OCAKSUBAT2026
BOZDAĞ KAYAK MERKEZİ
MERAKLILARI İÇİN; İZMİR BOZDAĞ KAYAK MERKEZİNİN, NASIL İŞLETİLMESİ GEREKTİĞİ KONUSUNDA BAZI TEKNİK AÇIKLAMALAR Öner Gövsa - onergovsa@gmail.com İzmir’e; Ankara Salihli yolu üzerinden yaklaşık 122 km, Ödemiş üzerinden ise yaklaşık 140 km uzaklıktaki Bozdağ Kayak Merkezi; İzmir Merkez, Çeşme, Urla Yarımadası, Aydın, Kuşadası, Söke, Manisa, Akhisar, Foça, Aliağa, Çandarlı ve Bergama olmak üzere üstelik yarısı genç olan yaklaşık 5 milyonluk bir nüfusa hizmet edebilir. Son derece iyi bir proje grubuyla tüm kayak pistleri yapılandırılmış, ilgili Bakanlık ve resmi kurumlarca da onaylanmış bulunan Bozdağ’da ve toplam 22 km’lik kayak pisti bulunuyor. Sözün kısası; İzmir Bozdağ Kayak Merkezine gelip ve eksikleri asgari ölçüde tamamlayıp iyi işleten biri ya da bir kurum; bu konuda ve onaylı projesinde bulunan tüm kayak pistlerinin de yer aldığı ve dağın zirvesinden, en alt arena finaline kadar olan ve yaklaşık 1800 dönümlük (4 adet İzmir Fuar alanından büyük) dağın kuzey yamacının tamamında ve bölgede rakipsiz olacaktır. Başlangıçta 5 pist Kaldı ki biz, Bozdağ projesindeki kayak pistlerini hemen imal edip devreye sokmayı da asla düşünmedik. Zirveden alt arenaya gelecek en uzun tek kayak pisti ile FIS kriterlerinde Giant Slalom kayak pistini ve arenadaki 3 küçük kayak pistini ilk etapta kesin bir şart gördük ve sadece bunları istedik. "Geriye kalanları zamana ve gelişmeye göre devreye alalım" dedik. Yani ilk etapta Bozdağ Kayak Merkezi’nde, arenadaki 3 kısa kayak pistiyle (bu arenadaki kısa kayak pistlerinin ve sadece en kısa olanı bile, Uludağ Beceren kayak pisti boyu kadardır zaten) birlikte, onaylı projesinde de olan ve 620 metrelik kot farkını kullanan, 2157 metrelik zirveyle, 1528 metredeki arena finali arasındaki 3 km’lik pist ve orta üstte yer alan ve yine arenaya inen, FIS kriterlerinde bir "Giant Slalom" yarışma pistiyle toplam 5 kayak pisti yer alacaktı. Gerisi daha sonra gelişmeye göre imal edilip devreye girebilirdi. Bugün Bursa Uludağ, Bolu Kartalkaya ve Kars Sarıkamış kayak merkezleri, sadece 470 metrelik bir toplam kot farkını kullanmaktalar. İzmir Bozdağ Kayak Merkezi, 620 metrelik bir toplam kot farkını kullanan bir kayak pistine sahip olacaktı. Bir diğer konu ise; örneğin Bursa Uludağ ve İzmir Bozdağ olarak ülkemizdeki sadece bu iki kayak merkezi kar ölçüm istasyonları arasındaki yükseklik ve kot farkı konusunda da biraz açıklamada bulunalım. Bilindiği gibi Bozdağ kayak merkezinde yer alan Devlet Meteoroloji İşleri rasat ve ölçüm istasyonu (DMİ), tüm ölçümlemeleri 1488 metre yükseklikten yapıyor. Uludağ Kayak merkezi DMİ rasat istasyonu tüm ölçümlemeleri 1878 metre yükseklikten yapıyor. Bu ikisi arasında yaklaşık 400 metrelik bir kot farkı var. Tam bir karşılaştırma yapabilmek için, Bozdağ'ın da 1900 metresinden yapılacak kar ölçümlemelerinin karşılaştırılması gerekiyor. Zor olanı başaran Avusturya ekolü plan Aslında Bozdağ, plancıları bir hayli zorladı ve kayak merkezini planlamak pek kolay olmadı. Ancak, denk geldi ve Azerbaycan Şahdağ kayak merkezi projesini Avusturyalı uzmanlarla birlikte planlayan Kanada Amerikan Demiryolları proje grubu, en yeni planlama tekniklerini kullanarak, proje mutfağında bizleri de yanına alarak, ortaya süper bir kayak pistleri projesi koydu. İzmir Bozdağ kayak merkezinde, 1528 m yükseklikteki alçak bir arena finaline inmek gerektiği konusu, dağın kuzey yamacının topografik yapısından kaynaklanmıştır. Aşağılara