TEMMUZAGUSTOS2026
MAVİ VATAN DRESLER
Türk Sanayisi Mavi Vatan'ın Rüzgarı için kümeleniyor, Denizüstü RES’ler (DRES) için hazırlanan sanayi envanterinin, 2035 hedefleri çerçevesinde güncellenmesi için ilk adım atıldı. Denizüstü (offshore) rüzgâr enerjisinde sıfır noktasında olmasına rağmen 75 bin Megavat (MW) kurulu güç potansiyeli bulunan Türkiye, mavi vatanın enerjisinden yararlanmak için adımlarını hızlandırıyor. İlk aşamada 2035 yılı için 5 bin MW kurulu güç hedefi belirleyen Türkiye, karasal rüzgâr enerji santrallerinde 30 yıla yaklaşan üretim deneyimini, denizüstü rüzgâr enerjisi santrallerinin (DRES) yüksek yerlilik oranları ile inşa edilmesine aktaracak. Türkiye’de denizüstü rüzgâr santrallerinin üretiminde görev alabilecek firmaların ve yetkinliklerinin dokümante edilmesi açısından kritik önem taşıyan envanter çalışmasının kısa sürede güncellenerek kamuoyuna açıklanacağını kaydeden Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Aygün Anbar, Türkiye’nin bu alanda sahip olduğu güçlü ana ve yan sanayi altyapısı ile katma değer zincirinin her halkasında etkin olması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye karasal rüzgâr enerjisinde 16 bin MW seviyesinde kurulu güce ulaştığı bilgisini veren Anbar, 2035 yılında kurulu gücün 45 bin MW’a ulaşacağını hatırlattı. Denizüstü RES’lerin 2035 yılında ulaşacağı 5 bin MW kurulu gücü “sembolik” olarak tanımlayan Anbar, şu değerlendirmeyi yaptı: “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından Saros, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit bölgelerinde Türkiye’nin ilk denizüstü rüzgâr Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) aday sahalarının ilan edilmesiyle birlikte, Türkiye’de bu alanda önemli bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu gelişme, ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşması, yerli sanayinin güçlenmesi ve uluslararası rekabetçiliğinin artırılması açısından da kritik önem taşıyor. Çalışmamızla birlikte Türkiye’nin denizüstü rüzgâr enerjisi sanayi kapasitesini görünür kılıyor ve yerli tedarik zincirinin gelişimine katkı sağlıyoruz. Uluslararası yatırımcılar ve proje geliştiriciler için güvenilir bir referans kaynağı olan “Türkiye Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Sanayi Envanteri” ile denizüstü rüzgâr enerjisi ekosistemindeki yerli katkı oranını da artırmayı amaçlıyoruz. Ancak denizüstü rüzgâr enerjisinde henüz sıfır noktasında olduğumuz gerçeğini de unutmuyoruz. Rüzgâr enerjisinde 2035 yılında 45 bin MW seviyesine ulaşacağız ve bu kurulu güç içerisinde denizüstü rüzgâr sadece 5 bin MW seviyesinde pay alacak. Bu hedef, Türkiye’nin keşfi yapılmış denizüstü rüzgâr enerjisi potansiyelinin 15’te birine karşılık geliyor. Bu potansiyelin doğru yönlendirilmesine katkı sunmasını arzuladığımız envanter çalışmamızda; Deniz Araştırmaları, Deniz İnşaat Mühendisliği, Yüzer Temel Üretimi, Rüzgâr Türbini Üretimi, Kule Üretimi, Türbin Aksam Üretimi, Kompozit Üretimi, Sertifikasyon, Üniversiteler ve Araştırma Kurumları gibi başlıklarda onlarca şirket ve kuruluşun bilgileri yer alacak.” İZMİR, CİRONUN %85’İNİ KARŞILIYOR İzmir'de rüzgâr endüstrisinde faaliyet gösteren firmaların, Türk rüzgâr endüstrisinin toplam cirosunun yüzde 85’ini oluşturduğunu anımsatan ENSİA Başkanı Anbar, Çandarlı Limanı ve geri besleme sahasının DRES’lerin üretimine odaklanan bir yapı ile kurgulanmasının, Türkiye’nin bu alanda dünyanın en önemli üretim ve ihracat merkezi olmasını sağlayacağını vurguladı. Anbar, rüzgâr endüstrisinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın bu vizyonuna inandığını ve desteklediğini sözlerine ekledi. KARASAL RES’LERE GÖRE 10 KAT FAZLA İSTİHDAM Denizüstü RES’ler, başta kuzey Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır sürdürülebilir enerji üretimi için kullanılıyor. Ülkeler, deniz yetki alanları ve münhasır ekonomik bölgelerinin sınırlarını dünyaya ilan etmek için de DRES’lere stratejik bir önem atfediyor.