL KAZANDI
Yaban yaşamı fotoğrafçısı Okyay Bulut’a ödül
Yıllardır yaban yaşamına ait birbirinden renkli fotoğraflarıyla haklı bir üne sahip İzmirli Fotoğ-rafçı Okyay Bulut, Fransa’nın başkenti Paris merkezli WPE Awards International Photography tarafından düzenlenen geleneksel fotoğraf yarışmasında, vahşi yaşam dalında dereceye girdi. Okyay Bulut 177 ülkeden 13 bin 800 fotoğrafçının katıldığı yarışmada çektiği ‘saz delicesinin çakalı yakalama’ karesiyle en iyi 100 fotoğrafçı arasına girerek bronz madalya ödülüne hak kazandı.
Fotoğrafçı Okyay Bulut ile yıllardır ağırlıklı olarak çalıştığı İzmir Kuş Cenneti’ndeki yaban yaşamı konulu fotoğrafları üzerine söyleştik.
Sevgili Okyay Bulut, öncelikle Paris merkezli WPE Awards International Photography’den kazandığın ödül için seni kutluyorum. Bu karenin çekim anını bize anlatır mısın?
Çok teşekkür ederim. Benim için çok anlamlı bir ödül. Ülkem adına da 177 ülkeden 13.800 fotoğrafçı arasından en iyi 100 fotoğrafçısı arasına girmem büyük bir onur. Yıllardır ülkemizin yaban hayatını fotoğraflarım.
20 yıla yakındır da kuş gözlemciliği ve kuş fotoğrafçılığı ile ilgilenmekteyim. Ağırlıklı olarak dün-yanın en önemli sulak alanlarından bir olan Gediz Deltasında (İzmir Kuş Cenneti) kuşları ve bu deltada yaşayan yaban hayatını fotoğraflamaktayım.
Ödül aldığım bu fotoğrafı yaklaşık 7-8 sene önce fotoğrafladım ve şu ana kadar da hiçbir kanal-da veya dijital ortamda yayınlamadım. Çok değerli bir fotoğraf olduğunun farkındaydım lakin kuş fotoğrafı çekerken o kadar dolu aksiyonlarla karşılaşıyoruz ki; sıradan bir aksiyon dolu fotoğraf olarak hep gördüm. Yine bir gün kuş fotoğrafı ve karşıma çıkacak bazı farklı türleri fotoğraflamak üzere erken bir saatte alana giderek gün doğmadan alanın sazlık kısmında kamuflaja girerek beklemeye başladım. Kuşlar çok ürkek canlılardır. Bulunduğunuz ortamda çok sessiz ve hare-ketsiz olmak zorundasınız. Kamuflaj içinde olsanız bile en ufak bir sesle uçarlar ve saatlerce bir daha bulundukları yere gelmezler. Bu arada önüme gelen kıyı kuşlarını fotoğraflarken birden yol boyunda bazı sesler duymamla objektifimi seslerin bulunduğu yere çevirdim ki, tam netlemeye fırsat bile kalmadan deklanşörüme hızlıca bastım. Görüntü çok ani ve hızlı oldu. Gördüğüm kare unutulmaz bir andı. Yırtıcı kuşlar sınıfına giren saz delicesi dediğimiz yırtıcı kuşun çakal gibi inanılmaz güçlü bir hayvanı yakalaması görülmemiş bir şeydi. Şaşkınlığımı gizleyememiştim. Her şey birkaç saniyede oldu. Tabii, bu arada başka kuşları kaçırmayayım diye tekrar yönümü çevirerek kuşları fotoğraflamayı da sürdürdüm.
Bizler, o anda fotoğraflarımıza ekrandan bakmayız daha sonra uygunluk durumuna göre bakar, akşam arazi dönüşü bilgisayarımıza atarak doğru kareyi, doğru fotoğrafı seçer ve arşivleriz. Tabii, bu karenin ayrıca en doğru anda deklanşöre basmamdan dolayı sevincime diyecek yoktu. Bir fotoğrafçı olarak doğru zamanda, doğru yerde olmuştum.
Bu fotoğraf uzun yıllar arşivimde saklı kaldı. Ta ki bu yarışmanın duyurusu olana kadar. Sonuçta şansımı denemek istedim. Şunu da söylemeliyim ki, çok da umutlu değildim. Çünkü bu uluslararası yarışmanın geçmiş yıllarda ödül alan fotolarına baktığımda çok sayıda müthiş vahşi yaşam fotoğrafları ödül almış idi. Bunların arasından sıyrılıp ödülü almak hayal gibi bir şeydi. Bundan birkaç gün önce e-postama gelen bir mesajla vahşi yaşam dalında bronz madalya kazandığımı ve dünyanın en iyi 100 fotoğrafçısı arasına girdiği öğrendim, çok sevindim.