inildikçe kar sorunu yaşanabilir ama bu durumun çok ciddi bir avantajı da var. En kötü hava koşullarında bile konforlu kayak yapabilmeye imkan sağlar. Avusturya Tirol bölgesinin kuzey yamaçlarının normal seyreden bir kış mevsimindeki doğal kar sınırları, eskiden 900 veya 1000 m'lik bir yüksekliklerde başlardı. Şimdilerde ise bu yükseklikler en az 300-400 metre kadar yükseklere kaydı. Bu bölgede arena finali 700 metreye inen dünyaca ünlü kayak merkezleri var. Skiwelt Brixental 700 metre ve Kitzbuhel 800 metre gibi... Bozdağ'da böylesi bir Avusturya ekolü planlama, asla yanlış olmadığı gibi, tam tersine çok doğru olmuştur. Alçak arenada kar sorunu kolayca aşılır Bozdağ kayak merkezi işletmecisinin, yaklaşık 1700 - 1528 metre yükseklikler arasındaki alt arenada zaman zaman yapay kar takviyesine de ihtiyacı olabilir. 10 hektarlık bir alanda bu takviyenin teknik alt yapısı hem Snowmaker ve hem de Snowfactory sistemleri ile sağlam bir şekilde kurulabilir. Uludağ Beceren kayak alanı bölgesinin boyutunda olan, Bozdağ alçak arenasındaki 3 küçük kayak pisti yapay kar takviyesi ile Aralık ayındaki Noel tatilinde kesin olarak açılabilir. Hem yurt dışından hem de yurt içinden kayakseverler Bozdağ'a gelip kayak yapabilir. Sonrasında da, yağan ve yeterli miktardaki doğal karla birlikte, en üst zirveden alt arena finaline kadar gelen tüm pistlerde de kayak hizmeti verilebilir. Alt alçak arena alanlarının yapay kar takviyesiyle kayak sezonu, 25 Nisan tarihine kadar da götürülebilir. Bozdağ Kayak Merkezi'nde kayak sezonu, toplam 4 ay boyunca sürdürülebilir. İklim sorunu 80'lerde başladı Eskiden kar yağışları çok daha fazlaydı. Uludağ rasat istasyonun 1970 sonrası 10 yıllık 6'şar aylık kar ölçüm listeleri benim elimde var. Uludağ kayak merkezi alanları genel ortalama olarak; Kasım 12 gün, Aralık 27 gün, Ocak 31 gün, Şubat 28 gün, Mart 31 gün ve Nisan 30 gün karla örtülüymüş.Mart ve Nisan aylarında 340 cm kar kalınlık rekorları bile var. Aralık ortalaması 70 cm Ocak ve Şubat ortalaması 150 - 250 cm arasında kar kalınlıkları ölçümlenmiş. Çocuklar ilkokulda ve kolejdeyken her 23 nisanda hep Uludağ'a gider birlikte kayak yapardık. En düşük 74 cm kar kalınlığına rastlamıştım. Oysa şimdilerde karla örtülü gün sayıları gibi bu kalınlıklar da hayal oldu. Bu kar eksikliği artık sadece Uludağ'a ait bir sorun da değil. Alplerdeki tüm kayak merkezlerinde yaşanan bu sorun 1980 yılında yavaşça başladı, 1990 yılı başlarından itibaren de hızlandı. Bugünlere geldiğimizde, atmosferin üst tabakalarının sıcaklıkları eskiye oranla bir hayli yüksek ve bu ters durum da kar yağışlarını çok azalttı. Yapay kar sistemleri devreye girdi Bu iklim değişikliği dağ buzulları gibi, güney ve kuzey kutuplardaki buzulları bile eritiyor. Bu ters gidişata kendini uyarlayan Alplerdeki kayak merkezleri, ilk etapta sırf Snowmaker yapay karlama sistemleriyle işi götürdüler ama sonraları geceleri bile eksi dereceleri pek bulamadılar ve Snowmaker'lar buli bu ısılarda kar yapamadı. Bu defa en son teknoloji "Snowfactory" sistemleri imal edildi ve bunlar artı 22 derecelerde bile, kayak pistlerini işe yarayan bir kayak altı malzemesi ile örtmeye başladı. Doğal kara oranla çok daha zor ve geç erimekte üstelik, yani çok daha da dayanıklı. Açıkçası bugün artık tüm Alp kayak merkezlerinin yaklaşık yüzde 90'nının yapay karlama teknik alt yapıları var ve çok da yoğun olarak kullanıyorlar. Bozdağ'da ne yapılmalı Bozdağ Kayak Merkezi'nde de yapay karlama sitemlerinin kullanılması tabii ki çok uygun olacaktır. Ancak, gerçek bir kayak merkezi haline gelebilmesi için öncelikle Alpin kriter ve boyutlarına sahip olması ve bunun için de harika planlanmış, projesi resmi onay almış bulunan pistlerin hazırlanması gerekiyor. İlk pist, Bozdağ zirvesinden ve en alt arena finaline kadar gelecek, 620 metrelik bir düşey kot farkı ve 3 km'lik bir boya sahip kayak pistinin mutlaka açılmış ve iyi işletiliyor olması lazım. Buna ilave olarak benim de önerdiğim ve zaten projesinde de yer alan FİS kriterlerinde bir "Giant Slalom" pistinin de, mutlaka devrede olması kesin bir şarttır. Yani ilk etapta ve sadece bu 2 kayak pistinin de mutlaka açılmış olması ve iyi işletilmesi şarttır. Eksik kalanlar gidişata göre zamanla tamamlanır ve yeterince de gelişebilir. Sözün kısası şu ki; İzmir Bozdağ Kayak merkezi; eksiklerini asgari ölçüde tamamlayıp, iyi işleten biri ya da bir kurumu bekliyor. Onaylı projesine göre açılmış ve sonradan açılacak tüm kayak pistlerini ve dağın zirvesiyle alt arena finaline kadar büyük bir alanı ve harika doğası ile bölgede, ülkede hatta komşu ülkelerde bile rakipsiz olabilir. Yeni nesil yapay kar yapıcılar Kayak merkezlerinin; teknik alt yapıları konusundaki açıklamayı, önemle tekrar belirtmeliyim ki; son teknoloji ürünü olan Snowfactory sistemleri Alp'lerde de artık mecburen çok kullanılıyor. Hem de bizim Bozdağ'daki gibi ve sadece 100 dönümlük bir alanda filan da değil, Alplerde binlerce dönümlük alanlarda ve hep yapay karlama yapılıyor. Snowfactory sistemlerinde her makine +22 derecede bile balık pulu türünde günde 100 m3 kar üretiyor ve bu kar kolay kolay erimiyor. Bu Snowfactory makinelerini, Aydın sanayi bölgesinde üreten bir firma da bulmuş, bu Bozdağ Kayak Merkezi’nin resmi müsteciri ve işletmecisi firmaya bildimiştim. Üretici usta da bu konuda çok istekliydi. "Ben zaten Ödemiş kökenliyim, çok da sevinirim" demişti. Avrupa'da günde 100 m3 kar üreten tek bir Snowfactory makinesi, 880.000 Euro, oysa bize 4 adet bu makineden lazım bence ve bizim Aydınlı üretici de, bu makineleri ve belki de Avrupa’dakinin 1/6 sı fiyatına üretebilecekti. Pist işlerinin yanı sıra otel konusu da bir şekilde en az 300 yatak olarak halledilmeli.Diğer yardımcı mekanlar pist kafe, kayak kiralama ve ilk yardım gibi hizmetlerin de iyileştirilmesi gerekiyor. Bence bu iş için ilk önce teknik yardım alınabilecek deneyimli uzman bir ekipten danışmanlık almak son derece akılcı olacaktır. Biz yabancı bir teknik uzmanın bulunması konusunda yardımcı olmaya da hazırız. Aslında işletmeye yetkili firma, Bozdağ Kayak merkezini onaylı projesinde bulunan tüm kayak pistlerinin de yer aldığı alanı kiraladığında, kayak merkezi bomboş ve sıfır değerde de değildi. En azından ciddi şekilde yenilenmesi gereken bir otel binası, bir kafesi, bir Snowtrack’ı, biri oturaklı telesiyej olmak üzere, toplamda 3 mekanik tesisi ve 2 adet de Areco marka Snowmaker’ı vardı. Merkeze elektrik ve trafosu da gelmiş, yolu yapılmış ve dahası çığ barikatları da dağa monte edilip bitirilmiş durumdaydı. Kısaca Bozdağ'ın bir adet de ve sanırım Mercedes yada Setra marka Groomer yani Snowtrack aracı da vardı ama bu sayı az ve ilk etapta 3 adet gerekir bence. Ancak yüksekteki göleti ve tüm tesisatıyla da birlikte yapay karlama teknik alt yapıya ilave 2 adet groomer Snowtrack’a, otelin ve kafenin yenilenmesine, ilk etapta açılması gereken pistlere ve belki de bir ilave mekanik tesise daha para yatması gerekecek. Aksi halde ve şimdiki haliyle de bu İzmir Bozdağ Kayak Merkezi; yine eksik bırakılmış bir fabrika üretim bandına benzemeye devam ederek, bir kayak merkezinden ziyade, eskisi gibi sadece bir mesire yeri halinde de kalamaya devam edecek. Dilerim merkezin öncelikli ve önemli bazı asgari eksiklikleri bir an önce tamamlanır ve orta altı ölçekte ama Alpin kriter ve boyutlarına da yakın, gerçek bir kayak merkezine haline gelir, diye umuyorum. Bu tür işler ülkemizde çok yavaş yürüyor, bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olduğunu zanneden pek çok insan, bilen bilmeyen de konuşuyor ve yetkililerin kafasını karıştırıyorlar. Sonuçta pek çok muhalif engeller bile çıkıyor ve esas çözümü anlatmak için adeta deveye hep hendek atlatmak bile gerekiyor. Neticede Bozdağ Kayak Merkezi olarak adlandırılan yerin, en baştaki heyecanını ve umutlarını da söndürdüler. Asla gerçek bir kayak merkezi haline getirilmeyen Bozdağ, ancak kar yağdığında ufacık arenasında kayak yapılabilen bir kayak anaokulu olabildi. Bu mini minnacık Bozdağ kayağı öğrenmeye çalışanlarla ve bu haliyle de, aslında diğer kayak merkezlerine müşteri yetiştiren bir kuruma döndü. Her neyse ve umarım İzmir Bozdağ Kayak Merkezi'nin de ve en azından amacına uygun yeterlilikte hizmet verebildiğini de de görürüm inşallah... Bu gidişle de çok zor görünüyor ama, yine de mecburen inşallah diyelim. Malum artık yaş 77'ye dayandı. Saygı ve sevgilerimle... Öner Gövsa onergovsa@gmail.com
E-DERGİ İzmir Life şimdi internette.
Tıklayın, okuyun...
Kasım/Aralık 2025 sayısında neler vardı göz atın!
AYIN MEKANLARI PRIMO

Konak Pier’deki yeni İtalyan Primo İzmir’in en önemli gastronomi merkezlerinden Konak Pier, yepyeni ve renkli bir restoranı daha kucakladı. Denize uzanan tarihi dokuda kapılarını açan “Primo”, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu İzmir’e taşıdı. Birbirinden lezzetli pizzaları, makarnaları, rizottoları, etleri, salataları ve muhteşem manzarasıyla müşterilerini ağırlayan “Primo”, şarapları, limoncellosu, kokteylleri ve diğer içkileriyle de konuklarına keyifli saatler sunuyor. İtalya Como’da 16 yıl çalışan şef Ertunç Özdemir’in mutfağı, “Primo” ziyaretçilerini adeta İtalya’ya götürüyor ve Napoli, Roma, Milano ruhunu İzmir’de yaşatıyor. Gazeteci Osman Gençer ile kardeşi Hakan Gençer ve oğlu Arman Gençer’in birlikte açtıkları “Primo”, her gün saat 12.00 ile 22.00 arası hizmet veriyor. “Primo”, kalitesinin yanında fiyat dengesiyle de dikkat çekiyor. Açıldığı ilk günden itibaren b...

[Devamını Oku...]

MARDARINN

Mandarinn Son yıllarda doğal güzelliklerinin yanı sıra zengin gastronomi seçenekleri ile öne çıkan İzmir’in Karaburun ilçesi, bu alanda önemli bir başarıya imza attı. Yerel lezzetleri çağdaş yorumlarla buluşturmak amacıyla 2022 yılından bugüne hizmet veren Mandarinn Karaburun, uluslararası gastronomi rehberlerinden Gault & Millau 2026 tarafından “Gourmet Table – Chef Restaurant” kategorisine alındı. Bu seçkiyle birlikte Karaburun’dan ilk kez bir restoran, uluslararası bir gastronomi rehberinde yer almaya hak kazandı. Karaburun'un kimliğini taşıyan mutfak Hilmi Akyol ve Özer Koçak tarafından, ilçenin doğallığını ve sürdürülebilirlik anlayışını merkezine alarak 2022 yılında kurulan kurulan Mandarinn Karaburun, mutfağını Şef Gökhan Altay liderliğinde şekillendiriyor. Restoranın mutfak anlayışı; deniz ve kara ekosistemlerinin sunduğu çeşitliliği menüye yansıtan bütüncül bir bakış üze...

[Devamını Oku...]